Kınalıada
Cuma, 16 Eylül 2011 13:28

Fazıl Ahmet Aykaç

Kınalıadalı şair, yazar, eğitmen, milletvekili ve Fecr-i Âti edebî topluluğu üyelerinden Fazıl Ahmet Aykaç, İkinci Dünya Savaşı yıllarında, çok sevdiği şair dostu Yahya Kemal Beyatlı'nın sık sık Büyükada'ya gidip, kendisini ziyarete gelmemesine kırılırdı. Şair dostuna şiir yoluyla sitem ederken, ünlü Viranbağ şiirine de gönderme yaptı: "Uğramadın bu yaz bize hiç Kemal / Neyi bekliyorsun sanki güzü mü? / Bizi unutturdu sana ihtimal / Gene bu Viranbağ'ın ekşi üzümü / Cidden bir şey oldu sana bu sene / Eski dostlarını bıraktın bütün / Canım Kınalı'ya kadar gelsene / Ekmek vesikanı alıp da bir gün". Şiirlerinde mizaha sıkça yer veren Fazıl Ahmet Aykaç'ın ve eşinin Kınalıadalı kimliği neredeyse yüz yıl öncesine dayanıyor. Bahçesinde üç büyük dut ağacı olan, merdivenin tırabzanına sarılı hanımelinin gelenleri olağanüstü kokusuyla karşıladığı üç katlı ahşap bir evleri vardı. Fazıl Ahmet Aykaç bugün Kınalıada'daki bir caddeye verilen ismiyle anılıyor. İki şiire konu olan ünlü Viranbağ ise son yıllarda Eskibağ diye adlandırılıyor...

Nüktedanlığı ve sohbetlerindeki lezzet hemen herkes tarafından dile getirilen Fazıl Ahmet Aykaç Kınalıada'nın simgesi olmuş, başta İhap Hulusi olmak üzere pek çok dostunu Ağasi Evi, Fazıl Ahmet Aykaç Caddesi No: 23'deki evde ağırlamıştır.

Pazartesi, 19 Eylül 2011 22:33

Agop Süzme

Kurtuluşspor, Yıldırımspor ve Taksimspor'da basketbol oyuncusu, yönetici.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 20 Eylül 2011 13:31

Diran Vanlıyan

Şişli, Yeni Şişli ve Taksimspor'da oynadı.
Kategori Adalı Sporcular
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Vahe Lusarar

1921 doğumlu, mühendis, müzisyen, şair, koro şefi Vahe Lusarar Kınalıada ile üniversite yıllarında tanıştı. Pangaltı Lisesi'nde Yetişenler Derneği korosuna girdikten sonra soprano Adrine Vaner'in kardeşi Ardaşes Mıkhitaryan'la yakın arkadaş oldu. İkisi de iyi yüzücüydü. Tatil günlerinde sabah ilk vapurla Kınalıada'ya gider, yürüyerek Burgazada'ya bakan ve o yıllarda bomboş olan sahile ulaşırlardı. Sandviçlerini ve önemli eşyalarını, çakıllar arasında açtıkları bir çukura gömerek gizleyip dupduru, pırıl pırıl, masmavi denize atlarlardı. Burgazada'ya kadar yüzer, sahile çıkmadan geri dönerlerdi. Sandviçlerini yer, biraz kestirir sonra yine denize atlar ve yine yüzerlerdi. Vahe Lusarar, sevgili eşi Alis Dadyan'la evlendikten sonra uzun yıllar Anadolu'da inşaat mühendisi olarak çalıştı. Müzikten ve korolardan hiç uzak kalmadı. Şimdi, Bomonti Huzurevi'nde yaşıyor. Hâlâ her pazar kilise korosuna katılıyor, 75 yaşında tanıştığı bilgisayarda şimdi "Auto Cad" programı kullanarak tasarımlar yapıyor ve huzurevindekilere bilgisayar kursu veriyor.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 14:07

Karun Kovan

Şişlispor ve Taksimspor'da, oyuncu ve yönetici olarak görev aldı.
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:21

İhap Hulusi Görey

Türk afiş sanatının öncülerinden İhap Hulusi Görey ilk ve orta okul öğrenimini Kahire’deki İngiliz okullarında yaptı .1911’de ailesi ile birlikte İstanbul’a geldi. Resim çalışmalarına başlamıştı ama daha iyi eğitim görmek için Almanya’nın Munich kentine gitti. 1920’den 1925’e kadar orada kalarak kendini geliştirdi. Türkiye’ye döndükten sonra “Cem” dergisinde karikatürleri yayınlandı. Tayyare Bileti (Milli Piyango) için hazırladığı tasarım 1975 yılına kadar kesintisiz kullanılarak bir rekora ulaştı. 1927 sonrasında Sümerbank, Ziraat Bankası, Türk Hava Kurumu için de afişler yaptı, ancak Tekel(İnhisarlar idaresi) için yaptığı etiketlerden bir tanesi kendisine büyük ün kazandırdı. 1932’de Kulüp rakısı üstüne yaptığı etiket tasarımı hala kullanılarak tam 78 yıllık bir döneme imzasını atmış oldu. 1929 yılında kabul edilen latin harflerinden sonra ilk Alfabe kitabının kapak tasarımını hazırladı. Ünü diğer ülkelere de yansımıştı. Mısır, Almanya ve İsviçre kuruluşları için de afişler hazırladı. 1965’de “İstanbul Tiplemeleri” adında bir dizi resim hazırladı.1978’de Grafikerler Meslek Kuruluşu onur üyeliğine seçildi. Önceleri kiracıolarak geldiği Kınalıada’da Şale köşkünü satın aldı. Burada sulu boya ve manzara resimleri yatpı. Hat sanatından da örnekler verdi. Ressam Naişide hanımla evliydi.

Adalarda İz Bırakanlar İçeriği: Yaşamlarının büyük bir bölümünü Kınalıada'da geçiren grafiker ve ressam İhap Hulusi Görey ile şair, yazar, eğitmen ve milletvekili Fazıl Ahmet Aykaç yakın dosttu. Bazen kendi adalarında bazen de Büyükada Anadolu Kulübü'nde buluşurlardı. İhap Hulusi, yurtdışında özellikle Almanya'da uzun yıllar resim ve grafik eğitimi aldıktan sonra 1929 yılında ilk grafik atölyesini İstanbul'da kurdu. Yeni cumhuriyette grafik sanatının kurucularından ve reklamcılığın ilk büyük isimlerindendi. Türkiye'nin başlangıç yıllarındaki pek çok resmi ve özel kuruluşun kurumsal kimliklerini o oluşturdu. Neredeyse tüm reklam afişleri, kitap kapakları, etiket ve ambalaj resimleri onun kaleminden, üzerlerinde İhap Hulusi yazan ters üçgenli imzasıyla çıktı. Cumhuriyeti o afişledi demek abartı sayılmaz. İhap Hulusi'nin bugün de kullanılan ünlü Kulüp Rakısı etiketinin üzerinde, içki içen çok şık ve yakışıklı iki beyefendi görülür. Çeşitli dönemlerde bu beyefendilerin Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü oldukları iddia edilse de, 1932 yılında tasarlanan bu etikettekilerin Anadolu Kulübü'nde demlenen Fazıl Ahmet Aykaç ve İhap Hulusi olduğu, ünlü ressamın arkadaşıyla sohbetini ölümsüzleştirdiği söylenir.

Kategori Adalı Ressamlar
Salı, 20 Eylül 2011 15:52

Recai Ağartan

Taksimspor takımında oynadı. Ethem Ağartan'ın kardeşidir.
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 15 Eylül 2011 21:47

Marlen Tekirdağlıcan

10 yaşındayken Ohannes Hubeseryan’dan resim dersleri almaya başladı. İki yıl da Güzel Sanatlar Akademisi profesörlerinden Devrim Erbil’in atölyesinde konuk öğrenci olarak çalıştı. Ardından dört yıl da Mehmet Güleryüz’ün kurslarına katıldı. 1984 yılında Almanya’ya gidip Klaus Kiel’in atölyesinde çalışmalarını sürdürdü. 1986 yılında ilk kişisel sergisini açtı ve aynı yıl DYO 20 resim yarışmasında mansiyon kazandı. Ayrıca üç yabancı ülkede de sergiler açtı. Yaz kış Kınalıada’da oturmaktadır.
Kategori Adalı Ressamlar
Salı, 13 Eylül 2011 23:49

Erkan Oğur

Çocuk yaşta keman ve bağlama çalmasını öğrendi, 1973 yılında gitara başladı ve doğu müziği seslerini bulabilmek için perdesiz gitarı yaptı. 1980 yılında İTÜ Türk Müziği Konservatuarı'na girdi ve beş yıl sonra bitirdi. Fikret Kızılok ve Bülent Ortaçgil’e perdesiz giatrla eşlik etti. 1989’da Amerika’ya gidip blues tarzında konserlerde eşlik etti. Perdesiz gitarla bir albümü Almanya’da hit oldu. Besteleri ve derlemeleri ile de Otantik müzik, Jazz ve Pop Müziği'nde ünlü oldu. Büyük ses getiren “Eşkıya” filmi başta olmak üzere birçok filmin de müziğini yaptı.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:39

Rober Hatemo

Sayfa 3 / 18
Buradasınız: Home Adalar Kınalıada