Perşembe, 21 Nisan 2011 23:49

Dondurmacı Ali Bey

Dondurmacı Ali Bey, dondurma arabasıyla birlikte her gün Ümraniye'den yola çıkar, öğlen vapuruyla Burgazada'ya gelirdi. Beyazlı mavili arabası, saklama kaplarının sarı pirinç kapaklarına sardığı turuncu beyazlı tertemiz Bursa havluları, gri beyaz bıyığı ve kasketiyle Burgazadalıların, özellikle çocukların en vazgeçilmez konuğuydu.

Her gün saat bir buçuktan itibaren ada sokakları onun, "Dondurmam kaymak!" sesiyle dolardı. Dondurma çeşitleri hiç değişmezdi: Vişne, limon, kaymak...

Sarı pirinç kaşıkla aldığı dondurmaları külahlara yerleştirmesini çocuklar sabırsız bir hayranlıkla izlerdi: Önce kaymak, üstüne vişne...

Yüzü çok gülmezdi ama sevimliydi. Ender olarak güldüğünde bir altın diş parıltısı seçilirdi. Çocukların sevgilisi, her zaman ütülü ve tertemiz beyaz önlüğü kadar dürüst ve lekesiz bir insandı dondurmacı Ali Bey.

Burgazadalılar hala Ali Beyin dondurması kadar nefis bir dondurmayı o gün bu gündür yemediklerini söyler.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:48

Balıkçı Sami

Sami Burgazada'ya geldiğinde henüz 18 yaşında Anadolulu bir delikanlıydı ve ne denizden ne de balıktan anlardı. Şansı yaver gitti, adanın en ünlü balıkçısı Stelyo Reis'in yanında çalışmaya başladı ve işin tüm inceliklerini ondan öğrendi.

Stelyo Reis balık yatakları konusunda uzmandı. O uzmanlığı Sami ondan devraldı. Oyle ki, Yunanistan'a göç ederken tüm balık yataklarının kerterizlerini kaydettiği gizli defterini ona bıraktı, Sami adanın en önemli balıkçılarından biri haline geldi.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:46

Balıkçı Lambo

Balıkçı Lambo hem ıstakoz hem balık yakalardı. Tüm balıkçılar gibi o da balık yataklarını sır gibi saklardı ama asıl ustalığı misina yapmaktaydı. 1940'lı yıllarda naylon misina bulmak olanaksızdı. Balıkçılar oltalarını atların kuyruk ya da yele kıllarından yapardı. Kıllar attan kesilir, yıkanır, eğrilir, birbirlerine bağlanır ve misina haline getirilirdi. Elli metrelik, yüz metrelik bir olta yapmak için yüzlerce at kılına ihtiyaç olurdu. Olta yapmak büyük beceri ve emek gerektirdiği için ustalar ve yaptıkları oltalar çok değerliydi.
Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:40

Balıkçı Foti

Balıkçı Foti Burgazada'nın en becerikli ıstakoz avcılarındandı. Yem olarak kokmuş işkembe koyduğu sepetleri yalnızca kendi bildiği gizli yerlere atar, sepetler neredeyse hiç boş çıkmazdı.

Foti, yakaladığı ıstakozları satıncaya kadar ölmemeleri için sepetiyle birlikte Burgazada vapur iskelesinin kazıklarına, denizin dibine bağlardı. Müşteriyi garantiledikten sonra sepeti çeker, ıstakozları satardı. Foti'nin ıstakozları sakladığı yeri herkes bilirdi ama hırsızlık hiç olmazdı. Yalnızca bazı yazlıkçı gençler eğlenmek için sepetten bir ıstakoz çalıp kuytu bir yerlerde yerdi ama Foti akşamında hesabı gencin babasına götürürdü.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:39

Papa Kosta

Papa Kosta kısa boylu, boyunun tam tersine upuzun bembeyaz sakallı, çok nurani, çok sevimli bir din adamıydı. Ama bu özellikleri Burgazada'daki manastırın bağından üzüm çalmaya kalkışanlara acımasını sağlamazdı. Elleriyle yetiştirdiği birbirinden güzel şaraplık üzümleri gizlice çalmaya kalkanları cezalandırma yöntemi adada nam salmıştı. Av tüfeğinin fişeklerinden saçmaları boşaltır, yerine sıkıştırılmış tuz koyar; üzüm çalana önce bağırıp kaçmasını bekler, ardından tam kalçasından vururdu. Tuz çarpınca dağıldığı için yara açmaz ama can yakardı. Burgazadalı pek çok çocuk ve genç bu acıyı tatmıştı.

Papa Kosta çok güzel şarap yapardı. Kilise için yaptığı şarabı kimselere vermezdi ama yeni bir fıçı açtığında, sevdiği bazı gençlere bir şişe verip tattırır, övgülerini alırdı. Kalpazankaya'ya giderken uğrayan tanıdığı bazı gençleri de kırmaz, gönlünden kopan bir şişe şarabı hediye ederdi.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:33

Bahçıvan Taso ve Bahçesi

Taso'nun bahçesi, Burgazada'da itfaiyeyi geçtikten sonra sağa dönüldüğünde, cemevinin, kır lokantalarının, kahvelerin ve güzel bahçeli evlerin yer aldığı alandaydı.

Taso'nun bahçesine gittiğinizde, meyveleri ve sebzeleri dallarından kopararak alabilir, bazılarını oracıkta yiyebilirdiniz.

Yok yoktu Taso'nun bahçesinde. Salatalık, domates, biber, patlıcan, kabak, bezelye, fasulye, bakla, maydanoz, nane, roka, tere, marul... Her şey kütür kütür ve taptazeydi. Meyve ağaçları da vardı. Erik, portakal, mandalina, nar, ayva...

Adalıların bu en popüler alışveriş mekanı Taso'nun ölümünden sonra yaşatılamadı.

1960 yılında Turgut Egemen orada bir hayvanat bahçesi kurdu. Hayvanat bahçesinin kapatılmasından sonra alan yapılaşmaya terkedildi.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:27

Bakkal Necmi

1964 kararnamesi yüzünden Yunanistan'a göç etmek zorunda kalan Bakkal Sari, altında dükkânının yer aldığı evini yeni emekli olan Burgazada'nın komiseri Ahmet Akgün'e satmıştı. Komiser Ahmet de evi oturması, dükkânı işletmesi için oğlu Necmettin'e verdi.

Necmettin Burgazada'nın yeni yetmelerinin hepsinin "Necmi abi"siydi ve çok sevilirdi. Yeni yetmelerin biri de gazeteci yazar Engin Aktel'di. Engin arkadaşlarıyla birlikte dükkâna girer, kalabalıktan istifade, bir kenarda yan yana duran teneke bisküvi kutularını açar hepsinden birer tane alıp yer ve arkadaşlarına da verirdi. Necmi abileri durumu fark edip, "Hoop, hoop!" diye bağırdığında, Engin, "Kalite kontrolü yapıyorum" derdi. Para ödemeden çıkıp giderlerdi. Bazı günler gelip meşrubat içerlerdi, Necmi abileri yine ses etmezdi.

Ay sonunda, Necmettin Akgün hiç kaçırmaksızın hepsini listelediği "çalıntıların" parasını onlardan ister ve alırdı. Daha büyüyünce, geceleri dükkânın arka bahçesinden ucuna torik iğnesi bağladıkları balık oltasıyla bira kasası çekmeye kadar vardırdılar işi ama ay sonunda hesabın kendilerine çıkarılmasından kurtulamadılar. Necmi abileri çok toleranslıydı, asla kızmazdı ama gözünden bir şey kaçmazdı. Bakkal Necmi vefat ettikten sonra yerine manav dükkânı açıldı.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:15

Bahçıvan İsmail Amca

İsmail Bucak, ünlü Bilecik Rakı'sının sahibi İstepan Berberyan'ın köşkünde bahçıvanlık yapıyordu. Daha önce Gül Baba denilen köşkün bahçesindeki yüzlerce tür güle gözü gibi bakmıştı. 1959 yılında bahçıvanlığı bıraktı ve geçmişte bir kır kahvesi olan Kalpazankaya'da kır lokantası açtı. Denizi, kayalıkları ve ağaçlarıyla doğa harikası bu yerin o günlerde yolu bile yoktu. Artık herkes tarafından İsmail Amca diye anılmaya başlayan İsmail Bucak, tamamen kendi çabasıyla çevreyi düzenledi, bir toprak yol açıp ulaşımı sağladı. Mezeler ve et yemekleri yapıyor, müşterilerine bira, rakı ve ev yapımı şarap sunuyordu.

İsmail Amca, 1970'li yıllarda çevreye çadır kurulmasına da izin verdi. O yıllarda İstanbul'u Katmandu yolunun ana kavşağı yapan hippiler sıkça gelip çadır kurdu Kalpazankaya'ya. Burgazadalı gençler de gitarlarını alıp Kalpazankaya'ya gelirdi yaz akşamlarında. Onun vefatından sonra işletmeyi oğlu Erdoğan Bucak üstlendi ve Kalpazankaya'yı bugünkü haline getirdi. Yaz-kış çalışan lokanta kır düğünlerinin de popüler mekanı haline geldi.

Erdoğan Bucak'ın ölümünden sonra kır lokantasını bugün üçüncü kuşaktan torun İsmail Bucak işletiyor.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:10

Aclan Gülal

Yaşı yetenler, Değirmen Plajı ve Değirmen Diskosu denildiğinde hemen hatırlar Aclan Gülal adını. Hem Karaköy'de lokantacılık hem de "balıkçı reisliği" yapan Kenan Gülal'ın oğluydu. Aclan Gülal eski Kozmeto Un Fabrikası ve deposunu kiralayarak Değirmen Plajı ve diskosunu açtı. Değirmen, 1950'lerin sonlarından 1980'li yıllara değin Büyükada'nın en popüler eğlence mekânlarından biriydi. Reha Yurdakul başta olmak üzere Yeşilçam'ın Adalı ünlü oyuncuları da Aclan Gülal'ın favori müşterileri ve dostları arasındaydı.

Zamanında çok iyi para kazanmasına rağmen, İzmit'te zor koşullar altında yaşarken vefat etti.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 15:07

Arabacı Memiş

Burgazada'da 1970'li yıllara değin fayton yoktu. Bir tek herkesin Memiş dediği Mehmet'in at arabası vardı. Her şey o arabayla taşınırdı. Bakkalların evlere sipariş dağıtımı, su damacanalarının dağıtımı, hep Mehmet'in arabasıyla yapılırdı. Mehmet, bayramlarda arabasına iki sıra oturak koyar, çocuklara 15 kuruşa ada turu attırırdı. Mehmet'in arabasının hastaların iskeleye veya evine ulaştırılması için kullanıldığı bile olurdu. Yani adanın ilk ambulansı Mehmet'in at arabasıydı.
Kategori Adalılar
Sayfa 5 / 6
Buradasınız: Home Etikete göre gösterilenler Adalılar