Kınalıada
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Vahe Lusarar

1921 doğumlu, mühendis, müzisyen, şair, koro şefi Vahe Lusarar Kınalıada ile üniversite yıllarında tanıştı. Pangaltı Lisesi'nde Yetişenler Derneği korosuna girdikten sonra soprano Adrine Vaner'in kardeşi Ardaşes Mıkhitaryan'la yakın arkadaş oldu. İkisi de iyi yüzücüydü. Tatil günlerinde sabah ilk vapurla Kınalıada'ya gider, yürüyerek Burgazada'ya bakan ve o yıllarda bomboş olan sahile ulaşırlardı. Sandviçlerini ve önemli eşyalarını, çakıllar arasında açtıkları bir çukura gömerek gizleyip dupduru, pırıl pırıl, masmavi denize atlarlardı. Burgazada'ya kadar yüzer, sahile çıkmadan geri dönerlerdi. Sandviçlerini yer, biraz kestirir sonra yine denize atlar ve yine yüzerlerdi. Vahe Lusarar, sevgili eşi Alis Dadyan'la evlendikten sonra uzun yıllar Anadolu'da inşaat mühendisi olarak çalıştı. Müzikten ve korolardan hiç uzak kalmadı. Şimdi, Bomonti Huzurevi'nde yaşıyor. Hâlâ her pazar kilise korosuna katılıyor, 75 yaşında tanıştığı bilgisayarda şimdi "Auto Cad" programı kullanarak tasarımlar yapıyor ve huzurevindekilere bilgisayar kursu veriyor.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 12:31

Arakel Partoğyan

Şişlispor klübünde masa tenisi oyuncusu.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 20 Eylül 2011 15:16

Majak Çakır Ohanyan

Oyuncu, yönetici, antrenör (Fenerbahçe, Taksimspor)
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:33

Artin Macaryan Kalfa (Kayserili)

Kınalıada'da daha sonra yeniden yapılan Taşçıoğlu Köşkü'nün ilk binasını inşa etti.
Salı, 20 Eylül 2011 12:38

Ardaş Mıgırdiçyan

Taksimspor Klübü'nde futbol oyuncusudur.
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:21

İhap Hulusi Görey

Türk afiş sanatının öncülerinden İhap Hulusi Görey ilk ve orta okul öğrenimini Kahire’deki İngiliz okullarında yaptı .1911’de ailesi ile birlikte İstanbul’a geldi. Resim çalışmalarına başlamıştı ama daha iyi eğitim görmek için Almanya’nın Munich kentine gitti. 1920’den 1925’e kadar orada kalarak kendini geliştirdi. Türkiye’ye döndükten sonra “Cem” dergisinde karikatürleri yayınlandı. Tayyare Bileti (Milli Piyango) için hazırladığı tasarım 1975 yılına kadar kesintisiz kullanılarak bir rekora ulaştı. 1927 sonrasında Sümerbank, Ziraat Bankası, Türk Hava Kurumu için de afişler yaptı, ancak Tekel(İnhisarlar idaresi) için yaptığı etiketlerden bir tanesi kendisine büyük ün kazandırdı. 1932’de Kulüp rakısı üstüne yaptığı etiket tasarımı hala kullanılarak tam 78 yıllık bir döneme imzasını atmış oldu. 1929 yılında kabul edilen latin harflerinden sonra ilk Alfabe kitabının kapak tasarımını hazırladı. Ünü diğer ülkelere de yansımıştı. Mısır, Almanya ve İsviçre kuruluşları için de afişler hazırladı. 1965’de “İstanbul Tiplemeleri” adında bir dizi resim hazırladı.1978’de Grafikerler Meslek Kuruluşu onur üyeliğine seçildi. Önceleri kiracıolarak geldiği Kınalıada’da Şale köşkünü satın aldı. Burada sulu boya ve manzara resimleri yatpı. Hat sanatından da örnekler verdi. Ressam Naişide hanımla evliydi.

Adalarda İz Bırakanlar İçeriği: Yaşamlarının büyük bir bölümünü Kınalıada'da geçiren grafiker ve ressam İhap Hulusi Görey ile şair, yazar, eğitmen ve milletvekili Fazıl Ahmet Aykaç yakın dosttu. Bazen kendi adalarında bazen de Büyükada Anadolu Kulübü'nde buluşurlardı. İhap Hulusi, yurtdışında özellikle Almanya'da uzun yıllar resim ve grafik eğitimi aldıktan sonra 1929 yılında ilk grafik atölyesini İstanbul'da kurdu. Yeni cumhuriyette grafik sanatının kurucularından ve reklamcılığın ilk büyük isimlerindendi. Türkiye'nin başlangıç yıllarındaki pek çok resmi ve özel kuruluşun kurumsal kimliklerini o oluşturdu. Neredeyse tüm reklam afişleri, kitap kapakları, etiket ve ambalaj resimleri onun kaleminden, üzerlerinde İhap Hulusi yazan ters üçgenli imzasıyla çıktı. Cumhuriyeti o afişledi demek abartı sayılmaz. İhap Hulusi'nin bugün de kullanılan ünlü Kulüp Rakısı etiketinin üzerinde, içki içen çok şık ve yakışıklı iki beyefendi görülür. Çeşitli dönemlerde bu beyefendilerin Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü oldukları iddia edilse de, 1932 yılında tasarlanan bu etikettekilerin Anadolu Kulübü'nde demlenen Fazıl Ahmet Aykaç ve İhap Hulusi olduğu, ünlü ressamın arkadaşıyla sohbetini ölümsüzleştirdiği söylenir.

Kategori Adalı Ressamlar
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:01

Uğurtan Günal

Konservatuarın bas bölümünde okuduktan sonra İlhan Feyman Orkestrası ile 1958 yılında sahneye çıktı, bir süre Doruk Onatkut ve Yavuz Özışık orkestralarında çalıştıktan sonra, kendi grubunu kurdu ve İstanbul’un tanınmış birçok lokalinde yer aldı. Önceleri Heybeliada’da daha sonra da Kınalıada’da oturdu. Bir süre sonra İngiltere’ye yerleşti ve 1990 yılına kadar çeşitli lokallerde piyano çalıp, şarkı söyledi. Motorsiklet eğitmeni olarak çalıştı, 2004’te bir trafik kazasında yaşamını yitirdi.
Cuma, 22 Nisan 2011 09:33

Zabel Asadur

Osmanlı döneminin ilk kadın hakları savunucularından olan Kınalıadalı şair ve yazar Zabel Asadur 1863'te doğdu. Daha 16 yaşındayken, Anadolu'daki yoksul ve yetim kızların eğitimi için "Milletperver Ermeni Kadınları Derneği"ni kurdu. Hayatını kadınlar için düşünmeye, yazmaya ve çalışmaya adadı.

Eşi Hrant Asadur ve Kirkor Zohrab'ın yayınladığı Masis dergisinde "Sibil" imzasıyla yazılar yazdı. Bu yüzden daha çok Sibil olarak tanındı. Edebiyatın pek çok alanında eser verdi. 1902'de ilk şiir kitabı Tsolker (Işınlar), 1926'da Gnoç Hokiner (Kadın Ruhları) adlı öykü kitabı yayınlandı. Ağçıgan mı Sirdi (Bir Kızın Kalbi) adlı romanında bir genç kızın sorunlarını ve acılarını anlattı.

Ermeni edebiyatının önemli şairlerinden Zabel Asadur, eşi Hrant'la birlikte bugün Ermeni liselerinde hâlâ okutulmakta olan çeşitli ders ve dilbilgisi kitaplarını yazdı.

Eşinin ölümünden sonra sağ eline felç geldiğinde sol eliyle yazmaya devam etti. 1933'te yatağa mahkûm oldu ve bir yıl sonra hayata veda etti.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 13:06

Ayşegül Akman

Milli yüzücü. Aynı zamanda Kınalıada takımında voleybol oynamıştır.
Kategori Adalı Sporcular
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:25

Bakkal Hristo

Niko Kovi'nin babası.
Sayfa 5 / 18
Buradasınız: Home Adalar Kınalıada