Büyükada
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:30

Balıkçı Haralambos Davula

Büyükadalı balıkçı Haralambos kayığını yalının önündeki iskeleye ustalıkla yanaştırdı. Balıkçılık arkadaşı Troçki ve korumaları onu iskelede bekliyordu. Hemen açıldılar... Sovyet Devrimi’nin liderlerinden Lev Davidoviç Troçki, Politbüro'daki siyasi rakipleri olarak gördüğü tüm eski yoldaşlarını yok eden ya da çevresinden uzaklaştıran Stalin tarafından 1929 yılında ülkesinden kovulduğunda İstanbul'a gelmişti. 4 yıllık İstanbul yaşamının çoğunu Büyükada'da geçirdi. Adada Stalin yönetimini eleştiren ve devrimin nasıl sürekli olacağını tartışan kitaplar yazan Troçki, kalan tüm zamanını balık avlamaya ayırıyordu. Balıkçılık arkadaşı dönemin önemli balıkçılarından Haralambos Davula'ydı. İkili, Haralambos'un sandalıyla yalnızca onun bildiği balık yataklarında avlanırken, silahlı korumalar onlara nezaret ederdi. Troçki Sovyet ajanları tarafından her an öldürülebilirdi çünkü. Türkiye'yi terk etmesinin ardından Fransa ve Norveç'te pek hoş karşılanmasa da bir süre barınmaya çalışan Troçki, çareyi Meksika'ya yerleşmekte buldu. Pek çok suikast girişiminden kurtuldu ancak 20 Ağustos 1940'ta, Meksiko'da ajan Ramón Mercader tarfından bir buz baltasıyla ağır yaralandı ve ertesi gün öldü.
Salı, 13 Eylül 2011 18:19

Sedat Erkoğlu

İstanbul'da doğdu. 1934'te Güzel Sanatlar Akademisi'ni (bugün MSGSÜ) bitirdi. Aydın ve İstanbul belediyelerinde mimar olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul İmar Müdürlüğü, İstanbul Belediye Reis Muavinliği gibi bürokratik görevler yaptı. 1959'da İETT Umum Müdürlüğü'ne getirildi.
Salı, 13 Eylül 2011 22:46

Ahmet Refik Altınay

Ahmet Refik, Kuleli Harp Okulu'nu bitirdikten sonra önce Fransızca, ardından tarih öğretmeni oldu. 1924-1927 yılları arasında Türk Tarih Encümeni'ne başkanlık yaptı. 10 Ekim 1937'de vefat etti. Mezarı Büyükada'dadır. Neredeyse bütün ömrünü Büyükada’da geçiren Ahmet Refik Altınay şarkılarında, şiirlerinde Adalar’ı anlatmış, Ada’dan uzak kaldığı zamanlarda Ada şiirleri okuyarak hasret gidermiştir.
Bilinen 116 şarkısından birkaçı: “Şen gözlerine neşe veren bir çiçek olsam”, “Solsan da sararsan yine gül-penbe dehensin”, “Kederden mi neden bilmem sararmış reng-i ruhsarın”, “Sırma saçlı yârimin can bahşederken işvesi”...
Cumartesi, 03 Eylül 2011 14:08

Akillas Millas

Akillas Millas eski bir Adalı. 1970’lerde İstanbul ve Adalar'dan ayrılarak Atina'da yaşamına devam etti. Türkiye'nin önemli bir ortopedi cerrahı. Akillas Millas’ın çocukluk yıllarında başlayan tarih, araştırma ve koleksiyon ilgisi anneannesinin kendisine devrettiği Adalar ile ilgili bilgileri korumaya devam etmek ve geliştirmek merakı onu zamanla önemli bir yazar olma noktasına taşıdı. Titiz araştırmacılığı, sürekliliği olan disiplinli çalışmaları ve bildiği yabancı dilleri iyi kullanması ile önemli araştırmalar yapan Millas İstanbul, Türkiye ve Adalar’ın kentsel yaşamı, toplumsal izler, kentlilerin gündelik yaşam alışkanlıkları, mimari tarihi, kültürel yapısı başta olmak üzere mikro tarih yazıcılığında oldukça önemli eserler verdi. Adalar hakkında günümüzde yapılan yayınların büyük bölümü Millas'ın kitaplarına ve yol göstericiliğine dayanarak yazılabiliyor. Prinkipo, Halki, Antigoni, The Princes' Islands, Kilimatogya kitaplarından bazıları…
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:03

Vedat Kosal

Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:08

Vedat Tek

İstanbul’da doğdu. Ortaöğrenimine İstanbul’da başlayıp Paris’te tamamladı. Mimarlık eğitimini Paris’te Güzel Sanatlar Okulu’nda (Ecole Nationale Superieure des Beaux-Arts) yaptı. Okulu bitirirken burs almak için katılmak istediği Roma Ödülü yarışmasına yabancı olması nedeniyle kabul edilmedi. Ancak Fransa Devlet Başkanı’nın özel izniyle katıldığı bu yarışmadaki çalışması Légion d’Honneur nişanıyla ödüllendirildi. 1897’de İstanbul’a dönen Tek çeşitli devlet kuruluşlarında mimarlık yaptı. 1908’de Sermimar-ı Şehriyari (Padişahın Başmimarı), daha sonra Harbiye Nezareti Sermimarı oldu. Bir yandan da Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (bugün MSGSÜ) ve Yüksek Mühendis Mektebi’nde (bugün İTÜ) hocalık yaptı. İstanbul’da öldü.
Vedat Tek, bugün I. Ulusal Mimarlık olarak anılan ve geçmişteki klasik Osmanlı mimarlığının biçimsel öğeleriyle yeni bir ulusal mimarlığın yaratılmaya çalışıldığı Milli Mimari (ya da Neo-Osmanlı) üslubunun Kemalettin Bey’le birlikte başlıca temsilcilerinden biriydi. Bu doğrultudaki başlıca eserleri arasında İstanbul’da Sultanahmet’teki Defter-i Hakani (bugün Tapu ve Kadastro Müdürlüğü), Sirkeci’deki Büyük Postane, Haydarpaşa ve Moda vapur iskeleleri, Nişantaşı’ndaki ve Büyükada'daki kendi evi, Ankara’da Halk Fırkası Mahfeli (İkinci TBMM Binası) ve Kastamonu Hükümet Konağı sayılabilir.

Cuma, 22 Nisan 2011 09:40

İbrahim Amca

60 yıllık Büyükadalı İbrahim Durmuş, adalıların deyişiyle İbrahim Amca, kıyıdaki balık lokantaları sokağının tanınmış lokantalarından Milano Restoran'ın sahibiydi. 1926 doğumlu, Karadeniz kökenli İbrahim Amca 80'ine merdiven dayadığında bile aksatmaksızın her gün işyerine gelir, yoğun ilgisini personelinden olduğu kadar müşterilerinden de esirgemezdi.

Adalıların ve müşterilerinin büyük çoğunluğu onun yakın dostuydu. Herkesle tek tek ilgilenir, eşlerini, çocuklarını lâf olsun diye değil gerçek bir ilgi ve şefkatle sorardı. Tatmin edici yeterli bilgiyi almadan da bırakmazdı.

Yoldan geçerken durdurduğu bir eski dostu veya müşterisine, "Yahu bu senin kız kocaman oldu, bak kaç yaşına geldi. Niye hâlâ evlenmiyor" diye sormak onun için olağandı. Ya da birkaç gün tek başına gelen bir müşterisinin eşine telefon açıp, "Kızım sen nerdesin? Bu niye tek geziyor burada? Yoksa bir şey mi var" diye soracak kadar ilgiliydi çevresindekilerle. İbrahim amca 2006 yılında hayata veda etti.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 16:23

Vahriç Melkonyan

Milli Boksör
Kategori Adalı Sporcular
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:57

Ergüder Yoldaş

Türkiye'nin önemli müzisyenlerindendir. Şarkılarıyla, özellikle Sultanıyegâh ve Sadabâd'la, Türk müziğini bambaşka bir yola sokan Ergüder Yoldaş, Türk popüler müziğinin tıkandığı 1980'lerde makam müziğiyle pop müziğin mükemmel bir sentezini ortaya koymuştu. 1987'de yaptığı Elde Var Hüzün albümü yüksek müzikal kalitesine rağmen istenen ticari başarıya ulaşamadı. Ergüder Yoldaş belki bu yüzden belki de kendisinin bildiği başkaca nedenlerle Büyükada'ya gelip münzevi bir yaşamı seçti. Başlangıçta denize yakın fundalıkların içinde naylonlar ve ambalaj malzemelerinden bir barınak yapıp yaşamayı yeğleyen Yoldaş, tuhaf bir rastlantı sonucu Büyükada yaşamının devamında Franz Ficher'den kalan enikonu yıkılmış kulübeye yerleşti. Bir iki kez sevenlerinin "hayata döndürme" çabalarına kapılıp gitse de yine geri döndü ve tam 13 yıl Büyükada'da yaşadı.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 13:15

Konstandinidis Kalfa

Büyükada'daki bugün mevcut olmayan Aleksander Kangelaris Evi'nin kalfası.
Sayfa 8 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada