Büyükada
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:47

Tiraje Dikmen

Türk modern resim sanatının ülke sınırları ötesinde ün kazanmış temsilcilerinden olan Tiraje Dikmen, 1925 yılında İstanbul’da, Büyükada’da dünyaya geldi.

Babası, Türkiye’de mikrobiyolojinin öncülerinden olan veteriner Cafer Fahir Dikmen'dir. İki çocuklu ailenin ikinci çocuğu olan Tiraje Dikmen’in ablası ressam Şükriye Dikmen’dir. Tiraje Dikmen, babasının isteği nedeniyle ablasıyla birlikte erken yaşta Fransızca öğrenmiş ve Namık İsmail, Feyhaman Duran gibi ressamların Dikmen ailesini yakından tanıması nedeniyle sanatla ilgili bir ortamda yetişmiştir. Işık Lisesi'ni bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeyken özel öğrenci olarak Léopold Lévy'nin atölyesine devam etti. 1949 yılında Fransız hükümetinden aldığı burs ile Paris’e giderek eğitim ve çalışmalarına burada devam etti.

1980’lerden itibaren ağırlıklı olarak İstanbul’da yaşamaya başladı; Büyükada’da doğduğu köşke yerleşti. 1990’larda ağırlıklı olarak göç temasını izleyen çalışmalar üretti. Sergi etkinliklerinden özellikle uzak durarak deneysel çalışmaları tercih etti.

1 Eylül 2014’te hayatını kaybeden ressam, Büyükada’da Tepeköy Mezarlığı’nda defnedilmiştir.

Kategori Adalı Ressamlar
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:25

Komet (Gürkan Coşkun)

1960-1967 yılları arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde eğitim gördü, Halil Dikmen ve Zeki Faik İzer atelyelerinde çalıştı. 1971'de devlet bursuyla gittiği Paris'e yerleşti. Burada Vincence Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü'nde eğitim gördü. 1960-1967 yılları arasında İDGSA Resim Bölümünde öğrenim gördü. Halen yaşamını İstanbul ve Paris'te sürdüren ressam, ilk sergisini 1974'te Fransa'nın Rouen şehrinde açtı.[1] Türkiye'de on beş, Paris'te dokuz, Viyana, Salzburg, Lozan ve Brüksel'de ise birer kişisel sergi açan ressam ayrıca pek çok uluslararası sergiye katıldı.[2] Genelde hayal ile gerçeği harmanlayan eserler verdi. Önceki yıllarda çeşitli dergilerde yer almış şiirleri, 2007 yılında kitap olarak yayınlandı. "Kuyruklu yıldız" anlamına da gelen Komet adını, bir müzik grubundan esinlenerek aldı, daha çok bu isimle anılır. Ender gravür ustalarındandır.
Kategori Adalı Ressamlar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:40

İbrahim Amca

60 yıllık Büyükadalı İbrahim Durmuş, adalıların deyişiyle İbrahim Amca, kıyıdaki balık lokantaları sokağının tanınmış lokantalarından Milano Restoran'ın sahibiydi. 1926 doğumlu, Karadeniz kökenli İbrahim Amca 80'ine merdiven dayadığında bile aksatmaksızın her gün işyerine gelir, yoğun ilgisini personelinden olduğu kadar müşterilerinden de esirgemezdi.

Adalıların ve müşterilerinin büyük çoğunluğu onun yakın dostuydu. Herkesle tek tek ilgilenir, eşlerini, çocuklarını lâf olsun diye değil gerçek bir ilgi ve şefkatle sorardı. Tatmin edici yeterli bilgiyi almadan da bırakmazdı.

Yoldan geçerken durdurduğu bir eski dostu veya müşterisine, "Yahu bu senin kız kocaman oldu, bak kaç yaşına geldi. Niye hâlâ evlenmiyor" diye sormak onun için olağandı. Ya da birkaç gün tek başına gelen bir müşterisinin eşine telefon açıp, "Kızım sen nerdesin? Bu niye tek geziyor burada? Yoksa bir şey mi var" diye soracak kadar ilgiliydi çevresindekilerle. İbrahim amca 2006 yılında hayata veda etti.

Kategori Adalılar
Salı, 13 Eylül 2011 18:19

Sedat Erkoğlu

İstanbul'da doğdu. 1934'te Güzel Sanatlar Akademisi'ni (bugün MSGSÜ) bitirdi. Aydın ve İstanbul belediyelerinde mimar olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul İmar Müdürlüğü, İstanbul Belediye Reis Muavinliği gibi bürokratik görevler yaptı. 1959'da İETT Umum Müdürlüğü'ne getirildi.
Cuma, 22 Nisan 2011 00:05

Deli Memduh

Memduh, Çınar Meydanı'na inen yokuşlardan birinde otururdu. Her gün muntazaman meydana iner, ağzından hiç eksik etmediği sigarasıyla en fazla on metrelik bir parkur üzerinde volta atmaya başlardı. Kendi kendine konuşur; durmadan gider gelir, gider gelirdi. Kimseye zararı yoktu. Yemek vakti geldiğinde annesi çağırır o da itirazsız eve dönerdi. 60'lı yaşlarının ortalarına değin bu böyle devam etti, sonra vefat etti.
Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:55

Şemsi Molla

Büyükada'da, Şemsi Molla'nın sözünden kimse çıkamazdı. Aksiliği ve lafını esirgemediği için ondan çekinilir, hastalardan para almadığı ve yardımsever olduğu için sevilirdi. İster sevgiden ister korkudan, o ne derse olurdu. Ada esnafı belediyeden çok ondan çekinirdi.

Kuleli Askeri Lisesi Başhekimi Şemsi Molla'nın aksilik maskesinin ardında müthiş bir mizah ve hiciv gücü gizliydi. Yakın arkadaşı şair ve yazar Recaizade Mahmud Ekrem, bu özellikleri yüzünden ona "Ada Beyi" derdi

Şemsi Molla 1844 yılında doğdu. Önce medrese eğitimi alıp sonra babası, 2. Abdülhamit'in Hekimbaşı Celalettin Efendi gibi askeri hekim oldu, ihtisasını Paris'te tamamladı.

Şemsi Molla, vapur seferlerinin düzenli hale gelmesinin ardından yaz-kış Büyükada'da oturmaya başladı. Her gün Kuleli Askeri Lisesi'ne gidip gelirdi. Adadaki yoksul hastaların din-köken ayırmayan gönüllü hekimiydi. Recaizade Mahmud Ekrem'in oğlu, yazar ve eğitimci Ercüment Ekrem Talu anılarında Şemsi Molla'ya sıkça yer verir. Bunlardan birinde babasının Şemsi Molla'nın bir yağlıboya portresini yaptığını anlatır. Molla resim bittikten sonra bakar, "Yahu bu ben değilim!" der. "Sen değilsen de, ya kim" diye sorar Recaizade. Molla aksileşir: "Aşiret beylerinden biri! Sen galiba bana Ada Bey'i diye diye yüzümü de ters görmeye başladın". Recaizade altta kalmaz, "O terslik senin huyundan sirayet etmiştir. Yoksa ben doğru görürüm" diye tartışmayı noktalar ama Şemsi Molla'nın ikna olması haftalar sürer. Tanıdığı herkesi evine çağırıp resmin kendisine benzeyip benzemediğini sorar. Şemsi Molla 1894 yılında henüz 50 yaşındayken hayata veda etti.Hastanenin karşı köşesinden başlayıp, Büyükada Kültür Evi'nin arkasına kadar giden sokak bugün onun adıyla anılıyor.

Kategori Adalılar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 08:47

Maruf Önal

İstanbul'da doğdu. 1943'te Güzel Sanatlar Akademisi'ni (bugün MSGSÜ)bitirdi.1943- 1946 arasında Akademi'de asistan olarak çalıştı. 1958'de öğretim görevlisi olarak Yıldız Teknik Okulu'na (sonra İDMMA, bugün YTÜ) girdi.1971'de profesörlüğe yükseldiği bu kurumda çeşitli dönemlerde kürsü ve bölüm başkanlığı, iki kez Mimarlık Fakültesi dekanlığı yaptı. Turgut Cansever ile Türkiye'nin ilk büyük mimarlık bürolarından birisi olan (İMA) İnşaat ve Mimarlık Atölyesi'ni kurdu. Mimarlar Odası'nın kurulmasında emeği geçti. 1967'den itibaren Oda bünyesinde yönetim kurulu üyeliği, genel başkanlık ve onur kurulu üyeliği gibi görevler üstlendi. 2000'de Mimarlar Odası tarafından Büyük Ödül'e (Sinan Ödülü) değer bulundu. İstanbul'da öldü. Büyükada'da Seyhun Villası inşaatını uygulamıştır.
Salı, 13 Eylül 2011 23:21

Bedros Kılıçcan

70’li yıllarda Gece Kuşları adlı grupta davulcu olarak başladığı müziği 10 yıl kadar sürdürdükten sonra ticari işleri yüzünden bıraktı. Denizaltı sporlarına merak sardı ve Büyükada’da balık adam olarak birçok dalışa katıldı.
Salı, 13 Eylül 2011 23:25

Bekir Boran

"Eski adalarda gece 12.00’den sonra müzik sesleri duyulurdu. Özellikle Rum cemaatinin enstrümanlarla gece yarısı ada turuna çıktıkları olurdu. O zaman adada korku ve huzursuzluk yoktu. Bu müzik ziyafetine Türkler de iştirak ederdi. Şimdi neden olmasın…"
"Bir aile toplantısında Müzeyyen Senar Hanımefendi tesadüfen bizimle birlikte oldu. Bendeniz de o aile toplantımızda enstrüman çaldığım için grubumuz Müzeyyen Hanım’a eşlik etmemi istedi. Devamlı musiki içinde yoğrulan Müzeyyen Hanım içinden bile olsa “Burada da mı buldunuz beni? Ben dinlenmeye geldim” der gibi oldu. Ben kendisine “Abla ben gazeteciyim ve amatörüm. Ud çalmak ne haddime, hata yaparsam affet” dedim. Benim udla yaptığım ufak bir giriş sonrası Müzeyyen Hanım elime vurup, kendi tabiriyle aynen şöyle söyledi: “Ulan sen bu çalmanla amatörsen ben bilmem neyim!” dedi ve fasıl başladı. Sabah ezanı okunurken biz fasılı noktaladık. Bunun bir eşini de rahmetli Adnan Kahveci ile Fatin Rüştü Zorlu’nun kızı Sevin Zorlu’nun evinde Metin Akpınar’ın da dahil olduğu bir fasılla sabahları ettik."

Perşembe, 15 Eylül 2011 11:20

Füreya Koral

Füreya Koral İstanbul'da doğdu. 1927'de Notre Dame de Sion Kız Lisesi'nden mezun oldu. Bir süre İstanbul Üniversitesi'nde Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne devam etti. Dönemin ünlü Macar keman virtüozu, sonradan Füreya'nın teyzesi Aliye Berger ile evlenecek olan Charles Berger'den özel keman dersleri aldı. 1940-1944 arasında müzik eleştirileri yazdı, çeviriler yaptı. 1947'de Lozan'da seramik çalışmalarına başladı. Ardından tanınmış Fransız seramikçi Serré'nin desteği ile, Paris'te özel bir seramik atölyesinde çalışmalarını sürdürdü. İlk seramik ve taşbaskı sergisini 1951'de Paris'te açtı. Aynı yıl yurda döndü, Maya galerisinde yapıtlarını sergiledi. Yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli sergilere katıldı, ödüller aldı. Koral, 26 Ağustos1997'de 87 yaşında İstanbul'da öldü. Füreya Koral, soyuttan gerçeküstüne uzanan ve zaman zaman yerelliğe ağırlık veren bir anlatım çeşitliliği içinde seramik panolar, üç boyutlu yapıtlar, vazo, tabak vb. gibi günlük yaşamda kullanılacak ürünler gerçekleştirmiştir. Özellikle çinicilik konusundaki bilgisi ve yetkin işçiliği yapıtlarında Doğu ve Batı sanatını başarılı bir biçimde birleştirilmesine olanak vermiştir. Özellikle duvar dekorasyonu, pano ve şömine üstüne çalışmalar yaptı, 1960 yılında da Ankara'daki bir otel için büyük bir pano yaptı. Sanatçının diğer eserleri arasında, 1963 yılında Ankara'da Ulus Çarşısı'na, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'na, 1966 yılında İstanbul'da Ziraat Bankası'na,1969 yılında İstanbul Divan Oteli'ne yaptığı panolar sayılabilir.1951'den günümüze kadar yurt içinde ve dışında 32 sergi açtı. Eserleri Paris'teki Salon d'Octobre, Ciudad de Mexico'daki Modern Sanat Müzesi, Prag'da Napstkovo Muzeum, Washington'da Smitshonian Institute ve Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki galerilerde sergilendi.1955 yılında Cannes Milletlerarası Sergisinde gümüş madalya, 1962 yılında Prag Milletlerarası Sergisinde altın madalya kazandı. 1967 yılında İstanbul'da düzenlenen Milletlerarası Seramik Sergisinde de gümüş madalya aldı. Ayrıca Washington Smithsonian Enstitüsü'nden ödül ve Fransa'daki Vallauris bienalinden onur diploması aldı. Koral, 1981'de Kültür Bakanlığı ödülü, 1986'da Sedat Simavi Vakfı Plastik Sanatlar Ödülü'nü de lâyık görüldü.
Kategori Adalı Ressamlar
Sayfa 7 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada