Kınalıada
Cuma, 22 Nisan 2011 09:24

Prof. Dr. Ali Haydar Taner

Pedagog ve eğitimci Ali Haydar Taner, özellikle emeklilik yıllarının büyük çoğunluğunu Büyükada'da geçirdi. Adada en çok çocuklarla ilgilenir, onları ciddiye alır, yetişkin insanlarmış gibi konuşur ve çoğunlukla kendi yazdığı ya da çevirdiği kitapları hediye ederdi.

Evi, bugünkü belediyeye gelmeden önceki son binaydı

1883 yılında doğan Ali Haydar Taner, yurtdışında pedagoji eğitim almıştı. Çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliği yaptıktan sonra 1926'da Talim Terbiye Kurulu'nun dört üyesinden biri olarak atandı.

Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu'nun hazırlanması, ortaokul ve liselerin üçer yıllık ayrı birer bölüm haline getirilmesi, öğretmen okullarının düzenlenmesi, ilkokul öğretim programlarının geliştirilmesi, Talim ve Terbiye Dairesi'nin kurulması gibi Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki eğitimi modernleştirme çalışmalarının tümünde o da vardı. Almanca, Fransızca, Bulgarca ve Arapça bilen Ali Haydar Taner, pedagoji ve psikoloji alanında pek çok kitap yazdı. Aralarında Finlandiya'nın kuruluşunu anlatan ünlü Beyaz Zambaklar Ülkesinde olmak üzere pek çok kitabı Türkçeye çevirdi. 1956 yılında yaşama veda etmesinin ardından Büyükada'daki evde yazları oğulları Orhan ve Pertev Taner kalmaya başladı.

1991 yılındaki korkunç Plaj Oteli yangını başladığında evde Pertev Taner kalıyordu. Yangın eve de sıçradı, Pertev Taner ancak canını kurtarabildi. Evdeki, aralarında Hoca Ali Rıza, Avni Lifij gibi pek çok önemli ressama ait tablo bulunan koleksiyon da yok oldu.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Ali Muslu

Ali Muslu 1951 yılında, Erzincan'ın merkeze bağlı Molla köyünden Burgazada'ya geldiğinde 17 yaşındaydı. Babasının amcaoğlu Ali Odman 1919 yılında adaya Erzincan'dan gelen ilk göçmenlerdendi. Ali Muslu, "Onun ardından Erzincanlılar Burgazada'ya akın etme başladı" diyor. Burgazada Deniz Kulübü'nün oyun salonunun idaresi genç Ali Muslu'ya verildi ve tam 30 yıl o işte çalıştı. Ali Muslu yazın birkaç ay süren bu işle yetinmedi. Yazlıkçı adalıların desteğiyle 1966 yılında Taksim'in Talimhane semtinde bu kulübün kışlığını açtı. Daha sonra o zamanlar Türkiye'de imal edilmeyen ABD kökenli deterjan markalarının bayiliğini aldı ve Kurtuluş Caddesi'nde büyük bir mağaza açtı. Bugün 76 yaşında olan Ali Muslu, çocukları ve torunlarıyla birlikte Burgazada'da emekliliğin tadını çıkartıyor.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:50

Aktar Arhimidis Efendi

Arhimidis Efendi'nin Heybeliada Aya Nikola kilisesi karşısındaki aktar dükkânında her derdin devası ve her çocuğun beklentisi aynı anda karşılık bulurdu. Kısa boylu, çıplak kafalı, kalın kaşlı, kalın sesli Arhimidis Efendi müşterisinin şikâyetlerini büyük bir dikkatle dinler, raflardaki üstü etiketli oval kutuları bir kimyager edasıyla indirip, gerekli ilacı hazırlardı. Reklis (Rakakiya) denilen anason pestili çok ünlüydü. Siyah, lastik görünümlü şeritler halindeki keskin anason kokulu şekersiz pestil; ağız kokusunu giderir, nefes açardı.

Tek bir ampulle aydınlanan, kepenkleri daima yarı inik izbe dükkân çocuklar için bayramyerinden farksızdı. Çikolatalı Zambo çikleti, Mabel çikleti, şemsiye çikolatası, kuru lokum, leblebi tozu, renkli macun şekeri, akide şekeri, nane şekeri hatta sapan lastiği, şimşir topaç, rengârenk cam bilyeler... Yani bir çocuğu mutlu edecek her şey oradaydı.

Dükkân yaz kış açıktı. Yazla kış arasındaki tek fark, Arhimidis Efendi'nin yelekli takım elbisesi üstüne giydiği yerlere kadar uzun kalın palto ve ellerine geçirdiği yarım parmak yün eldivendi. İstanbul'a mal almaya gittiğinde dükkânda eşi ve kızı Amalia dururdu. Amalia, kırmızı ya da koyu portakal rujunu sürmeden dükkâna inmezdi. Anne kız, satış yapar ama ilaç yapmazdı. O iş Arhimidis'in sorumluluğundaydı.

Arhimidis Efendi ve eşi hayata veda etti. Kızları Madam Amalia ve torunları Dr. Ligor, yazları Heybeliada'ya gelmeyi hiç ihmal etmiyor.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Bakkal Dimopulos

Bakkal Dimopulos Büyükada’nın en önemli ve en büyük bakkalıydı. Dükkânı bakkal Leonidas'ınki kadar estetik ve şık değildi ama en iyi işi her zaman o yapardı.

Bugünkü Marin Otel'in çapraz köşesindeki dükkânı halen boş..

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:11

Bakkal Muizi ve Bakkal Leoni

Bakkal Muizi sessiz, sakin, kendi halinde bir adamdı. Büyükada'da, bugünkü dönerci Mahmut'un olduğu yerdeki iki katlı ahşap binanın alt katındaydı dükkânı. Tek bir ampulle aydınlanan dükkân silme ördekbaşı yeşiline boyalıydı. Her zaman ütüsüz olan pantolonunun üstüne bir iş gömleği giyen Muizi'nin en önemli işi kahve satmaktı. Adanın tek kahve değirmeninin yer aldığı dükkânda içmek isteyenlere mis kokulu kahve servisi de yapılırdı. Muizi'nin çarşıda bugünkü baharatçının yanında bir dükkânı daha vardı. Dükkânı Bolulu Hüseyin lokanta olarak kullanıyordu ama tek kızını evlendirmeye karar veren Muizi onu çıkardı, binayı drahoma olarak damat adayı Leonidas'a verdi. Düğünden sonra Leonidas orayı muhteşem bir bakkal dükkânı haline getirdi.

Adadaki üç-dört Türk bakkalın dışındaki tüm bakkallar Rum'du. Dükkânın üst katını da ev olarak kullanan genç ve yakışıklı Leonidas, mal çeşitliliği ve estetik açıdan adanın en güzel bakkal dükkânını açmıştı.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:15

Bahçıvan İsmail Amca

İsmail Bucak, ünlü Bilecik Rakı'sının sahibi İstepan Berberyan'ın köşkünde bahçıvanlık yapıyordu. Daha önce Gül Baba denilen köşkün bahçesindeki yüzlerce tür güle gözü gibi bakmıştı. 1959 yılında bahçıvanlığı bıraktı ve geçmişte bir kır kahvesi olan Kalpazankaya'da kır lokantası açtı. Denizi, kayalıkları ve ağaçlarıyla doğa harikası bu yerin o günlerde yolu bile yoktu. Artık herkes tarafından İsmail Amca diye anılmaya başlayan İsmail Bucak, tamamen kendi çabasıyla çevreyi düzenledi, bir toprak yol açıp ulaşımı sağladı. Mezeler ve et yemekleri yapıyor, müşterilerine bira, rakı ve ev yapımı şarap sunuyordu.

İsmail Amca, 1970'li yıllarda çevreye çadır kurulmasına da izin verdi. O yıllarda İstanbul'u Katmandu yolunun ana kavşağı yapan hippiler sıkça gelip çadır kurdu Kalpazankaya'ya. Burgazadalı gençler de gitarlarını alıp Kalpazankaya'ya gelirdi yaz akşamlarında. Onun vefatından sonra işletmeyi oğlu Erdoğan Bucak üstlendi ve Kalpazankaya'yı bugünkü haline getirdi. Yaz-kış çalışan lokanta kır düğünlerinin de popüler mekanı haline geldi.

Erdoğan Bucak'ın ölümünden sonra kır lokantasını bugün üçüncü kuşaktan torun İsmail Bucak işletiyor.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:48

Balıkçı Sami

Sami Burgazada'ya geldiğinde henüz 18 yaşında Anadolulu bir delikanlıydı ve ne denizden ne de balıktan anlardı. Şansı yaver gitti, adanın en ünlü balıkçısı Stelyo Reis'in yanında çalışmaya başladı ve işin tüm inceliklerini ondan öğrendi.

Stelyo Reis balık yatakları konusunda uzmandı. O uzmanlığı Sami ondan devraldı. Oyle ki, Yunanistan'a göç ederken tüm balık yataklarının kerterizlerini kaydettiği gizli defterini ona bıraktı, Sami adanın en önemli balıkçılarından biri haline geldi.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:08

Arpacı Arif

Arpacı Arif adadaki faytonculara arpa ve saman sağlayan iki kişiden biriydi. Dükkânı fayton meydanının girişinde bugünkü meşrubatçının olduğu yerdeydi. Bugünkü Adnan'ın lokantasının olduğu yerde de deposu vardı. Arif hep takım elbise giyer, altın köstekli saat takar ama kravat takmazdı. Biraz kabadayıydı. Herkesle bağıra çağıra konuşur, kızdırılırsa "Heeyyyyt!" diye nara atardı. Ama evinde laterna vardı. Aile dostları evine geldiğinde çocuklar hemen laternanın başına üşüşür, kolunu çevirip müzik çalar ve oynarlardı.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:10

Aclan Gülal

Yaşı yetenler, Değirmen Plajı ve Değirmen Diskosu denildiğinde hemen hatırlar Aclan Gülal adını. Hem Karaköy'de lokantacılık hem de "balıkçı reisliği" yapan Kenan Gülal'ın oğluydu. Aclan Gülal eski Kozmeto Un Fabrikası ve deposunu kiralayarak Değirmen Plajı ve diskosunu açtı. Değirmen, 1950'lerin sonlarından 1980'li yıllara değin Büyükada'nın en popüler eğlence mekânlarından biriydi. Reha Yurdakul başta olmak üzere Yeşilçam'ın Adalı ünlü oyuncuları da Aclan Gülal'ın favori müşterileri ve dostları arasındaydı.

Zamanında çok iyi para kazanmasına rağmen, İzmit'te zor koşullar altında yaşarken vefat etti.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:14

Baki Yener

Baki Yener, Adalar Belediye Şube Müdürlüğü'nün Fen İşleri şoförüydü. Babası Ali Yener'in (Topal Ali) fayton meydanı girişinin sağ tarafında lokantası vardı. Baki Yener son derece mütevazı yaşamına rağmen Büyükada'da futbol denilince akla ilk gelen isimdi. Bu ününü çok iyi futbolculuğuna, gol maharetine değil futbol aşkına borçluydu. Hayatını futbola adamıştı. Biraz paytak bacaklı olduğu için güzel futbol oynayamazdı ama Adalar Takımı'nda oynatılmadığı zaman çok kırılır, küplere binerdi. Baki Yener'in futbola duyduğu aşk karşılıksızdı ama bu onu asla yıldırmadı. Futbolla yattı, futbolla kalktı; Futbol Federasyonu'nun "Monitör" kurslarına gitti, diplomasını aldı ve antrenör olarak Adalar Takımı'nın başına geçti. Adalar Futbol Takımı demek Baki Yener demekti. Pek çok genç yoksul futbolcuyu iyi beslenebilsin, okulunu bırakmasın diye cebinden para vererek destekledi. Oysa kendisi de son derece güç koşullarda yaşıyordu. Hiç evlenmedi. Bugünkü Adalar Belediye binasının olduğu yerdeki Fen İşleri deposunu evi bildi, orada yatıp kalktı.

Futbol aşkıyla yaşadı, futbol aşkıyla öldü.

Kategori Adalılar
Sayfa 1 / 6
Buradasınız: Home Adalar Kınalıada Etikete göre gösterilenler Adalılar