Heybeliada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:26

Halit Kakınç

Salı, 13 Eylül 2011 23:48

Erkan Erbelger

Salı, 13 Eylül 2011 23:37

Didem Dermen

Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:13

Garbo Mayk

Müziğe Kınalıada’da, akordeonla başladı. 1963 yılında Mavi Çocuklar grubunu kurdu. Altın Mikrofon yarışmasında dereceye girdikten sonra, Hilton Oteli'nde çalışmaya başladılar. 1973’de Orhan Şevki- Önder Bali orkestrasına katıldı. Aynı yılın sonlarında çıktığı Kıbrıs turnesinde Esin Engin’e eşlik etti.Askerliğini bitirdikten sonra Fransa’ya gidip bir süre orada da çalıştı, ortağı Marten Yorgun’la anlaşmazlığa düşüp rahatsızlanınca İstanbul’a döndü ve müziği bırakıp, iş hayatına atıldı. Geçirdiği hastalıkla bir süre savaştı ama sonunda kendisini kaybettik.
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Vahe Lusarar

1921 doğumlu, mühendis, müzisyen, şair, koro şefi Vahe Lusarar Kınalıada ile üniversite yıllarında tanıştı. Pangaltı Lisesi'nde Yetişenler Derneği korosuna girdikten sonra soprano Adrine Vaner'in kardeşi Ardaşes Mıkhitaryan'la yakın arkadaş oldu. İkisi de iyi yüzücüydü. Tatil günlerinde sabah ilk vapurla Kınalıada'ya gider, yürüyerek Burgazada'ya bakan ve o yıllarda bomboş olan sahile ulaşırlardı. Sandviçlerini ve önemli eşyalarını, çakıllar arasında açtıkları bir çukura gömerek gizleyip dupduru, pırıl pırıl, masmavi denize atlarlardı. Burgazada'ya kadar yüzer, sahile çıkmadan geri dönerlerdi. Sandviçlerini yer, biraz kestirir sonra yine denize atlar ve yine yüzerlerdi. Vahe Lusarar, sevgili eşi Alis Dadyan'la evlendikten sonra uzun yıllar Anadolu'da inşaat mühendisi olarak çalıştı. Müzikten ve korolardan hiç uzak kalmadı. Şimdi, Bomonti Huzurevi'nde yaşıyor. Hâlâ her pazar kilise korosuna katılıyor, 75 yaşında tanıştığı bilgisayarda şimdi "Auto Cad" programı kullanarak tasarımlar yapıyor ve huzurevindekilere bilgisayar kursu veriyor.

Kategori Adalılar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:22

Niko

Alparslan Sokak'ta otururdu.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:00

Erol Örter (Buzuki Erol)

Tersanede çalışırken buzukiye merak sardı ve bu aleti Türkiye’de ilk çalan müzisyen olarak tanındı. Grek müziğini sevdirdi ve kendisinden sonra bu tür çalışmalarda bulunan müzisyenlere yol gösterdi. Uzun yıllar, yalnız İstanbul’un değil, Türkiye’nin tüm kentlerinde kalburüstü lokallerde sahne aldı. Yaz kış Kınalıada’da oturan Örter, geçirdiği hastalıktan sonra sahne hayatına son verdi ,bu arada anıları ve izlenimlerini içeren bir kitap yayımladı.
Perşembe, 15 Eylül 2011 09:54

Sirvart Karamanuk

Ablası piyanist Armine’nin teşviki ile 5 yaşında piyano eğitimine başladı. Sonraki yıllarda Budapeşte ve Viyana’daki ağabeylerinin yanında tüm klasik müzik etkinliklerini, en usta müzisyenlerden dinler. İstanbul’a döndüğünde koservatuara girer, Ferdi Von Ştatzer onu çok beğenip armoni son sınıfına alır. Cemal Reşit Rey de sürekli kendisini destekler. Mezun olduktan sonra yine hocaları Lazar Levy, Lico Amar, Adnan Saygun ve Cemal Reşit Rey’in girişimleri ile Konservatuara hoca olur. Başarılı bir iş adamı olan Kevork Karaamanukyan’la evlenir, bu arada 60 adet beste yapar. ABD, Arvupa, eski SSCB ve Ermenistan’da sayısız konserler veriri, 300 bestesi plak ve CD’lerle yayınlanırken, bir bestesi “Akh Tamar”’ı tüm dünyaya tanıtır. Uluslararası “Who is who” ve dünya müzik kadınları sözlüğünde Sirvart Karamanuk’la birlikte Türkiye yazılmıştır. Aldığı tüm tekliflere karşın ülkesinden ayrılmamış ve ya aylarında Kınalıada’da yaşamayı yeğlemiştir.
Salı, 13 Eylül 2011 23:30

Cem Mansur

Burgazada'lı Cem Mansur, İngiltere'de Londra Şehir Üniversitesi Müzik Fakültesi ve Guildhall Konservatuarı’nda eğitim gördü. Londra'da St. James Oda Orkestrası’nı kurup, yönetti. İngiltere'de başladığı şeflik çalışmalarına 1982'de ABD'de devam ederek, Los Angeles Filarmoni Enstitüsü'nde Leonard Bernstein'ın öğrenciliğini yaptı ve aynı yıl "Ricordi" şeflik ödülünü aldı. 1984'te İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin orkestra şefliğine atandı. İngiltere, Hollanda, Fransa, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Macaristan, Almanya, İsveç, İspanya, Meksika, İsrail ve Rusya'da orkestra ve opera kuruluşlarında konuk şef olarak çalıştı. 1989-96 arasında Oxford Şehir Orkestrası Birinci Şefliği yaptı, 1998 yılında Akbank Oda Orkestrası Daimi Şefliği'ne getirildi
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:35

Musa Albukrek

Dr. Musa Albukrek, 1937 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Musevi Lisesinde okudu. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Cerrahi Kliniğinde Genel Cerrahi İhtisasını tamamladı. 1989’da, Fransa, Creteil’deki Hopital Henri Mondor, 1990’da İsviçre, Geneve’deki Hopital Contonal, 1991-1993’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan, 1992-1996’da Fransa, Paris’teki Hopital Gouin, 1997-1999’da Fransa, Versailles’daki Hopital Andre Mignot, 2000’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan gibi Üniversite Hastanelerinin Kolo-Proktoloji Klinikleri’nde Proktoloji Dalında periyodik ileri staj çalışmalarında yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi Tıp Terminolojisi Dalında öğretim görevlisi ve 1979 yılından bu yana Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde ziyaretçi hekim olarak bulunmuştur.

Tıp tahsilinin yanı sıra keman öğrenimine Seyfettin Asal ile başladı, İstanbul Konservatuarı’nda besteci Ekrem Zeki Ün’le sürdürdü. Pre-Klasik Oda Müziği Topluluğunu kurarak çeşitli kültür merkezlerinde ve radyo televizyonlarda konserler verdi. Keman öğreniminde ileri düzey çalışmalarını lonescu Galati ile sürdürdü. .1992 yılında FKD bünyesinde, müzik alanında öğrenim yapacak bir öğrenciye katkıda bulunulması amacıyla bir fon kuran müzisyen Yaşar Paker adına verilen Müzik Ödülü’nü; 2006 yılında Dr. Musa Albukrek aldı. Patolog, cerrah, müzisyen, ressam ve koleksiyoncu kişiliğinin yanında iyi bir müzik sanatçısı olan Dr. Musa Albukrek’e ödülünü Yasar Paker’in yeğeni Lina Alaton ile Adil Anjel verdi.

Halen konserler vermeye devam eden Musa Albukrek, çok yönlü usta bir resim sanatçısıdır aynı zamanda. Yıllardan beri, yaz-kış demeden, Anadolu’nun çeşitli yöreleri ile İstanbul’un yok olmaya yüz tutmuş tarihi yapılarını kendine özgü üslubu ile kâğıda aktarmıştır. Çoğunlukla siyah beyaz çalışmakta ve desene ayrı bir önem vermektedir. Bugüne kadar 700’e yakın resim çalışması yapan Ressam-Doktor Albukrek karma ve kişisel resim sergilerinin yan ısıra “Çizgilerle Türkiye”, “Çizgilerle Adalar” ve “Çizgilerle Akdeniz Yöresi” adlı yayımlanmış 3 kitabı vardır. Ayrıca, bu çok yönlü sanatçının, adadaki yılların birikimiyle topladığı ve evinde sergilediği, kendi yaptığı oyuncak müzesine sahiptir.

Kategori Adalı Ressamlar
Sayfa 1 / 12
Buradasınız: Home Adalar Heybeliada Etikete göre gösterilenler Müzisyen