Etikete göre gösterilenler Diplomat
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:48

Yahya Kemal Beyatlı

Şair, edebiyatçı, eğitmen, milletvekili ve büyükelçi Yahya Kemal Beyatlı Adalar'ı çok sever, sıkça gelip giderdi. En çok geldiği ve kaldığı ada ise Büyükada'ydı. Yahya Kemal'in Büyükada'nın Büyük Tur yolu üzerindeki yemyeşil Viranbağ bölgesi için yazdığı pek bilinen bir yaza veda şiiri vardı: "Adalardan yaza ettik de veda / Sızlıyor bağrımız üstündeki dağ, / Seni hatırlıyoruz Viranbağ! / Yine bir sofrada şen şakraktık, / Gün denizlerde sönerken baktık / Ve çobanlar gibi dallar yaktık. / Biz şen, onlarsa muammalıydı, / Birinin sözleri imalıydı, Birinin gözleri hummalıydı. / Acı duymuş diye aşkın tadını, / Hepimiz sevdik o solgun kadını, / Ve o gün rahibe koyduk adını. / Uyuduk kırda, gezindik dağda, / O yazın, ah o engin çağda, / Geçti en son gün Viranbağ'da."
Pazartesi, 19 Eylül 2011 14:07

Fatin Rüştü Zorlu

Kızı Sevin'le arasında müthiş bir sevgi bağı olan diplomat Fatin Rüştü Zorlu 1954'te iktidardaki Demokrat Parti'nin Çanakkale Milletvekili olarak parlamentoya girdi, 1957-1960 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı yaptı. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından Yassıada'da yargılandı ve 16 Eylül 1961'de İmralı adasında idam edildi. İdamından hemen önce ailesine mektup yazdı: "Anneciğim, Emelciğim, Sevinciğim ve ağabeyciğim, Şimdi Cenab-ı Hak'ın huzuruna çıkıyorum. Sakinim. Huzur içindeyim. Benim için üzülmeyin. (...) Allah'ın takdiratı böyle imiş. Hizmet ettim ve şerefimi daima muhafaza ettim. (...) Hepinizi Allah'a emanet eder, tekrar üzülmemenizi ve hayatta berdevam olarak beni huzur içinde bırakmanızı rica ederim. Allah memleketi korusun."
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:33

Baron Henry Lytton Earle Bulwer

Baron Henry Lytton Bulwer, bastonuna dayanarak Yassıada'da kısa bir tur attı, sonra denize hâkim yüksek bir kayanın kenarına ilişip el değmemiş manzaraya bakarken kararını verdi. Ömrünün kalan kısmını bu adada geçirmeliydi...

Henry Bulwer, 1837 yılında henüz genç bir diplomatken elçilik kâtibi olarak geldiği İstanbul'u ve adaları çok sevmişti. Britanya Büyükelçisi olarak yeniden döndüğü İstanbul'da, 1858 yılının bir yaz günü ilk kez ayak bastığı Yassıada'ya ve vahşi doğasına hayran kaldı.

Şimdi 57 yaşında, sağlık sorunlarıyla uğraşıp emekliliğini beklerken bu adada yaşayabilmek ona ilaç gibi gelecek, ömrüne ömür katacaktı.

1839 Tanzimat Fermanı ve 1856 Islahat Fermanı'yla, Osmanlı İmparatorluğu'nda Batılılaşmanın ilk mimarlarından olan; din, dil, ırk ayrımını ortadan kaldırarak Osmanlılığı yeniden canlandırmaya çalışan Sultan Abdülmecit'i ikna etmesi zor olmadı. 1859 yılında Yassıada'yı satın aldı...

Bulwer tüm inşaat malzemelerini mavnalarla taşıttı ve kıyıdan başlayıp arkadaki sırta doğru yükselen, burç ve mazgallarıyla birlikte kale görünümlü orta boy bir şato inşa ettirdi. Meraklılara, yaptırdığı şatonun Londra'daki Knebsworth aile şatosunun kopyası olduğunu söylüyordu. Şatoyla yetinmedi, bir limonluk inşa ettirdi ve asma kütükleri getirterek bağ kurdu.

Yassıada'daki münzevi yaşamını bir süre çok sevdi. Ancak bozulan sağlığı ve İstanbul'a gidiş dönüş zorlukları, onu yaşamının kalan kısmını bu adada geçirme fikrinden caydırdı. Times gazetesine ilan vererek adayı satışa çıkarttı.

Osmanlı yönetimi adanın bir yabancıya satılmasına karşı çıktı, sonuçta Bulwer Şatosu’nu ve adayı Mısır Hidiv'i İsmail Paşa satın aldı. Elçilik görevi 1865 yılında sona eren Bulwer, 1872 yılında bir Mısır seyahati dönüşünde Napoli'de öldü.

Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:13

Ali Fethi Okyar

Ali Fethi Okyar, gençlik yıllarından itibaren Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşıydı. Asker, diplomat, milletvekili ve bakan Fethi Okyar,1930'da Atatürk'ün onay ve desteğiyle kurulan muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın başına geçmişti. Ancak aynı yıl, partiyi sürdürmenin olanaksız olduğunu düşünerek ve Atatürk'ün aynı yoldaki talimatına uyarak Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasına karar verdi, siyaset yaşamını sona erdirip Büyükada'daki evine çekildi. 11 Eylül 1931 Cuma günü Büyükada'ya gelen Atatürk, beraberindekilerle birlikte ona sürpriz bir ziyaret yaptı. Ancak Fethi ve Galibe Okyar çifti evde yoktu. Atatürk onlara el yazısıyla iki ayrı not bıraktı:  “Kardeşimiz Fethi Bey’i ve muhterem refikaları Galibe Hanım’ı ziyarete geldik.” İmzalar: Gazi M. Kemal, Makbule (kız kardeşi), Afet ve Zehra (manevi evlatları), Resuhi (Başyaver), Cevat Abbas ve Kılıç Ali. İkinci not da şöyleydi: “Kardeş evinde, öz kardeşlerle yalnız ve ancak öz kardeş ocağında olan ne düşünülürse, onu düşünerek söyleştik.” İmza: Gazi M. Kemal.

Buradasınız: Home Kaynak Adalı Sporcular Veri Tabanı Etikete göre gösterilenler Diplomat