Kınalıada
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:50

Dandalo

Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:33

Nikola Küçüknikolaidis

Büyükada’da doğdu. İstanbul Amerikan Koleji’nde inşaat mühendisliği okudu ve 1944’te mezun oldu. Büyükada başta olmak üzere Adalar’da çok sayıda eski binanın restorasyonunu yaptı ya da yeniden inşa etti. Kalfaoğlu Evi, Garoyan Evi, Danasi Evi, Cemal Bey Evi, Kazım Paşa Evi bunlardan bazılarıdır. Büyükada’da öldü.
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:41

Ahilleas Poliçis

1880 yılında Büyükada'daki John Avramidis (Con) Paşa Köşkü'nün inşaatını uygulamıştır.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:40

Başar Acarlı

Kınalıada’da doğdu. 1964’te İTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitirdi. Kınalıada’da küçük yaşından beri önce yüzücü, sonra yönetici olarak yüzme sporu içinde bulundu. 1963’te Burgazada, 1966’da Kınalıada Su Sporları derneklerini kuranlar arasında yer aldı. Mimar olarak Kınalıada’da başta Su Sporları Kulübü ve Kınalıada Camisi olmak üzere çeşitli binalar gerçekleştirdi. İstanbul’da öldü.

1936-1998 Milli sporcu, uzun mesafe, yüzme maratonu ve sutopu, yöneticilik (Modaspor, Galatasaray, Kınalıada Su Sporları Kulübü) 400, 800, 1500 metrelerde Türkiye birincilikleri kazandı. Galatasaray sutopu takımıyla da şampiyonluklar yaşadı. Mesleği mimarlığa da devam etti, Turhan Uyaroğlu ile birlikte Kınalıada Camisi’nin mimarıdır.

Salı, 13 Eylül 2011 18:36

Şevki Balmumcu

İstanbul'da doğdu. 1928'de Güzel Sanatlar Akademisi (bugün MSGSÜ) Mimarlık Bölümü'nü bitirdi. 1933'te Ankara Sergi Evi binası için açılan uluslararası proje yarışmasında, katılan 10'u yabancı 16'sı Türk 26 mimar arasında birinci olarak adını duyurdu. Ayrıca bu proje, o dönemde ülkede yeni yeni tanınan akılcı- işlevci mimarlık anlayışı doğrultusunda olmasıyla da dikkat çekti, çok beğenildi ve hem meslek çevrelerinde hem de basında övgü kazandı. Balmumcu'nun inşaatını da denetlediği bina 1935'te tamamlandı. Ama 1946'da, resmi çevrelerin isteğiyle, o dönemde Türkiye'de çalışmakta olan Alman mimar Pul Bonatz tarafından bugünkü Devlet Operası binasına dönüştürüldü. Bu olay Balmumcu'yu ruhsal bakımdan çok etkiledi ve hayata küsmesine yol açtı. Oysa başarılı bir mimar olarak 1930'dan 1936'ya kadar daha başka mimari proje yarışmalarında da birincilikler kazanmıştı. Kısa bir süre serbest mimarlık yapmayı denedi. 1935'ten 1958'e kadar çeşitli devlet kuruluşlarında çalıştı. Daha sonra yeniden serbest mimarlığa döndüyse de bu işi sürdüremedi. İstanbul'da öldü
Çarşamba, 14 Eylül 2011 10:11

Turgut Cansever

Antalya’da doğdu. 1946’da Güzel Sanatlar Akademisi (bugün MSGSÜ) Yüksek Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. 1949’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde doktor unvanını kazandı, 1960’ta doçent oldu. 1957’den 1980’e kadar İstanbul Belediyesi’nde danışmanlık, planlama müdürlüğü, Marmara Bölgesi Planlama Teşkilatı’nda ve Büyük İstanbul Nâzım Plan Bürosu’nda başkanlık, İmar ve İskân Bakanlığı ile Ankara Belediyesi’nde danışmanlık gibi görevlerde bulundu. 1983’te Ağa Han Mimarlık Ödülü’nün büyük jürisinde yer aldı.
1970- 1972 arasında Burgazada'da Halil Nadaroğlu Evi ve 1952'de Büyükada Rifat Yalman Evi'ni inşa etti. 1971-1973 arasında Bodrum’daki Ertegün Evi yenilemesinde ve 1961-1967’de Ankara’da (Ertur Yener ile birlikte) gerçekleştirdiği Türk Tarih Kurumu Binası’nda geleneksel biçimleri çağdaş bir anlayışla kullanmadaki başarısıyla 1980’de iki Ağa Han Mimarlık Ödülü birden kazandı. 1990’da Mimarlar Odası kendisine Büyük Ödül’ü (Sinan Ödülü) verdi. Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü, Bodrum’da 1983-1991’de (Emine ve Mehmet Öğün, Feyza Cansever ile birlikte) gerçekleştirdiği Demir Evleri’nde insan ölçeğinde bir çevre yaratmada yerel-geleneksel teknolojiyi ustaca kullanması nedeniyle 1992’de bir kez daha kazandı. Mimarlık alanında kuramsal kitapları da bulunan Cansever 2005’te Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Türk mimarisinin tarihsel köklerinden kopmadan çağdaş mimari çizgiyi yakalayabilmiş” bir mimar olarak Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne değer görüldü. İstanbul’da öldü.

Perşembe, 01 Eylül 2011 23:52

Delfo Seminati

Bilinen en önemli eseri 1907 yılında Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa için Çubuklu' da yaptığı kasırdır. Büyükada'da da Asadurdan Evi'ni inşa etmiştir.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:43

Zeki Sayar

İstanbul’da doğdu. 1923’te girdiği Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (bugün MSGSÜ) dönemin önemli mimarlarından Vedat Tek ve Guilio Mongeri’nin öğrencisi oldu. 1928’de mezuniyetinden sonra serbest mimarlık yapmaya başladı. İstanbul Şehir Meclisi üyeliğinde bulundu, imar ve bütçe komisyonlarında çalıştı. Güzel Sanatlar Birliği Mimarlık Kolu Başkanlığı, İdare Heyeti Üyeliği, Türk Yüksek Mimarlar Birliği’nin İstanbul Şubesi Başkanlığı'nı yaptı. Mimarlar Odası’nın kurulması çalışmalarına katıldı. Bir yandan proje yarışmalarına girerken, ev ve apartmanlar başta olmak üzere mimari uygulamalar da gerçekleştirdi.
1931’de Abidin Mortaş ve Abdullah Ziya Kozanoğlu ile birlikte Mimar dergisini çıkarmaya başladı. 1935’te adı Arkitekt olarak değişen dergiyi 1941’den 1980’e kadar yalnız başına yayımladı. Arkitekt, yayımlandığı 50 yıl boyunca Modern Mimarlığı savunduğu gibi, mimarlıktan başka kentbilim, yapı mühendisliği, sanat tarihi, arkeoloji, belediyecilik ve turizm gibi konulara da yer verdi. Uzun yıllar Türk mimarlarının tek iletişim aracı oldu, yabancı mimarlara karşı Türk mimarlarını savundu. 1962'de Büyükada'da kendi evini inşa etti. Sayâr’a 1972’de Türk mimarlığını ve güzel sanatlarını tanıtmada gösterdiği çaba nedeniyle GSA tarafından onursal doktorluk unvanı, 1981’de Mimarlar Odası tarafından Onur Plaketi verildi. 1988’de Mimarlar Odası’nın Mimarlığa Katkı Başarı Ödülü’ne değer bulunan Sayâr 2000’de İstanbul’da yaşama veda etti.

Çarşamba, 14 Eylül 2011 11:56

Sedad Hakkı Eldem

İstanbul’da doğduysa da babasının diplomat olması nedeniyle ilk ve ortaöğrenimini İsviçre ve Almanya’da yaptı. 1924-1928 arasında Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (bugün MSGSÜ) mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra Avrupa’ya giderek Auguste Perret ve Hans Pölzig’in, 1931’de İstanbul’a dönüp Guilio Mongeri’nin yanında çalıştı. 1932’de GSA’ya (bugün MSGSÜ) asistan olarak girdi ve 1978’de emekli olduktan sonra da buradaki hocalığını sürdürdü. Aynı zamanda, ölümüne kadar aralıksız mesleki uygulamanın içinde kalarak Türkiye’nin en üretken mimarlarından biri oldu. Bir yandan ulusal bir mimarlık üslubu yaratmak için çaba gösterirken, bir yandan da Modernizm’in akılcı-işlevci tutumunu benimsedi ve meslek yaşamı boyunca dönem dönem her iki anlayışta da binalar gerçekleştirdi. Büyükada'da 1937- 1938 arasında Fethi Okyar Evi ve 1956- 1957 arasında Rıza Derviş Evi'ni inşa etti. 1979’da GSA (bugün MSGSÜ) tarafından onursal doktorluk ünvanına, 1983’te Sedat Simavi Mimarlık ve Kent Planlaması Ödülü’ne, aynı yıl Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne, 1986’da Zeyrek’teki Sosyal Sigortalar Kurumu Binası ile Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne, 1988’de mimarlığa hizmetlerinden dolayı Mimarlar Odası’nın Büyük Ödülü’ne (Sinan Ödülü) değer bulundu. İstanbul’da hayata veda eden Eldem’e ölümünden sonra, Nakkaştepe’deki Mehmet Şerif Paşa Konağı (Koç Holding yönetim merkezi) restorasyonu nedeniyle Europa Nostra Ödülü verildi(1991).
Salı, 13 Eylül 2011 19:08

Periklis D. Fotiadis

İstanbul'da doğdu. 1883'te öğretime başlayan Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi'nin (bugün MSGSÜ) ilk öğrencilerindendir. Daha meslek yaşamının başlarında, 1892'de Zoğrafyon Rum Erkek Lisesi binası inin açılan ve yine İstanbullu Rum mimarların katıldığı proje yarışmasında birinci olarak büyük bir başarı kazandı ve adını duyurdu. Gaitanakis'in yaptığı Heybeliada'daki Ruhban Okulu binasının 1894 İstanbul Depremi'nde büyük zarar gördüğü için yıktırılması üzerine açılan yarışmayı da Fotiadis kazanarak aynı arsada bugünkü okul binasını inşa etti. İstanbul'daki meslek yaşamı süresince toplam 4 okul, 1 kilise, 1 hastane, 2 cemaat binası, 14 apartman ve 30 kadar özel konut yaptı. 1924'te Yunanistan'a giderek Sağlık Bakalnlığı'nın İnşaat Dairesi'nin başına geçti. Atina'da öldü.
Sayfa 1 / 7
Buradasınız: Home Adalar Sedefadası Etikete göre gösterilenler Mimar