Kınalıada
Cuma, 22 Nisan 2011 09:29

Eşekçi Leylam

Büyükada'da eşek kiraya verenlerin ve eşekle taşımacılık yapanların büyük çoğunluğu Yozgatlı veya Çorumluydu. Eşekçi Leylam da onlardan biriydi. Diğerlerinden farkı, yüzünün bir yanının eşek tepmesi yüzünden göçük olması ve lakabıydı. Esmer, ufak tefek adamın gerçek adını kimse kullanmazdı.

Bugünkü İş Bankası'nın önüne denk gelen yerde eskiden eşek durağı vardı. Vapurdan inenler oradan eşek kiralayıp evlerine giderdi. Bugünkü bisiklet turları gibi o zamanlar eşek turları popülerdi.

Eşekle kıra pikniğe gidilir, eşekli mehtap gezileri düzenlenirdi. Eşekçiler yol boyunca eşeklerinin yanında koşar, hayvan boş dönecekse sırtına binip durağa dönerdi.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:46

Balıkçı Lambo

Balıkçı Lambo hem ıstakoz hem balık yakalardı. Tüm balıkçılar gibi o da balık yataklarını sır gibi saklardı ama asıl ustalığı misina yapmaktaydı. 1940'lı yıllarda naylon misina bulmak olanaksızdı. Balıkçılar oltalarını atların kuyruk ya da yele kıllarından yapardı. Kıllar attan kesilir, yıkanır, eğrilir, birbirlerine bağlanır ve misina haline getirilirdi. Elli metrelik, yüz metrelik bir olta yapmak için yüzlerce at kılına ihtiyaç olurdu. Olta yapmak büyük beceri ve emek gerektirdiği için ustalar ve yaptıkları oltalar çok değerliydi.
Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:49

Dondurmacı Ali Bey

Dondurmacı Ali Bey, dondurma arabasıyla birlikte her gün Ümraniye'den yola çıkar, öğlen vapuruyla Burgazada'ya gelirdi. Beyazlı mavili arabası, saklama kaplarının sarı pirinç kapaklarına sardığı turuncu beyazlı tertemiz Bursa havluları, gri beyaz bıyığı ve kasketiyle Burgazadalıların, özellikle çocukların en vazgeçilmez konuğuydu.

Her gün saat bir buçuktan itibaren ada sokakları onun, "Dondurmam kaymak!" sesiyle dolardı. Dondurma çeşitleri hiç değişmezdi: Vişne, limon, kaymak...

Sarı pirinç kaşıkla aldığı dondurmaları külahlara yerleştirmesini çocuklar sabırsız bir hayranlıkla izlerdi: Önce kaymak, üstüne vişne...

Yüzü çok gülmezdi ama sevimliydi. Ender olarak güldüğünde bir altın diş parıltısı seçilirdi. Çocukların sevgilisi, her zaman ütülü ve tertemiz beyaz önlüğü kadar dürüst ve lekesiz bir insandı dondurmacı Ali Bey.

Burgazadalılar hala Ali Beyin dondurması kadar nefis bir dondurmayı o gün bu gündür yemediklerini söyler.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:39

Papa Kosta

Papa Kosta kısa boylu, boyunun tam tersine upuzun bembeyaz sakallı, çok nurani, çok sevimli bir din adamıydı. Ama bu özellikleri Burgazada'daki manastırın bağından üzüm çalmaya kalkışanlara acımasını sağlamazdı. Elleriyle yetiştirdiği birbirinden güzel şaraplık üzümleri gizlice çalmaya kalkanları cezalandırma yöntemi adada nam salmıştı. Av tüfeğinin fişeklerinden saçmaları boşaltır, yerine sıkıştırılmış tuz koyar; üzüm çalana önce bağırıp kaçmasını bekler, ardından tam kalçasından vururdu. Tuz çarpınca dağıldığı için yara açmaz ama can yakardı. Burgazadalı pek çok çocuk ve genç bu acıyı tatmıştı.

Papa Kosta çok güzel şarap yapardı. Kilise için yaptığı şarabı kimselere vermezdi ama yeni bir fıçı açtığında, sevdiği bazı gençlere bir şişe verip tattırır, övgülerini alırdı. Kalpazankaya'ya giderken uğrayan tanıdığı bazı gençleri de kırmaz, gönlünden kopan bir şişe şarabı hediye ederdi.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Prof. Dr. Akil Muhtar Özden

Büyükada'dan Yunanistan'a göç etmiş Rumlardan bir gurup, 1998 yazında adayı ziyarete gelmişti. Onları karşılayıp yardımcı olan adalılar arasında Baki Nedim Baltacı da vardı. Gelen gruptaki hayli yaşlı bir eski adalı "Akil Muhtar Bey vefat edeli çok oldu ama onun akrabalarından kimse var mı" diye sordu. Yanındakiler Akil Muhtar'ın uzaktan akrabası olan Baki Nedim Baltacı'yı gösterdi. Yaşlı adam yanına geldi ve "Siz Akil Muhtar nasıl bir adamdı bilir misiniz" diye sordu. Baki Nedim onun Türkiye tıbbına ve tıp literatürüne katkılarını sıralarken, adam sözünü kesti: "O tamam. İnsanlık yanını bilir misiniz?" dedi. Baki Nedim bu kez filozof yanını, kitaplarını anlatıyordu ki, yaşlı Rum tekrar sözünü kesti: "Akil Muhtar İstanbul tıbbının başında olmasına rağmen yılda 8 ay adada oturur, gece yarısı bile olsa hastaların yardımına koşardı. O zamanlar Rumlar fazla olduğu için hastaların çoğu Rum'du. Akil muhtar fakir hastalardan para almaz, eğer çok fakirse, yastığının altına para koyardı. Siz bunu bilmeyebilirsiniz ama ben ölmeden bunu size anlatmayı görev bildim" dedi, her ikisinin de gözleri doldu. Akil Muhtar Özden (1877-1949), Tıbbiye Mektebi'nde başladığı öğrenimini 2. Abdülhamit'in baskısından kurtulmak için yurtdışında tamamladı, 1906'da Cenevre'de doçent oldu. 1908'de meşrutiyetle birlikte İstanbul'a çağrıldı ve Tıp Fakültesi Tedavi Kliniği'ne farmakoloji profesörü olarak atandı. Atatürk hastalandığında onun tedavisi için çaba harcayan doktorlar asındaydı. Kızılay ve Türk Ocakları'nın kurucuları arasındaydı, 1944'de Ordinaryüs oldu. Onun yazdığı farmakoloji kitabı bir klasik olarak üniversitelerin ilgili bölümlerinde hâlâ okutulmaktadır.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Vahe Lusarar

1921 doğumlu, mühendis, müzisyen, şair, koro şefi Vahe Lusarar Kınalıada ile üniversite yıllarında tanıştı. Pangaltı Lisesi'nde Yetişenler Derneği korosuna girdikten sonra soprano Adrine Vaner'in kardeşi Ardaşes Mıkhitaryan'la yakın arkadaş oldu. İkisi de iyi yüzücüydü. Tatil günlerinde sabah ilk vapurla Kınalıada'ya gider, yürüyerek Burgazada'ya bakan ve o yıllarda bomboş olan sahile ulaşırlardı. Sandviçlerini ve önemli eşyalarını, çakıllar arasında açtıkları bir çukura gömerek gizleyip dupduru, pırıl pırıl, masmavi denize atlarlardı. Burgazada'ya kadar yüzer, sahile çıkmadan geri dönerlerdi. Sandviçlerini yer, biraz kestirir sonra yine denize atlar ve yine yüzerlerdi. Vahe Lusarar, sevgili eşi Alis Dadyan'la evlendikten sonra uzun yıllar Anadolu'da inşaat mühendisi olarak çalıştı. Müzikten ve korolardan hiç uzak kalmadı. Şimdi, Bomonti Huzurevi'nde yaşıyor. Hâlâ her pazar kilise korosuna katılıyor, 75 yaşında tanıştığı bilgisayarda şimdi "Auto Cad" programı kullanarak tasarımlar yapıyor ve huzurevindekilere bilgisayar kursu veriyor.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Bakkal Dimopulos

Bakkal Dimopulos Büyükada’nın en önemli ve en büyük bakkalıydı. Dükkânı bakkal Leonidas'ınki kadar estetik ve şık değildi ama en iyi işi her zaman o yapardı.

Bugünkü Marin Otel'in çapraz köşesindeki dükkânı halen boş..

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:14

Baki Yener

Baki Yener, Adalar Belediye Şube Müdürlüğü'nün Fen İşleri şoförüydü. Babası Ali Yener'in (Topal Ali) fayton meydanı girişinin sağ tarafında lokantası vardı. Baki Yener son derece mütevazı yaşamına rağmen Büyükada'da futbol denilince akla ilk gelen isimdi. Bu ününü çok iyi futbolculuğuna, gol maharetine değil futbol aşkına borçluydu. Hayatını futbola adamıştı. Biraz paytak bacaklı olduğu için güzel futbol oynayamazdı ama Adalar Takımı'nda oynatılmadığı zaman çok kırılır, küplere binerdi. Baki Yener'in futbola duyduğu aşk karşılıksızdı ama bu onu asla yıldırmadı. Futbolla yattı, futbolla kalktı; Futbol Federasyonu'nun "Monitör" kurslarına gitti, diplomasını aldı ve antrenör olarak Adalar Takımı'nın başına geçti. Adalar Futbol Takımı demek Baki Yener demekti. Pek çok genç yoksul futbolcuyu iyi beslenebilsin, okulunu bırakmasın diye cebinden para vererek destekledi. Oysa kendisi de son derece güç koşullarda yaşıyordu. Hiç evlenmedi. Bugünkü Adalar Belediye binasının olduğu yerdeki Fen İşleri deposunu evi bildi, orada yatıp kalktı.

Futbol aşkıyla yaşadı, futbol aşkıyla öldü.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Raffi Arslanyan

Klasik gitar eğitiminin Türkiye'deki duayenlerinden Raffi Aslanyan şimdilerde Büyükada'da otursa da tam 40 yıllık Burgazadalı. Balıkçılıktan anlayan, balık tutmayı seven bir Burgazadalı. 1944 doğumlu Aslanyan, radyoda Alexandre Zamboğlu'nun gitar programlarını dinleyerek ilgi duyduğu gitara 13 yaşında başladı. Türkiye'nin ilk klasik gitar hocalarından İstanbullu Andrea Paleologo'dan ders aldı. Yunan uyruklu hocasının zorunlu olarak Yunanistan'a göç ettiği 1964 yılına kadar öğrenciliğe devam etti. 1966'dan itibaren kendisi gitar dersleri vermeye başladı. 1967-1968 yıllarında henüz klasik gitar bölümü olmayan konservatuarda bu bölümü açması istendi ancak öğrencilerinin çokluğundan konservatuara zaman ayıramadı. Aslanyan, yüzlerce genci klasik gitarla tanıştırdı, virtüözler yarattı. Onun kabul edemediği tekliften yıllar sonra konservatuarda gitar bölümü açıldı. Bu bölümde ders verenler artık Aslanyan'ın öğrencileri ya da öğrencilerinin öğrencisiydi. Raffi Aslanyan gençlik yıllarında zaman zaman sahneye çıksa da, uzun yıllardır konser vermiyor. Bu durumu şöyle açıklıyor: "Son 25 yıl kendim için gitar çalmadım. Bunu dostlarım bilir. Benim en büyük arzum öğrencilerimin en iyi şekilde klasik gitar çalmaları. Benden çok daha iyi çalan o kadar çok öğrencim var ki, benim gitar çalmamın önemi olmadığını görüyorum." Tüm adalılar gibi o da, denizin kirlenmesinden, en çok da ada yakınlarında avlanan gırgır teknelerinin ağlarının balık yuvaları üstünde parçalanıp, balık tuzağına dönüşmesinden şikâyet ediyor.

Kategori Adalılar
Perşembe, 01 Eylül 2011 22:59

Koço ve Andon Davula

Büyükada'nın tanınmış su ürünleri avcısı ve futbolcusu Koço Davula, balıkçı Haralambos Davula'nın iki oğlundan biri. Baba Haralambos da oğlu kadar ünlü. Çünkü o Sovyet Devrimi'nin önemli liderlerinden Lev Troçki'nin balıkçılık arkadaşıydı. Koço Davula baba mesleğini başka bir uzmanlık alanında sürdürdü. O; ıstakoz, pavurya, tarak, istiridye gibi kabuklu deniz canlılarının avcılığında ustaydı. Yakaladıklarını yazları adalardaki, kışları ise İstanbul'daki özel müşterilerine satardı.

1950'li yıllarda futbolda Türkiye Ligi henüz kurulmamıştı. İstanbul Mahalli Ligi vardı. Koço balıkçılığın yanı sıra dönemin tanınmış takımlarından sarı-beyaz formalı Emniyet Spor'un sağ bek oyuncusuydu. 1960'lı yıllarda futbolu bıraktıktan sonra Yunanistan'a göç etti ve orada vefat etti.

Kardeşi Andon Davula da balıkçıydı. O 1970'li yıllara kadar dayandı sonra Yunanistan'a göç edip orada evlendi. Andon Davula da tıpkı babası gibi bir ünlünün balıkçılık arkadaşı oldu. Yunan müziğinin efsanevi sesi, yorumcu Stelios Kazancidis (Kazantzidis) sık sık onunla balığa çıkardı.

Kategori Adalılar
Sayfa 1 / 6
Buradasınız: Home Adalar Sedefadası Etikete göre gösterilenler Adalılar