Büyükada
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:19

Ayşe Azra ve Kemal İnal

1945 yılından vefat ettiği 1966 yılına değin Vehbi Koç'la birlikte çalışan, İstanbul Ford bayiliğinin ilk yöneticisi, Otosan'ın murahhas azası ve Koç Holding'in ilk birkaç isminden biri olan Kemal İnal çocukluk yıllarından itibaren Büyükadalı'ydı. Çok genç yaşta evlendiği eşi Ayşe Azra İnal ressam olmak istiyordu. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne gitti, Beşiktaş'ta aralarında Nuri İyem'in de olduğu bazı ressam arkadaşlarıyla stüdyo kurdu ve resim yapmaya koyuldu. Ancak Büyükada'nın genç karı kocanın hayatında her zaman ağırlıklı bir yeri vardı. Ayşe Azra ve Kemal İnal yazları mutlaka Büyükada'da geçirir, her fırsatta küçük sandallarına atlayıp adanın tadını çıkarır, bir adalı gibi yaşarlardı. Eşinin erken vefatından sonra, Ayşe Azra İnal, bu misyonu tek başına sürdürdü. 5 beygirlik kıçtan takma motorlu küçük sandalıyla tek başına adanın arkasındaki koylara gider, denize girer, midye çıkarıp çocuklarına nefis yemekler hazırlardı. Bu yolculuklarında resim malzemelerini de yanından ayırmaz canının çektiği yerde karaya çıkıp şövalesini kurar ve ada tabloları yapardı. Bazıları Anadolu Kulübü'nde olmak üzere pek çok sergi açtı. Ayşe Azra İnal, 70'li yaşlarında bile bu yaşam biçimini değiştirmedi, 1998'de hayata veda etti.
Cuma, 22 Nisan 2011 00:14

Baki Yener

Baki Yener, Adalar Belediye Şube Müdürlüğü'nün Fen İşleri şoförüydü. Babası Ali Yener'in (Topal Ali) fayton meydanı girişinin sağ tarafında lokantası vardı. Baki Yener son derece mütevazı yaşamına rağmen Büyükada'da futbol denilince akla ilk gelen isimdi. Bu ününü çok iyi futbolculuğuna, gol maharetine değil futbol aşkına borçluydu. Hayatını futbola adamıştı. Biraz paytak bacaklı olduğu için güzel futbol oynayamazdı ama Adalar Takımı'nda oynatılmadığı zaman çok kırılır, küplere binerdi. Baki Yener'in futbola duyduğu aşk karşılıksızdı ama bu onu asla yıldırmadı. Futbolla yattı, futbolla kalktı; Futbol Federasyonu'nun "Monitör" kurslarına gitti, diplomasını aldı ve antrenör olarak Adalar Takımı'nın başına geçti. Adalar Futbol Takımı demek Baki Yener demekti. Pek çok genç yoksul futbolcuyu iyi beslenebilsin, okulunu bırakmasın diye cebinden para vererek destekledi. Oysa kendisi de son derece güç koşullarda yaşıyordu. Hiç evlenmedi. Bugünkü Adalar Belediye binasının olduğu yerdeki Fen İşleri deposunu evi bildi, orada yatıp kalktı.

Futbol aşkıyla yaşadı, futbol aşkıyla öldü.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 09 Aralık 2013 19:37

Farra Ailesi - Antoine Farra (1845-1921)

Farra köşkünün sahibi Büyükadalı. Bay Antione Farra ayrıca İstanbul Tepebaşı’ndaki Farra Han (bugün Tarhan Han) inşa ettirmiştir. Büyükada’daki Farra Köşkü’nün mimari Paris’te mimarlık okuyan Paul Farra’dır. Roch Farra’nın çocukları Antione, Paul ve Joseph Farra’dır.

Maria Aliotti’nin büyük büyük babası Antoine Farra ve ailesi hakkında bilgi Adalar Müzesi Arşivi’ne Bay Enrico Aliotti (bayan Maria Aliotti’nin eşi) tarafından Oktay Yenal kanalı ile iletilmiştir.

Veri tabanında Bay Enrico’nun elyazısı ile hazırladığı soy ağacını görebilirsiniz. Ayrıca Büyükada’da bulunan meşhur Farra Köşkü hakkında bilgi, aile hakkında yayınlanan diğer çalışmaların bilgisini bulabilirsiniz.

Perşembe, 15 Eylül 2011 11:16

Emre Zeytinoğlu

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğretim üyesidir. Açtığı sergilerin yanısıra, çeşitli dergilerde sanat yazıları yayımlamaktadır. Ali Akay ile birlikte yazdığı Pisuarın Bir Dekonstrüksiyonu (uruart Sanat Galerileri, 1994), Kavramın Sınırlarında (Bağlam Yayınları, 1998) adlı iki kitabı bulunmaktadır.
Kategori Adalı Ressamlar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 09:45

Giorgio Domenico Stampa

İtalyan asıllı bir Levanten olarak İstanbul'da doğdu. Mimarlık öğrenimini İtalya'da yaptı. 19.yüzyılın ikinci yarısında İstanbul'da etkinlik gösterdi. Ünlü banker ailesi Komondo'lar için inşa ettiği bazı iş hanlarından başka, Cağaloğlu'ndaki İran Elçiliği (bugün İran Konsolosluğu), Tophane'de Defterdar Yokuşu'ndaki İtalyan Hastanesi, Sultanhamam'da Mercan Yokuşu'ndaki American Bible House Hanı, Tepebaşı'ndaki Giacomo Leoni ile birlikte gerçekleştirdiği Korpi Konağı (eski ABD Konsolosluğu), Büyükada'daki Santa Pasifico Latin Kilisesi bildiğimiz önemli binalarıdır. İstanbul'da öldü, Feriköy Latin Katolik Mezarlığı'na gömüldü.
Cuma, 22 Nisan 2011 00:10

Asker Hüseyin

Askerliğini çok geç yaptığı için "Asker" lakabı takılan Hüseyin genellikle balık satardı. Demokrat Parti döneminde ona Büyükada'da sabit bir balık tezgâhı verildi ama biraz dağınık bir kişilikti, başını çeşitli dertlere soktu ve başarılı olamadı. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra bugünkü elektrik idaresinin civarında bir balık tezgâhına daha sahip oldu. Sevdiği insanlara karşı bonkördü, enikonu fiyat kırardı. Ama delibozukluk orada da gelip yakasına yapıştı. Beş parasız kaldığı bir gün civardaki esnaf, "Anadan doğma soyunup buradan iskeleye kadar koş, sana 5 lira vereceğiz!" diye onu ikna etti. Asker Hüseyin, "Tamam!" dedi, anadan doğma soyundu ve iskeleye doğru koşmaya başladı. Onu koşturanlar derhal telefona sarılıp Asker Hüseyin'i polise ihbar ettiler. Hüseyin iskelede polisler tarafından karşılandı ve gözaltına alındı.

Bütün delibozukluğuna karşın bir gün nasıl becerdiyse esnaftan birinin boşandığı eşiyle evleniverdi. Hiç çocukları olmadı ama Asker Hüseyin bir anda duruldu, uslandı, efendi bir adam haline geldi.

Kategori Adalılar
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:19

Feryal Taneri

1952 yılında Zonguldak'ta doğdu. İlk sanat eğitimini İstanbul'da, Ressam Fuat Bey'den aldı. Mustafa Esirkuş'la yağlıboya ve desen çalışmaları yaptı. Lise yıllarında Ankara Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde, O. Zeki Oral'ın düzenlediği kurslara katıldı. 1972 yılında Güzel Sanatlar Akademisi, Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi'ne devam etti. Aynı yıl, Almanya'nın Hannover ve Bremen kentlerinde sanatsal incelemelerde bulundu. Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Heykel Ana Sanat Dalı'nda lisans, aynı Fakültenin Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim Ana Sanat Dalı'nda Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Yüksek Lisans eğitim ve öğretim sürecini Prof. Dr. Bünyamin Özgültekin Baskı Atölyesi'nde, resim dalında ise Prof. Ramiz Aydın Atölyesi'nde tamamladı. Eğitimci ve Sanatçı Kişiliğiyle Ayetullah Sümer adlı tez çalışması yaptı. Sanatta 40 yılı aşkın bir süreyi geride bırakırken, yurtiçinde ve yurtdışında 35 kişisel sergi. açtı, pek çok yarışmalı sergi ve grup sergisine katıldı, kurucusu olduğu "Marmara Sanat Grubu"nun sergilerini düzenledi ve katıldı. Yurtdışında, 1995 yılında Lefkose - Kıbrıs'ta ve 2000 yılında Varşova - Polonya'da grup sergilerine iştirak etti. 2003 yılında Almanya'nın Schwabach kentinde, Galeri Gaswerk'de açmış olduğu kişisel sergi Alman basınında ilgi gördü. 2005 yılında düzenlenen 3. Uluslararası Tahran Bienali'nde, 3 eseri sergilenmeğe değer bulundu ve katalogda yer aldı. Yurt içinde ve dışında sanat sempozyumlarına katıldı , organizasyonlarını yaptı. Yağlıboya, suluboya, mask ve heykel çalışmalarından oluşan eserleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı, bankalar, müze ve belediyeler başta olmak üzere çeşitli özel ve tüzel koleksiyonlarda yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı jürisinden geçen 3 eseri Bakanlık Koleksiyonu'na seçildi, 1986 ve 1995 yıllarında "Ziraat Bankası Koleksiyonundan Seçmeler" sergilerinde yer aldı. Başbakanlık Aile Şuraşı - Tablolarda Aile konulu yarışmalı sergiye katıldı, çeşitli kuruluşlar tarafından plaket ve teşekkür belgeleriyle ödüllendirildi. Yurt çapında düzenlenen pek çok yarışmanın seçici kurulunda yer aldı, aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Taksim Sanat Galerisi Jürisi'nde de görev yaptı. Uzun yıllar Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği'nde yönetim kurulu üyeliği yapan Taneri, ayrıca GESAM, UNESCO AIAP Türkiye Ulusal Komitesi ve Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği üyesidir. Çalışmalarını İstanbul Göksu'da özel atölyesinde sürdürmektedir.
Kategori Adalı Ressamlar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 13:23

Tanaş Kalfa

Büyükada'da Peuçak Köşkü'nü (Villa Rifat, 1911) inşa etti.
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:20

Füreya Koral

Füreya Koral İstanbul'da doğdu. 1927'de Notre Dame de Sion Kız Lisesi'nden mezun oldu. Bir süre İstanbul Üniversitesi'nde Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne devam etti. Dönemin ünlü Macar keman virtüozu, sonradan Füreya'nın teyzesi Aliye Berger ile evlenecek olan Charles Berger'den özel keman dersleri aldı. 1940-1944 arasında müzik eleştirileri yazdı, çeviriler yaptı. 1947'de Lozan'da seramik çalışmalarına başladı. Ardından tanınmış Fransız seramikçi Serré'nin desteği ile, Paris'te özel bir seramik atölyesinde çalışmalarını sürdürdü. İlk seramik ve taşbaskı sergisini 1951'de Paris'te açtı. Aynı yıl yurda döndü, Maya galerisinde yapıtlarını sergiledi. Yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli sergilere katıldı, ödüller aldı. Koral, 26 Ağustos1997'de 87 yaşında İstanbul'da öldü. Füreya Koral, soyuttan gerçeküstüne uzanan ve zaman zaman yerelliğe ağırlık veren bir anlatım çeşitliliği içinde seramik panolar, üç boyutlu yapıtlar, vazo, tabak vb. gibi günlük yaşamda kullanılacak ürünler gerçekleştirmiştir. Özellikle çinicilik konusundaki bilgisi ve yetkin işçiliği yapıtlarında Doğu ve Batı sanatını başarılı bir biçimde birleştirilmesine olanak vermiştir. Özellikle duvar dekorasyonu, pano ve şömine üstüne çalışmalar yaptı, 1960 yılında da Ankara'daki bir otel için büyük bir pano yaptı. Sanatçının diğer eserleri arasında, 1963 yılında Ankara'da Ulus Çarşısı'na, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'na, 1966 yılında İstanbul'da Ziraat Bankası'na,1969 yılında İstanbul Divan Oteli'ne yaptığı panolar sayılabilir.1951'den günümüze kadar yurt içinde ve dışında 32 sergi açtı. Eserleri Paris'teki Salon d'Octobre, Ciudad de Mexico'daki Modern Sanat Müzesi, Prag'da Napstkovo Muzeum, Washington'da Smitshonian Institute ve Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki galerilerde sergilendi.1955 yılında Cannes Milletlerarası Sergisinde gümüş madalya, 1962 yılında Prag Milletlerarası Sergisinde altın madalya kazandı. 1967 yılında İstanbul'da düzenlenen Milletlerarası Seramik Sergisinde de gümüş madalya aldı. Ayrıca Washington Smithsonian Enstitüsü'nden ödül ve Fransa'daki Vallauris bienalinden onur diploması aldı. Koral, 1981'de Kültür Bakanlığı ödülü, 1986'da Sedat Simavi Vakfı Plastik Sanatlar Ödülü'nü de lâyık görüldü.
Kategori Adalı Ressamlar
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:33

Sevin Zorlu

Büyükadalı gazeteci, yazar ve çevirmen Sevin Zorlu, 1925'ten Atatürk'ün ölümüne kadar Dışişleri Bakanlığı yapan Tevfik Rüştü Aras'ın torunu ve damadı Fatin Rüştü Zorlu'nun biricik kızıydı. 1936 yılında doğduğunda dedesi İstanbul ve Çanakkale boğazlarının statüsünü görüşmek üzere İsviçre'nin Montrö kentindeydi. Torununun doğum haberini alan Tevfik Rüştü Aras, Cumhurbaşkanı Atatürk'e bir telgraf çekerek sevincini paylaştı. Selanik'ten beri yakın dostu ve mücadele arkadaşı olan bakanıyla aynı duyguları paylaşan Atatürk de bir yanıt telgrafı gönderdi: "Bugün ülkemiz için çok güzel bir gün. Adı 'Sevin' olsun..." Çocukluk yıllarından başlayarak yazları Büyükada'da oturan gazeteci Sevin Zorlu 1970'li yıllarda sık sık teknesine biner, Yörükali plajına demirler ve akşam geri dönerdi. Oğlu Aslan Fatin Yener annesinin bu davranışını tuhaf bulur, "Yörükali çok kalabalık, tekne dolu. Başka bir koya gitsene anne" derdi... Annesi, "Yok canım, orası iyi" der, bildiğini yapardı. Sevin Zorlu, ölümünden 15 gün önce oğluna gerçeği itiraf etti: "Ben niye oraya gidiyordum biliyor musun? Saat beşten sonra poyraz çıkar, teknenin burnu Yassıada’ya döner. Ben de babamın şerefine bir bardak bir şey içerdim"... Sevin Zorlu 2006 yılında vefat etti.
Sayfa 6 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada