Büyükada
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Prof. Dr. Akil Muhtar Özden

Büyükada'dan Yunanistan'a göç etmiş Rumlardan bir gurup, 1998 yazında adayı ziyarete gelmişti. Onları karşılayıp yardımcı olan adalılar arasında Baki Nedim Baltacı da vardı. Gelen gruptaki hayli yaşlı bir eski adalı "Akil Muhtar Bey vefat edeli çok oldu ama onun akrabalarından kimse var mı" diye sordu. Yanındakiler Akil Muhtar'ın uzaktan akrabası olan Baki Nedim Baltacı'yı gösterdi. Yaşlı adam yanına geldi ve "Siz Akil Muhtar nasıl bir adamdı bilir misiniz" diye sordu. Baki Nedim onun Türkiye tıbbına ve tıp literatürüne katkılarını sıralarken, adam sözünü kesti: "O tamam. İnsanlık yanını bilir misiniz?" dedi. Baki Nedim bu kez filozof yanını, kitaplarını anlatıyordu ki, yaşlı Rum tekrar sözünü kesti: "Akil Muhtar İstanbul tıbbının başında olmasına rağmen yılda 8 ay adada oturur, gece yarısı bile olsa hastaların yardımına koşardı. O zamanlar Rumlar fazla olduğu için hastaların çoğu Rum'du. Akil muhtar fakir hastalardan para almaz, eğer çok fakirse, yastığının altına para koyardı. Siz bunu bilmeyebilirsiniz ama ben ölmeden bunu size anlatmayı görev bildim" dedi, her ikisinin de gözleri doldu. Akil Muhtar Özden (1877-1949), Tıbbiye Mektebi'nde başladığı öğrenimini 2. Abdülhamit'in baskısından kurtulmak için yurtdışında tamamladı, 1906'da Cenevre'de doçent oldu. 1908'de meşrutiyetle birlikte İstanbul'a çağrıldı ve Tıp Fakültesi Tedavi Kliniği'ne farmakoloji profesörü olarak atandı. Atatürk hastalandığında onun tedavisi için çaba harcayan doktorlar asındaydı. Kızılay ve Türk Ocakları'nın kurucuları arasındaydı, 1944'de Ordinaryüs oldu. Onun yazdığı farmakoloji kitabı bir klasik olarak üniversitelerin ilgili bölümlerinde hâlâ okutulmaktadır.

Kategori Adalılar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:39

İnci Çayırlı

Çarşamba, 14 Eylül 2011 21:57

Erol Esken (Erol Eskenazi)

35 yıldır sahnelerde her dilden şarkılar söylüyor. Sahnede kaydı yapılan 6 adet CD’si var. Taverna müziğinin öncülerinden. Kendisine eşlik eden grupta klavye, gitar ve buzuki bulunuyor.
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:16

Emre Zeytinoğlu

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğretim üyesidir. Açtığı sergilerin yanısıra, çeşitli dergilerde sanat yazıları yayımlamaktadır. Ali Akay ile birlikte yazdığı Pisuarın Bir Dekonstrüksiyonu (uruart Sanat Galerileri, 1994), Kavramın Sınırlarında (Bağlam Yayınları, 1998) adlı iki kitabı bulunmaktadır.
Kategori Adalı Ressamlar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:24

Prof. Dr. Ali Haydar Taner

Pedagog ve eğitimci Ali Haydar Taner, özellikle emeklilik yıllarının büyük çoğunluğunu Büyükada'da geçirdi. Adada en çok çocuklarla ilgilenir, onları ciddiye alır, yetişkin insanlarmış gibi konuşur ve çoğunlukla kendi yazdığı ya da çevirdiği kitapları hediye ederdi.

Evi, bugünkü belediyeye gelmeden önceki son binaydı

1883 yılında doğan Ali Haydar Taner, yurtdışında pedagoji eğitim almıştı. Çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliği yaptıktan sonra 1926'da Talim Terbiye Kurulu'nun dört üyesinden biri olarak atandı.

Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu'nun hazırlanması, ortaokul ve liselerin üçer yıllık ayrı birer bölüm haline getirilmesi, öğretmen okullarının düzenlenmesi, ilkokul öğretim programlarının geliştirilmesi, Talim ve Terbiye Dairesi'nin kurulması gibi Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki eğitimi modernleştirme çalışmalarının tümünde o da vardı. Almanca, Fransızca, Bulgarca ve Arapça bilen Ali Haydar Taner, pedagoji ve psikoloji alanında pek çok kitap yazdı. Aralarında Finlandiya'nın kuruluşunu anlatan ünlü Beyaz Zambaklar Ülkesinde olmak üzere pek çok kitabı Türkçeye çevirdi. 1956 yılında yaşama veda etmesinin ardından Büyükada'daki evde yazları oğulları Orhan ve Pertev Taner kalmaya başladı.

1991 yılındaki korkunç Plaj Oteli yangını başladığında evde Pertev Taner kalıyordu. Yangın eve de sıçradı, Pertev Taner ancak canını kurtarabildi. Evdeki, aralarında Hoca Ali Rıza, Avni Lifij gibi pek çok önemli ressama ait tablo bulunan koleksiyon da yok oldu.

Kategori Adalılar
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:39

Abidin Mortaş

Divriği'de doğdu. 1923'te girdiği Sanayi- i Nefise Mektebi'nden (bugün MSGSÜ) 1928'de mezun olduktan sonra serbest mimar olarak çalıştı. 1931'de Zeki Sayar ve Abdullah Kozanoğlu ile birlikte Cumhuriyet döneminin ilk mimarlık dergisi olan ve birkaç yıl sonra Arkitekt'e dönüştürülen Mimar Dergisi'ni çıkarmaya başladı. Dergideki çalışmasını 1940'a kadar sürdürdü. 1941'de müteahhitliğe başladı ve Ankara'da Dil ve Coğrafya Fakültesi, Etibank, Emekli Sandığı, Amerikan Elçiliği'nin de aralarında bulunduğu birçok binanın inşaatını gerçekleştirdi. Bir yandan mimarlığını da sürdürerek çeşitli projelere imza attı, yarışmalara katılarak birincilikler kazandı. Büyükada'da 1950 yılında İş Bankaşı Piyango Evleri'nin inşaatını gerçekleştirdi. İstanbul'da öldü.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 10:11

Turgut Cansever

Antalya’da doğdu. 1946’da Güzel Sanatlar Akademisi (bugün MSGSÜ) Yüksek Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. 1949’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde doktor unvanını kazandı, 1960’ta doçent oldu. 1957’den 1980’e kadar İstanbul Belediyesi’nde danışmanlık, planlama müdürlüğü, Marmara Bölgesi Planlama Teşkilatı’nda ve Büyük İstanbul Nâzım Plan Bürosu’nda başkanlık, İmar ve İskân Bakanlığı ile Ankara Belediyesi’nde danışmanlık gibi görevlerde bulundu. 1983’te Ağa Han Mimarlık Ödülü’nün büyük jürisinde yer aldı.
1970- 1972 arasında Burgazada'da Halil Nadaroğlu Evi ve 1952'de Büyükada Rifat Yalman Evi'ni inşa etti. 1971-1973 arasında Bodrum’daki Ertegün Evi yenilemesinde ve 1961-1967’de Ankara’da (Ertur Yener ile birlikte) gerçekleştirdiği Türk Tarih Kurumu Binası’nda geleneksel biçimleri çağdaş bir anlayışla kullanmadaki başarısıyla 1980’de iki Ağa Han Mimarlık Ödülü birden kazandı. 1990’da Mimarlar Odası kendisine Büyük Ödül’ü (Sinan Ödülü) verdi. Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü, Bodrum’da 1983-1991’de (Emine ve Mehmet Öğün, Feyza Cansever ile birlikte) gerçekleştirdiği Demir Evleri’nde insan ölçeğinde bir çevre yaratmada yerel-geleneksel teknolojiyi ustaca kullanması nedeniyle 1992’de bir kez daha kazandı. Mimarlık alanında kuramsal kitapları da bulunan Cansever 2005’te Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Türk mimarisinin tarihsel köklerinden kopmadan çağdaş mimari çizgiyi yakalayabilmiş” bir mimar olarak Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne değer görüldü. İstanbul’da öldü.

Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:53

Koço

1955'lerde Kumsal'da gitar çalardı
Salı, 20 Eylül 2011 15:13

Lefter Küçükandonyadis

Efsanevi milli futbolcu, antrenör (Fenerbahçe, ACF Fiorentina, OGC Nice)

1935 yılının serin bir sonbahar günü, Büyükada'daki arsada, 8-10 yaşlarında bir grup çocuk, bez ve iple yaptıkları topun peşinde coşku içinde koşuyordu. Okul çantalarını üst üste koyarak kurdukları kaleye yaklaştığında küçük Lefter, topu ayağında fazla tutan Nuri'ye, "Pas ver, pas ver!" diye bağırdı. Nuri, topu takım arkadaşının önüne doğru yuvarladı. Lefter bir vücut çalımıyla karşısındaki oyuncuyu geçti, topu panik içindeki kalecinin bacakları arasından kaleye soktu ve "Gooool!" diye haykırdı.

1925 doğumlu Lefter Küçükandonyadis, 1941 yılında mahkeme kararıyla yaşı büyütülerek Taksimspor'a girdi. Askerlikten sonra 21 yaşında Fenerbahçe'yle anlaştı. Fenerbahçe formasıyla toplam 615 maçta 423 gol attı. 50 kez milli forma giyen ilk futbolcu oldu, yabancı takımlara 22 gol attı. 9 kez Milli Takım kaptanlığı yaptı. Fenerbahçe'den İtalya'nın ACF Fiorentina takımına transfer oldu. Bonservis ücreti alınarak yurtdışına transfer edilen ilk Türkiyeli oyuncu olan Lefter İtalya'da 1 yıl oynadıktan sonra, Fransa'nın OGC Nice takımına transfer oldu ve orada da 1 yıl oynadı. Futbol yaşamı boyunca profesyonel oyuncu olarak yer aldığı toplam 752 maçta tam 506 gol attı. Oyunculuğu 1964 yılında bıraktı, 1970 yılına kadar Türkiye ve Yunanistan'da antrenör olarak çalıştı. Zamanının çoğunu Büyükada'da geçirirdi. Büyükadalı futbol anıtı 2012 yılında vefat etti.

Kategori Adalı Sporcular
Sayfa 8 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada