Adalılar
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:57

Ergüder Yoldaş

Türkiye'nin önemli müzisyenlerindendir. Şarkılarıyla, özellikle Sultanıyegâh ve Sadabâd'la, Türk müziğini bambaşka bir yola sokan Ergüder Yoldaş, Türk popüler müziğinin tıkandığı 1980'lerde makam müziğiyle pop müziğin mükemmel bir sentezini ortaya koymuştu. 1987'de yaptığı Elde Var Hüzün albümü yüksek müzikal kalitesine rağmen istenen ticari başarıya ulaşamadı. Ergüder Yoldaş belki bu yüzden belki de kendisinin bildiği başkaca nedenlerle Büyükada'ya gelip münzevi bir yaşamı seçti. Başlangıçta denize yakın fundalıkların içinde naylonlar ve ambalaj malzemelerinden bir barınak yapıp yaşamayı yeğleyen Yoldaş, tuhaf bir rastlantı sonucu Büyükada yaşamının devamında Franz Ficher'den kalan enikonu yıkılmış kulübeye yerleşti. Bir iki kez sevenlerinin "hayata döndürme" çabalarına kapılıp gitse de yine geri döndü ve tam 13 yıl Büyükada'da yaşadı.
Cuma, 16 Eylül 2011 22:49

Ferit Tüzün

Kınalıada ilk okulunda okudu, 1941 yılında Ulvi Cemal Erkin aracılığıyla Devlet Konservatuarına girdi. Bir yıl sonra kompozisyon bölümünü bitirdi. Munich Akademisinde öğrenimini sğrdğrdğ. Sonraki yıllarda Avrupa’nın bir çok kentinde şef olarak orkestraları yönetti. Yurda dönüp Ankara Devlet operasının şef yardımcılığına başladı. 1977 yılında Devlet Opera ve balesi genel müdürü iken hayata gözlerini yumdu. Ölümünden sonra adadaki sokaklardan birine adı verildi. Yapıtları arasında en önemlileri: Çeşitlemeler (1950), Çeşmebaşı (1964) baleleri. Üçlü ve İkili (1950), Senfoni (1952), Atatürk şiiri için fon müziği (1952), Anadolu suiti (1954), Türk Kapriçyosu (1956), Nasreddin Hoca (1957), Esintiler (1965) gibi orkestra yapıtları ile “Midas’ın Kulakları” adlı bir operası vardır.
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:35

Musa Albukrek

Dr. Musa Albukrek, 1937 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Musevi Lisesinde okudu. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Cerrahi Kliniğinde Genel Cerrahi İhtisasını tamamladı. 1989’da, Fransa, Creteil’deki Hopital Henri Mondor, 1990’da İsviçre, Geneve’deki Hopital Contonal, 1991-1993’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan, 1992-1996’da Fransa, Paris’teki Hopital Gouin, 1997-1999’da Fransa, Versailles’daki Hopital Andre Mignot, 2000’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan gibi Üniversite Hastanelerinin Kolo-Proktoloji Klinikleri’nde Proktoloji Dalında periyodik ileri staj çalışmalarında yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi Tıp Terminolojisi Dalında öğretim görevlisi ve 1979 yılından bu yana Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde ziyaretçi hekim olarak bulunmuştur.

Tıp tahsilinin yanı sıra keman öğrenimine Seyfettin Asal ile başladı, İstanbul Konservatuarı’nda besteci Ekrem Zeki Ün’le sürdürdü. Pre-Klasik Oda Müziği Topluluğunu kurarak çeşitli kültür merkezlerinde ve radyo televizyonlarda konserler verdi. Keman öğreniminde ileri düzey çalışmalarını lonescu Galati ile sürdürdü. .1992 yılında FKD bünyesinde, müzik alanında öğrenim yapacak bir öğrenciye katkıda bulunulması amacıyla bir fon kuran müzisyen Yaşar Paker adına verilen Müzik Ödülü’nü; 2006 yılında Dr. Musa Albukrek aldı. Patolog, cerrah, müzisyen, ressam ve koleksiyoncu kişiliğinin yanında iyi bir müzik sanatçısı olan Dr. Musa Albukrek’e ödülünü Yasar Paker’in yeğeni Lina Alaton ile Adil Anjel verdi.

Halen konserler vermeye devam eden Musa Albukrek, çok yönlü usta bir resim sanatçısıdır aynı zamanda. Yıllardan beri, yaz-kış demeden, Anadolu’nun çeşitli yöreleri ile İstanbul’un yok olmaya yüz tutmuş tarihi yapılarını kendine özgü üslubu ile kâğıda aktarmıştır. Çoğunlukla siyah beyaz çalışmakta ve desene ayrı bir önem vermektedir. Bugüne kadar 700’e yakın resim çalışması yapan Ressam-Doktor Albukrek karma ve kişisel resim sergilerinin yan ısıra “Çizgilerle Türkiye”, “Çizgilerle Adalar” ve “Çizgilerle Akdeniz Yöresi” adlı yayımlanmış 3 kitabı vardır. Ayrıca, bu çok yönlü sanatçının, adadaki yılların birikimiyle topladığı ve evinde sergilediği, kendi yaptığı oyuncak müzesine sahiptir.

Kategori Adalı Ressamlar
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:16

Zöhrap Bedikyan

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:15

Yesârî Âsım Arsoy

Türk Müziği; ölümsüz Ada şarkılarının bestekârı. Adalar, O’nun şarkılarında bir başka anlama büründü; O ve Adalar sonsuzluğa kanat açtılar, birlikte ölümsüzleştiler… “Biz Heybeli’de her gece mehtâba çıkardık” / “Çamlarda şafak rengi gibi gönlüme aktın” / “Alsam adanın dilberini çamlara gitsem” / “Ada günden güne âhûlara mesken oluyor” / “Adalar’dan bir yâr gelir bizlere” ve daha niceleri... Babası gibi solak olduğu için "Yesari" lakabıyla anılan Yesârî Asım Arsoy'un şarkılarında olduğu kadar hayatında da Heybeliada'nın önemli bir yeri vardı. Hayat arkadaşı, "Fanika"sı Suzan hanımla da orada tanışmıştı. 200'den fazla şarkısından birkaçı: "Yar yolunu kolladım", "Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır", "Yar saçların lüle lüle", "Akasyalar açarken"...
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:13

Yekta Kara

Opera sanatçısı; soprano, dramaturg, yönetmen, eğitmen. Yurtiçi ve dışında pek çok resital ve konser veren sanatçı sopranoluğu kadar İstanbul Devlet Opera ve Balesi'ndeki başdramaturgluğu, başrejisörlüğü, hocalığı ve yöneticiliğiyle de öne çıkıyor. Uzun yıllar kurumun Genel Sanat Yönetmeni görevini sürdüren Yekta Kara klasik eserlere getirdiği çağdaş ve çarpıcı yorumlarla Türkiye'de operanın daha da gelişip sevilmesine katkı sağladı ve sponsorlar bularak yepyeni eserlerin sahneye konulmasına yol açtı.
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:12

Yasemin Kumral

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:11

Virgini Bedikyan

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:10

Viktor Levi

Sayfa 1 / 12
Buradasınız: Home Etikete göre gösterilenler Müzisyen