Kınalıada
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:48

Burhan Arif Ongun

İstanbul’da doğdu. 1928’de Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldu ve devlet bursuyla Paris’e giderek Şehircilik Enstitüsü’nde (Institut d’Urbanisme) okudu. Bu arada dönemin ünlü mimarları Le Corbusier ve Auguste Perret’nin atölyelerinde çalıştı. 1931’de geri döndü ve mecburi hizmetini Nafia Vekâleti (Bayındırlık Bakanlığı) Şehircilik Bürosu’nda yaptı. Daha sonra İskân İşleri Umum Müfettişliği görevine getirildi. İstanbul Belediyesi danışman mimarlığından emekli oldu. İstanbul’da öldü. Daha çok asıl uzmanlık alanı olan kent planlama alanında çalışmış, yazdığı çok sayıdaki makaleyi “ürbanist mimar” olarak imzalamıştır. 1953'te Burgazada Camisi'nin inşa etmiştir.
Salı, 13 Eylül 2011 18:16

Klaudis

Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:18

Utarit İzgi

İstanbul’da doğdu. Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi’nde bitirdikten sonra 1941’de girdiği Güzel Sanatlar Akademisi’nde (bugün MSGSÜ) mimarlık eğitimini 1946’da tamamladı. Aynı yıl kendi okulunda asistanlığa başladı. 1958’de Muhlis Türkmen, Hamdi Şensoy ve İlhan Türegün ile birlikte hazırladıkları projeyle Brüksel Fuarı’nda yapılacak Türkiye Pavyonu için açılan yarışmayı kazandılar ve uygulamasını gerçekleştirdiler. İzgi 1961’de Akademi’de Mimarlık Bölümü Şefi, 1969’da profesör oldu. 1975’te emekliye ayrıldı. Eğitim görevi süresince bazen tek başına, bazen meslektaşlarıyla birlikte hazırladığı projelerle mimari uygulama yapmayı da sürdürdü. Burgazada'da Kamhi- Grünberg İkiz Villası'nı inşa etti. 2002’de Mimarlar Odası’nın Büyük Ödül’ünü (Sinan Ödülü) kazandı. İstanbul’da öldü.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:08

Vedat Tek

İstanbul’da doğdu. Ortaöğrenimine İstanbul’da başlayıp Paris’te tamamladı. Mimarlık eğitimini Paris’te Güzel Sanatlar Okulu’nda (Ecole Nationale Superieure des Beaux-Arts) yaptı. Okulu bitirirken burs almak için katılmak istediği Roma Ödülü yarışmasına yabancı olması nedeniyle kabul edilmedi. Ancak Fransa Devlet Başkanı’nın özel izniyle katıldığı bu yarışmadaki çalışması Légion d’Honneur nişanıyla ödüllendirildi. 1897’de İstanbul’a dönen Tek çeşitli devlet kuruluşlarında mimarlık yaptı. 1908’de Sermimar-ı Şehriyari (Padişahın Başmimarı), daha sonra Harbiye Nezareti Sermimarı oldu. Bir yandan da Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (bugün MSGSÜ) ve Yüksek Mühendis Mektebi’nde (bugün İTÜ) hocalık yaptı. İstanbul’da öldü.
Vedat Tek, bugün I. Ulusal Mimarlık olarak anılan ve geçmişteki klasik Osmanlı mimarlığının biçimsel öğeleriyle yeni bir ulusal mimarlığın yaratılmaya çalışıldığı Milli Mimari (ya da Neo-Osmanlı) üslubunun Kemalettin Bey’le birlikte başlıca temsilcilerinden biriydi. Bu doğrultudaki başlıca eserleri arasında İstanbul’da Sultanahmet’teki Defter-i Hakani (bugün Tapu ve Kadastro Müdürlüğü), Sirkeci’deki Büyük Postane, Haydarpaşa ve Moda vapur iskeleleri, Nişantaşı’ndaki ve Büyükada'daki kendi evi, Ankara’da Halk Fırkası Mahfeli (İkinci TBMM Binası) ve Kastamonu Hükümet Konağı sayılabilir.

Çarşamba, 14 Eylül 2011 09:12

Aristidis Passadeos

Heybeliada'da doğdu. Zağrofyan Lisesi'nden sonra gittiği Güzel Sanatlar Akademisi (bugün MSGSÜ) 1936'da bitirdi. İki yıl Akademi'de asistanlık yaptıktan sonra serbest mimar olarak çalışmaya başladı. İÜ'nün ve Balıklı Rum Hastanesi'nin inşaat bürolarında çalıştı. 1947'den 1976'da emekli olana kadar Heybeliada Ryhban Okulu'nda ders verdi. 1964'te Atina Üniversitesi'nde Bizans Arkeolojisi konusunda doktorasını tamamlayan Passadeos, İstanbul'da öldü.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 11:56

Sedad Hakkı Eldem

İstanbul’da doğduysa da babasının diplomat olması nedeniyle ilk ve ortaöğrenimini İsviçre ve Almanya’da yaptı. 1924-1928 arasında Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (bugün MSGSÜ) mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra Avrupa’ya giderek Auguste Perret ve Hans Pölzig’in, 1931’de İstanbul’a dönüp Guilio Mongeri’nin yanında çalıştı. 1932’de GSA’ya (bugün MSGSÜ) asistan olarak girdi ve 1978’de emekli olduktan sonra da buradaki hocalığını sürdürdü. Aynı zamanda, ölümüne kadar aralıksız mesleki uygulamanın içinde kalarak Türkiye’nin en üretken mimarlarından biri oldu. Bir yandan ulusal bir mimarlık üslubu yaratmak için çaba gösterirken, bir yandan da Modernizm’in akılcı-işlevci tutumunu benimsedi ve meslek yaşamı boyunca dönem dönem her iki anlayışta da binalar gerçekleştirdi. Büyükada'da 1937- 1938 arasında Fethi Okyar Evi ve 1956- 1957 arasında Rıza Derviş Evi'ni inşa etti. 1979’da GSA (bugün MSGSÜ) tarafından onursal doktorluk ünvanına, 1983’te Sedat Simavi Mimarlık ve Kent Planlaması Ödülü’ne, aynı yıl Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne, 1986’da Zeyrek’teki Sosyal Sigortalar Kurumu Binası ile Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne, 1988’de mimarlığa hizmetlerinden dolayı Mimarlar Odası’nın Büyük Ödülü’ne (Sinan Ödülü) değer bulundu. İstanbul’da hayata veda eden Eldem’e ölümünden sonra, Nakkaştepe’deki Mehmet Şerif Paşa Konağı (Koç Holding yönetim merkezi) restorasyonu nedeniyle Europa Nostra Ödülü verildi(1991).
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:22

Hovsep Aznavur

Babasının iş nedeniyle bulunduğu Londra’da doğdu. Ortaöğrenimini Venedik’teki Murad-Rapayelyan Koleji'nde, mimarlık eğitimini Roma Güzel Sanatlar Akademisi’nde (Accademia di Belle Arti di Roma) yaptı. 1879’da Akademi'yi ödül kazanarak bitirdi ve İstanbul’a döndü. Burada, Demir Kilise olarak anılan Balat’taki Sveti Stefan Bulgar Ortodoks Kilisesi, Reji İdaresi’ne ait Cibali’deki Tütün İşleme ve Sigara Fabrikası (bugün Kadir Has Üniversitesi), Sirkeci’deki Sanasaryan Hanı (eski Emniyet Müdürlüğü), Galatasaray’daki Abbas Halim Paşa Konağı (bugün Mısır Apartmanı), Heybeliada'da bugün mevcut olmayan Abbas Halim Paşa Köşkü, Selamlık Dairesi ve Hizmetliler Dairesi gibi önemli binalar yaptı. Tepebaşı Dram Tiyatrosu (1971’de yanarak yok oldu, bugün yerinde kısmen katlı otopark var) ile Galatasaray’daki Tokatlıyan Oteli’nin (bugün Konak çarşısı) mimarının da büyük olasılıkla Aznavur olduğu düşünülüyor. Aznavur I. Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre önce ya da (başka bir bilgiye göre) savaştan sonra Kahire’ye yerleşti ve çalışmalarını orada sürdürdü. Kahire’de öldü.

Çarşamba, 14 Eylül 2011 10:34

Nişan Yaubyan

Kadıköy'de doğdu. 1953'te İTÜ Mimarlık Fakültesi'ni bitirdi. Daha sonra ABD'ye giderek 1960- 1969 yılları arasında, her ikisi de dünya çapında ünlü mimarlar olan Eero Saarinen ve Minoru Yamasaki'nin yanında çalıştı. Bu arada 1961'de Michigan Üniversitesi Mimarlık Okuu'nda lisansüstü eğitimini tamamladı. Türkiye'ye döndükten sonra mimari proje yarışmalarında kazandığı dereceler ve çeşitli kentlerde gerçekleştirdiği hastane binalarıyla tanındı. Halen (2011) Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde öğretim görevliliği yapmaktadır.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 09:04

Dimitrios Panayotidis

1907- 1908 yılları arasında Heybeliada Rum Okulu ve 1913 yılında da Aya Varvara Rum Ortodoks Mezarlığı Kilisesi inşaatlarını uygulamıştır.
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:42

Alexander Vallauri

İstanbul’da, Fransız kökenli Levanten bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası sarayın pastacısı idi. Vallauri 1869’da Paris’te Güzel Sanatlar Okulu’nda (Ecole Nationale Superieure des Beaux-Arts) başladığı mimarlık öğrenimini 1879’da tamamlayarak İstanbul’a döndü. Devlet ileri gelenleri ve Levanten ticaret çevresiyle ilişkisini iyi kullanarak kısa sürede İstanbul’da aranan bir mimar oldu ve önemli, büyük binalara imza attı. Karaköy’deki Osmanlı Bankası, Âsar-ı Atika Müzesi (bugün Arkeoloji Müzeleri), Beyoğlu’ndaki Cercle d’Orient Kulübü ve Pera Palas, Cağaloğlu’ndaki Düyun-ı Umumiye (bugün İstanbul Lisesi), Raimondo d’Aronco’yla birlikte yaptığı Tıbbiye-i Şahane (sonra Haydarpaşa Lisesi, bugün MÜ Tıp Fakültesi) ile Büyükada'daki Otel Prinkipo Palas (Eski Rum Yetimhanesi) bunların bazılarıdır. Vallauri, 1883’te öğretime başlayan Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi’nin binasının da mimarı olduğu gibi, açılışından başlayarak 1908’e kadar Mimari Şubesi’ni yönetti ve Fenn-i Mimari hocalığı yaparak pek çok öğrenci yetiştirdi. Kesin olarak bilinmemekle birlikte büyük olasılıkla İstanbul’da öldü.
Sayfa 1 / 7
Buradasınız: Home Adalar Kınalıada Etikete göre gösterilenler Mimar