Kınalıada
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:49

Dondurmacı Ali Bey

Dondurmacı Ali Bey, dondurma arabasıyla birlikte her gün Ümraniye'den yola çıkar, öğlen vapuruyla Burgazada'ya gelirdi. Beyazlı mavili arabası, saklama kaplarının sarı pirinç kapaklarına sardığı turuncu beyazlı tertemiz Bursa havluları, gri beyaz bıyığı ve kasketiyle Burgazadalıların, özellikle çocukların en vazgeçilmez konuğuydu.

Her gün saat bir buçuktan itibaren ada sokakları onun, "Dondurmam kaymak!" sesiyle dolardı. Dondurma çeşitleri hiç değişmezdi: Vişne, limon, kaymak...

Sarı pirinç kaşıkla aldığı dondurmaları külahlara yerleştirmesini çocuklar sabırsız bir hayranlıkla izlerdi: Önce kaymak, üstüne vişne...

Yüzü çok gülmezdi ama sevimliydi. Ender olarak güldüğünde bir altın diş parıltısı seçilirdi. Çocukların sevgilisi, her zaman ütülü ve tertemiz beyaz önlüğü kadar dürüst ve lekesiz bir insandı dondurmacı Ali Bey.

Burgazadalılar hala Ali Beyin dondurması kadar nefis bir dondurmayı o gün bu gündür yemediklerini söyler.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:04

Zıvart Yaya ve Diruk Tantik

Zıvart ve Diruhi çocuk dolu bir evde onları büyüten iki kadındı. Burgazadalılar onlara "İki kumalar" derdi. Zıvart'ın çocuğu olmayınca kocası daha genç bir kadınla, Diruhi'yle evlenmiş ve beş çocukları olmuştu Camiye çıkan yokuşun dibindeki lokantanın yerindeki tek katlı prefabrik bir evde oturan Zıvart ve Diruhi, müthiş bir uyum ve dostluk içinde çocukları büyüttüler. Ortak eşleri öleli çok olmuştu ancak onlar yaşadıkları sürece hiç ayrılmadan çocuklara annelik ettiler.

Çocukları, Apik, Tatyos, Yeğsapet, Vartanuş ve Hayganuş her zaman ikisine birden "anne" dedi.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:45

Akordiyoncu Taki Cenerini

Akordiyoncu Taki Cenerini ve arkadaşları 1950'lerin, 1960'ların en popüler müzik topluluklarından biriydi. Gitarda Valerio Marusiç, basta Tacettin Orturay'ın eşlik ettiği Taki, Burgazadalı'ydı.
Sonraki yıllarda Yorgo Vaporidis, Cem Karaca, Mavi Çocuklar gibi ünlü şarkıcı ve toplulukların da çalacağı adanın en önemli eğlence yeri Paradisos Gazinosu'nun gedikli orkestrasıydı Taki Cenerini ve arkadaşları. Yaz aylarında her cumartesi sahne alır, müzik ve dans dolu geceler yaşatırdı Burgazadalılara.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:05

Deli Memduh

Memduh, Çınar Meydanı'na inen yokuşlardan birinde otururdu. Her gün muntazaman meydana iner, ağzından hiç eksik etmediği sigarasıyla en fazla on metrelik bir parkur üzerinde volta atmaya başlardı. Kendi kendine konuşur; durmadan gider gelir, gider gelirdi. Kimseye zararı yoktu. Yemek vakti geldiğinde annesi çağırır o da itirazsız eve dönerdi. 60'lı yaşlarının ortalarına değin bu böyle devam etti, sonra vefat etti.
Kategori Adalılar
Perşembe, 01 Eylül 2011 22:59

Koço ve Andon Davula

Büyükada'nın tanınmış su ürünleri avcısı ve futbolcusu Koço Davula, balıkçı Haralambos Davula'nın iki oğlundan biri. Baba Haralambos da oğlu kadar ünlü. Çünkü o Sovyet Devrimi'nin önemli liderlerinden Lev Troçki'nin balıkçılık arkadaşıydı. Koço Davula baba mesleğini başka bir uzmanlık alanında sürdürdü. O; ıstakoz, pavurya, tarak, istiridye gibi kabuklu deniz canlılarının avcılığında ustaydı. Yakaladıklarını yazları adalardaki, kışları ise İstanbul'daki özel müşterilerine satardı.

1950'li yıllarda futbolda Türkiye Ligi henüz kurulmamıştı. İstanbul Mahalli Ligi vardı. Koço balıkçılığın yanı sıra dönemin tanınmış takımlarından sarı-beyaz formalı Emniyet Spor'un sağ bek oyuncusuydu. 1960'lı yıllarda futbolu bıraktıktan sonra Yunanistan'a göç etti ve orada vefat etti.

Kardeşi Andon Davula da balıkçıydı. O 1970'li yıllara kadar dayandı sonra Yunanistan'a göç edip orada evlendi. Andon Davula da tıpkı babası gibi bir ünlünün balıkçılık arkadaşı oldu. Yunan müziğinin efsanevi sesi, yorumcu Stelios Kazancidis (Kazantzidis) sık sık onunla balığa çıkardı.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:55

Şemsi Molla

Büyükada'da, Şemsi Molla'nın sözünden kimse çıkamazdı. Aksiliği ve lafını esirgemediği için ondan çekinilir, hastalardan para almadığı ve yardımsever olduğu için sevilirdi. İster sevgiden ister korkudan, o ne derse olurdu. Ada esnafı belediyeden çok ondan çekinirdi.

Kuleli Askeri Lisesi Başhekimi Şemsi Molla'nın aksilik maskesinin ardında müthiş bir mizah ve hiciv gücü gizliydi. Yakın arkadaşı şair ve yazar Recaizade Mahmud Ekrem, bu özellikleri yüzünden ona "Ada Beyi" derdi

Şemsi Molla 1844 yılında doğdu. Önce medrese eğitimi alıp sonra babası, 2. Abdülhamit'in Hekimbaşı Celalettin Efendi gibi askeri hekim oldu, ihtisasını Paris'te tamamladı.

Şemsi Molla, vapur seferlerinin düzenli hale gelmesinin ardından yaz-kış Büyükada'da oturmaya başladı. Her gün Kuleli Askeri Lisesi'ne gidip gelirdi. Adadaki yoksul hastaların din-köken ayırmayan gönüllü hekimiydi. Recaizade Mahmud Ekrem'in oğlu, yazar ve eğitimci Ercüment Ekrem Talu anılarında Şemsi Molla'ya sıkça yer verir. Bunlardan birinde babasının Şemsi Molla'nın bir yağlıboya portresini yaptığını anlatır. Molla resim bittikten sonra bakar, "Yahu bu ben değilim!" der. "Sen değilsen de, ya kim" diye sorar Recaizade. Molla aksileşir: "Aşiret beylerinden biri! Sen galiba bana Ada Bey'i diye diye yüzümü de ters görmeye başladın". Recaizade altta kalmaz, "O terslik senin huyundan sirayet etmiştir. Yoksa ben doğru görürüm" diye tartışmayı noktalar ama Şemsi Molla'nın ikna olması haftalar sürer. Tanıdığı herkesi evine çağırıp resmin kendisine benzeyip benzemediğini sorar. Şemsi Molla 1894 yılında henüz 50 yaşındayken hayata veda etti.Hastanenin karşı köşesinden başlayıp, Büyükada Kültür Evi'nin arkasına kadar giden sokak bugün onun adıyla anılıyor.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:33

Bahçıvan Taso ve Bahçesi

Taso'nun bahçesi, Burgazada'da itfaiyeyi geçtikten sonra sağa dönüldüğünde, cemevinin, kır lokantalarının, kahvelerin ve güzel bahçeli evlerin yer aldığı alandaydı.

Taso'nun bahçesine gittiğinizde, meyveleri ve sebzeleri dallarından kopararak alabilir, bazılarını oracıkta yiyebilirdiniz.

Yok yoktu Taso'nun bahçesinde. Salatalık, domates, biber, patlıcan, kabak, bezelye, fasulye, bakla, maydanoz, nane, roka, tere, marul... Her şey kütür kütür ve taptazeydi. Meyve ağaçları da vardı. Erik, portakal, mandalina, nar, ayva...

Adalıların bu en popüler alışveriş mekanı Taso'nun ölümünden sonra yaşatılamadı.

1960 yılında Turgut Egemen orada bir hayvanat bahçesi kurdu. Hayvanat bahçesinin kapatılmasından sonra alan yapılaşmaya terkedildi.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:11

Bakkal Muizi ve Bakkal Leoni

Bakkal Muizi sessiz, sakin, kendi halinde bir adamdı. Büyükada'da, bugünkü dönerci Mahmut'un olduğu yerdeki iki katlı ahşap binanın alt katındaydı dükkânı. Tek bir ampulle aydınlanan dükkân silme ördekbaşı yeşiline boyalıydı. Her zaman ütüsüz olan pantolonunun üstüne bir iş gömleği giyen Muizi'nin en önemli işi kahve satmaktı. Adanın tek kahve değirmeninin yer aldığı dükkânda içmek isteyenlere mis kokulu kahve servisi de yapılırdı. Muizi'nin çarşıda bugünkü baharatçının yanında bir dükkânı daha vardı. Dükkânı Bolulu Hüseyin lokanta olarak kullanıyordu ama tek kızını evlendirmeye karar veren Muizi onu çıkardı, binayı drahoma olarak damat adayı Leonidas'a verdi. Düğünden sonra Leonidas orayı muhteşem bir bakkal dükkânı haline getirdi.

Adadaki üç-dört Türk bakkalın dışındaki tüm bakkallar Rum'du. Dükkânın üst katını da ev olarak kullanan genç ve yakışıklı Leonidas, mal çeşitliliği ve estetik açıdan adanın en güzel bakkal dükkânını açmıştı.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:50

Aktar Arhimidis Efendi

Arhimidis Efendi'nin Heybeliada Aya Nikola kilisesi karşısındaki aktar dükkânında her derdin devası ve her çocuğun beklentisi aynı anda karşılık bulurdu. Kısa boylu, çıplak kafalı, kalın kaşlı, kalın sesli Arhimidis Efendi müşterisinin şikâyetlerini büyük bir dikkatle dinler, raflardaki üstü etiketli oval kutuları bir kimyager edasıyla indirip, gerekli ilacı hazırlardı. Reklis (Rakakiya) denilen anason pestili çok ünlüydü. Siyah, lastik görünümlü şeritler halindeki keskin anason kokulu şekersiz pestil; ağız kokusunu giderir, nefes açardı.

Tek bir ampulle aydınlanan, kepenkleri daima yarı inik izbe dükkân çocuklar için bayramyerinden farksızdı. Çikolatalı Zambo çikleti, Mabel çikleti, şemsiye çikolatası, kuru lokum, leblebi tozu, renkli macun şekeri, akide şekeri, nane şekeri hatta sapan lastiği, şimşir topaç, rengârenk cam bilyeler... Yani bir çocuğu mutlu edecek her şey oradaydı.

Dükkân yaz kış açıktı. Yazla kış arasındaki tek fark, Arhimidis Efendi'nin yelekli takım elbisesi üstüne giydiği yerlere kadar uzun kalın palto ve ellerine geçirdiği yarım parmak yün eldivendi. İstanbul'a mal almaya gittiğinde dükkânda eşi ve kızı Amalia dururdu. Amalia, kırmızı ya da koyu portakal rujunu sürmeden dükkâna inmezdi. Anne kız, satış yapar ama ilaç yapmazdı. O iş Arhimidis'in sorumluluğundaydı.

Arhimidis Efendi ve eşi hayata veda etti. Kızları Madam Amalia ve torunları Dr. Ligor, yazları Heybeliada'ya gelmeyi hiç ihmal etmiyor.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:34

Şükrü Gülesin

1940 yılının bir sonbahar günü Kınalıada postanesine Beşiktaş'ın efsanevi futbolcusu Baba Hakkı'dan (Yeten) telgraf geldi. İki cümlelik bir telgraftı: "Kendine iyi bak. Pazar günü Galatasaray maçında oynuyorsun"... Telgraf, henüz 18 yaşındaki Kınalıadalı futbolcu Şükrü Gülesin'e gönderilmişti. Genç Şükrü, Kınalıada'nın spor geleneğine uygun olarak çocuk yaşlarda Kınalıada takımının kalecisi olarak başladığı futbol yaşamına artık Beşiktaş'ta sol kanat oyuncusu olarak devam edecekti.

Çok başarılı oldu. Özellikle topa falso vererek kornerden attığı 32 golle, dönemin Guinness Rekorlar Kitabı'na geçti. Şükrü'nün kornerden attığı gol sayısını 39'a kadar çıkaran da var. 1.90 metre boyu, biraz göbekli de olsa güçlü ve iri fiziğiyle savunma oyuncularının ödünü koparan, durdurulamayacak futbolculardan biriydi.

1950 yılında İtalya'nın ünlü takımı Lazio'ya transfer oldu. Teknik direktör Mario Sperone aşırı kilosu yüzünden forvette başarılı olamayacağını düşünerek onu santrhafta oynatmak istedi. Şükrü karşı çıkınca, Parlermo'ya kiralandı. Palermo'nun Lazio'yla yaptığı maçta santrfor oynadı, biri kornerden iki gol attı ve maç Lazio'nun 2-1 yenilgisiyle sonuçlandı. Şükrü Sperone'den intikamını almıştı.

Ertesi sezon Lazio onu geri aldı, sonra yine Palermo'ya geçti. Şükrü Gülesin İtalya Ligi'nde üç sezonda oynadığı 79 maçta, tam 36 gol attı. Futbolu bırakınca antrenörlük ve spor yazarlığı yaptı. 10 Temmuz 1977'de kalp krizi geçirerek hayata veda etti...

Bugün Kınalıada'daki bir sokakta adı yaşatılıyor.

Kategori Adalılar
Sayfa 1 / 6
Buradasınız: Home Adalar Sedefadası Etikete göre gösterilenler Adalılar