Kınalıada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:06

Ezgi Saydam

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:15

Yesârî Âsım Arsoy

Türk Müziği; ölümsüz Ada şarkılarının bestekârı. Adalar, O’nun şarkılarında bir başka anlama büründü; O ve Adalar sonsuzluğa kanat açtılar, birlikte ölümsüzleştiler… “Biz Heybeli’de her gece mehtâba çıkardık” / “Çamlarda şafak rengi gibi gönlüme aktın” / “Alsam adanın dilberini çamlara gitsem” / “Ada günden güne âhûlara mesken oluyor” / “Adalar’dan bir yâr gelir bizlere” ve daha niceleri... Babası gibi solak olduğu için "Yesari" lakabıyla anılan Yesârî Asım Arsoy'un şarkılarında olduğu kadar hayatında da Heybeliada'nın önemli bir yeri vardı. Hayat arkadaşı, "Fanika"sı Suzan hanımla da orada tanışmıştı. 200'den fazla şarkısından birkaçı: "Yar yolunu kolladım", "Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır", "Yar saçların lüle lüle", "Akasyalar açarken"...
Salı, 13 Eylül 2011 23:36

Despina Örter

Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:26

Halit Kakınç

Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:27

Nişan (Nişaniko)

Kış aylarında yurt dışında çalışan, yazları ise Kınalıada’da sahne alan Nişaniko, inanılmaz repertuarı ile her zaman aranılan bir müzisyen oldu. Tam 7 dilde şarkı söyleyen Nişaniko, özellikle Amerika ve Kanada’da tavernacılar arasında büyük isim yaptı.
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Vahe Lusarar

1921 doğumlu, mühendis, müzisyen, şair, koro şefi Vahe Lusarar Kınalıada ile üniversite yıllarında tanıştı. Pangaltı Lisesi'nde Yetişenler Derneği korosuna girdikten sonra soprano Adrine Vaner'in kardeşi Ardaşes Mıkhitaryan'la yakın arkadaş oldu. İkisi de iyi yüzücüydü. Tatil günlerinde sabah ilk vapurla Kınalıada'ya gider, yürüyerek Burgazada'ya bakan ve o yıllarda bomboş olan sahile ulaşırlardı. Sandviçlerini ve önemli eşyalarını, çakıllar arasında açtıkları bir çukura gömerek gizleyip dupduru, pırıl pırıl, masmavi denize atlarlardı. Burgazada'ya kadar yüzer, sahile çıkmadan geri dönerlerdi. Sandviçlerini yer, biraz kestirir sonra yine denize atlar ve yine yüzerlerdi. Vahe Lusarar, sevgili eşi Alis Dadyan'la evlendikten sonra uzun yıllar Anadolu'da inşaat mühendisi olarak çalıştı. Müzikten ve korolardan hiç uzak kalmadı. Şimdi, Bomonti Huzurevi'nde yaşıyor. Hâlâ her pazar kilise korosuna katılıyor, 75 yaşında tanıştığı bilgisayarda şimdi "Auto Cad" programı kullanarak tasarımlar yapıyor ve huzurevindekilere bilgisayar kursu veriyor.

Kategori Adalılar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:14

Mansur Ark

Salı, 13 Eylül 2011 23:25

Bekir Boran

"Eski adalarda gece 12.00’den sonra müzik sesleri duyulurdu. Özellikle Rum cemaatinin enstrümanlarla gece yarısı ada turuna çıktıkları olurdu. O zaman adada korku ve huzursuzluk yoktu. Bu müzik ziyafetine Türkler de iştirak ederdi. Şimdi neden olmasın…"
"Bir aile toplantısında Müzeyyen Senar Hanımefendi tesadüfen bizimle birlikte oldu. Bendeniz de o aile toplantımızda enstrüman çaldığım için grubumuz Müzeyyen Hanım’a eşlik etmemi istedi. Devamlı musiki içinde yoğrulan Müzeyyen Hanım içinden bile olsa “Burada da mı buldunuz beni? Ben dinlenmeye geldim” der gibi oldu. Ben kendisine “Abla ben gazeteciyim ve amatörüm. Ud çalmak ne haddime, hata yaparsam affet” dedim. Benim udla yaptığım ufak bir giriş sonrası Müzeyyen Hanım elime vurup, kendi tabiriyle aynen şöyle söyledi: “Ulan sen bu çalmanla amatörsen ben bilmem neyim!” dedi ve fasıl başladı. Sabah ezanı okunurken biz fasılı noktaladık. Bunun bir eşini de rahmetli Adnan Kahveci ile Fatin Rüştü Zorlu’nun kızı Sevin Zorlu’nun evinde Metin Akpınar’ın da dahil olduğu bir fasılla sabahları ettik."

Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:38

Prof. Ahmet Yürür

Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:19

Misak Toros

Sayfa 1 / 12
Buradasınız: Home Adalar Yassıada Etikete göre gösterilenler Müzisyen