Heybeliada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:03

Ertan Anapa

Cuma, 22 Nisan 2011 09:28

Tarzan Toma Balcı

Toma Valcis, spor sahalarındaki ve sinemadaki adıyla Toma Balcı veya Tamer Balcı, 1952 yılında çevrilen "Tarzan İstanbul'da" filminin başrolünü, yani Tarzan'ı oynamıştı. Daha pek çok filmde oynayan Toma için rollerin en zoru Tarzan'ı canlandırmaktı. Çünkü hayli tüylü olan bedeni bu rol için baştan sona tıraş edilmiş ve yaz boyunca Heybeliada'daki arkadaşlarının takılmalarından ve şakalarından kurtulamamıştı. Toma'nın Tarzan rolü için seçilmesinde oyunculuğu kadar, iki metreye yaklaşan boyu, güçlü, kaslı ve güzel bedeni de etkili oldu, çünkü o ünlü bir sporcuydu. Uzun yıllar Türkiye Atletizm Milli Takımı'nda çekiççi olarak yer aldı, tam 15 kez Türkiye şampiyonu oldu ve 1940-1956 yılları arasında sayısız Türkiye rekoru kırdı. Tüm uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etti ve hep birincilik kazandı.

Toma 1977 yılına kadar filmlerde oynamaya devam etti. Son olarak Cüneyt Arkın'ın başrolünü oynadığı "Hınç" filminde mafya babası Hasan'ı canlandırdı.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:41

Niko ve Yusuf Alyanak

Niko ve kardeşi Yusuf Alyanak, Heybeliada'nın demircilik ve su tesisatı ustalarıydı. Refah Şehitleri Caddesi'ndeki küçücük dükkânlarında demirden imal edemeyecekleri şey yoktu. Niko biraz aksi, Yusuf güler yüzlüydü ama ustalıklarına diyecek yoktu.

Niko Usta Heybeliada Aya Nikola Kilisesi'nin baş hafızıydı. Türk sanat müziğini de çok güzel söylerdi. 1983 yılında iki kardeş birlikte bir televizyon programına davet edildiler. Önce Niko Usta'ya şarkılar söyletildi sonra sohbet devam etti. Ne yapıp ettikleri, akrabaları sorulurken, Yusuf Usta kız kardeşinin Yunanistan'a gittiğini, mutlu olduğunu çünkü kocasının ona iyi baktığını söyledi. Sunucu, "Siz niye gitmiyorsunuz? Orada daha rahat edersiniz" der demez, Yusuf Usta'nın güleç yüzü bir anda değişti. Cebinden nüfus cüzdanını çıkardı, "Bak, oku burada ne yazıyor! Ben senin gibi Türk vatandaşıyım. Sen şimdi bana ne demek istiyorsun!" diye gürledi.

Yusuf Alyanak 2006 yılı Şubat ayında vefat etti, Heybeliada Rum Ortodoks Mezarlığı'na gömüldü.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 19 Eylül 2011 22:01

Acem Mehmet

Kravl stilinde yüzücü.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 20 Eylül 2011 15:21

Muallim İhsan

Heybeliada' nın ilk yüzücülerinden.
Kategori Adalı Sporcular
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:27

Hacı Stefanis Gaitanakis

Meditos’ta (bugün Eceabad) doğdu. Küçük kardeşleri Hacı Dimitri ve Hacı Savvas da mimardı. Abdülmecit döneminde saray hizmetinde çalışan Hacı Stefanis Gaitanakis 1839’da yanan Bâbıâli binasının yerinde 1844’te, bugüne pek çok değişikliğe uğrayarak ulaşan yeni binayı yaptı. Heybeliada'da kendi evini, 1844'te Eski Aya Triada Manastırı (Eski Ruhban Okulu; 1894 depreminde zarar gördü) ve Eski Aya Triada Manastırı Kilisesi ile 1857'de Aya Nikola Kilisesi'ni inşa etti. Ortaköy Camisi’nin ve Mecidiye Kışlası’nın (Taşkışla) inşaatlarına da katıldığı söylenir.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 09:12

Aristidis Passadeos

Heybeliada'da doğdu. Zağrofyan Lisesi'nden sonra gittiği Güzel Sanatlar Akademisi (bugün MSGSÜ) 1936'da bitirdi. İki yıl Akademi'de asistanlık yaptıktan sonra serbest mimar olarak çalışmaya başladı. İÜ'nün ve Balıklı Rum Hastanesi'nin inşaat bürolarında çalıştı. 1947'den 1976'da emekli olana kadar Heybeliada Ryhban Okulu'nda ders verdi. 1964'te Atina Üniversitesi'nde Bizans Arkeolojisi konusunda doktorasını tamamlayan Passadeos, İstanbul'da öldü.
Salı, 20 Eylül 2011 13:11

Behzat Balkaya

Milli sporcu.  1912 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta eğitimini Heybliada’da yaptı, sonrasında Galatasaray Lisesi'ni bitirdi, Belçika’ya gitti ve üniversitenin Bankacılık-Ticaret bölümünden mezun oldu. Aynı zamanda iyi bir sporcuydu, Beşiktaş kulübünün eskrim takımına girdi ve 1939 yılında Balkan şampiyonluğuna ulaştı. Sinemaya karşı büyük bir eğilimi vardı hem oyuncu hem de yönetmen olarak çalıştı. Ayhan Işık ve Fatma Girik’le unutulmaz filmler çekti. Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığına girdi ve Gelirler müfettişliği yaptı. 1987’de hayata veda etti.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 20 Eylül 2011 15:26

Nihat Yılbar

1922 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. Spora atletizmle başladı, 1938 yılında aletli jimnastiğe geçti ve 1944 yılında Türkiye şampiyonu oldu ve 1949’a kadar bu şampiyonluğunu sürdürdü. Heybeliada’da yaşadı. Jimnastiği bıraktıktan sonra 1960’da Almanya’ya gitti ve Frankfurt Duesche Turn Schule’de çalışmalara katıldı. Dönüşünde “Öğretim ve Yardım Usulleri ile Aletli Jimnastik” ve bu sporun kurallarını anlatan kitaplar yazdı. İstanbul İhtisas Kulübünü kurdu ve başkanlığını yaptı. Aletli jimnastik Türkiye şampiyonu 1944-1949 yılları arasında Türkiye şampiyonuydu. Aletli jimnastik konusunda eğitim kitapları yazdı. İstanbul İhtisas Kulübü kurucu ve eski başkanıdır.
Kategori Adalı Sporcular
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Anastas ve Andon Prokos

Anastas Prokos, babası öğretmen Andon genç yaşta hayata veda edince, annesi ve dört kardeşinin geçimini sağlamak için eğitimini yarıda bırakıp, Büyükada Rum Yetimhanesi'nin revir ve eczanesinde işe girdi. Orada eczacı kalfası olan Anastas bir süre sonra Heybeliada'ya geçerek, Sıdıka hanımın Heybeliada Halk Eczanesinde çalışmaya başladı. Kendisi gibi Heybeliada'da oturan kardeşleri Ekaterina ve Angelos bu sırada verem hastalığına kurban gitti. Anastas, Heybeliadalı Katina ile evlendi ve iki çocukları oldu. 1927 yılında doğan ikinci çocuğuna babası Andon'un adını verdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Atina'ya akraba ziyaretine giden kardeşi Apotolos orada Alman işgaliyle karşılaştı, tutuklanıp sorguya götürülürken öldü. Anastas 1948 yılına kadar eczanede doktorların yazdığı ilaçları hazırladı, iğne yaptı, tansiyon ölçtü. Heybeliadalılar tarafından çok seviliyordu. Küçük bir sermaye biriktirmişti, eczaneyi Sıdıka hanımdan devraldı, sorumlu müdür Artin beyle birlikte çalışmaya devam etti. Anastas, oğlu Andon'u da eczacı kalfası olarak yetiştirdi. Andon eczacı kalfası olarak yaptığı askerliğini bitirdikten sonra, 1951 yılında eczacı Kiryakiçe Püsküloğlu ile tanıştı. Andon ve Kiça, 1953 yılında evlendiler. Artık eczaneyi kendisi yöneten Andon Prokos nezaketiyle Heybeliada'ya nam salmıştı. Eczaneye gelen on yaşın altındaki çocuklara bile, "Buyrun küçük hanım", "Buyrun küçük bey" diye hitap ederdi. 1955 yılında kızları Ekaterina doğmuştu ki, 6-7 Eylül olayları patlak verdi. Teknelerle Heybeliada'ya gelen yağmacılar, adadaki bazı işbirlikçilerin yardımıyla önünde direnen bekçiyi etkisiz hale getirip, eczaneyi ve Prokos ailesinin dükkânın üstündeki evini taşa tuttu. Taşlardan biri henüz kırk günlük olan Ekaterina’nın beşiğine isabet etti ve aileyi çok korkuttu. Prokos ailesi bir şey olmamışçasına yaşamlarına devam etti ve 1957'de kızları Sofia dünyaya geldi. Kızlarını büyüten Andon ve Kiça Prokos, emekliye ayrılıp kışları Atina'da yaşamaya karar verdi. Eczaneyi devrederlerken, baba Anastas Prokos'un Bakırköy'deki Prodromidis'in eczanesinden satın aldığı, 1912 yapımı antika ecza dolapları, ilaç karılan porselen havanlar, damıtma ve tablet gramaj kesme aletleri, antika ocakları; Heybeliada için sahip çıkılması koşuluyla dükkânda bıraktılar. Bu çok önemli kültür mirası, onların ardından bir ilaç firmasının özel koleksiyonuna satıldı.

Kategori Adalılar
Sayfa 4 / 6
Buradasınız: Home Adalar Heybeliada