Büyükada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:25

Nino Varon

Çocukluğundan bugüne her zaman Büyükadalı olan Nino Varon önce gitaristliğiyle sonra besteleri, şarkı sözleri ve müzik prodüktörlüğüyle Türkiye popüler müziğine yön veren efsane isimlerden biri. Tanju Okan'dan Nilüfer'e, Füsun Önal'dan Ajda Pekkan'a popüler müziğin onlarca yıldızı onun emeği, keşifleri ve katkılarıyla daha da büyüdü. Nino 2010 yılında halen Büyükada'da oturmaya ve müzik yapmaya devam ediyor. “İlk elektrikli gitarımın geldiği gün arkadaşlarımla beraber Büyükada İskelesine 3 saat evvel gittik ve vapuru beklemeye başladık. Karşılama merasimi gibiydi sanki… (1959)”
Cuma, 22 Nisan 2011 09:40

İbrahim Amca

60 yıllık Büyükadalı İbrahim Durmuş, adalıların deyişiyle İbrahim Amca, kıyıdaki balık lokantaları sokağının tanınmış lokantalarından Milano Restoran'ın sahibiydi. 1926 doğumlu, Karadeniz kökenli İbrahim Amca 80'ine merdiven dayadığında bile aksatmaksızın her gün işyerine gelir, yoğun ilgisini personelinden olduğu kadar müşterilerinden de esirgemezdi.

Adalıların ve müşterilerinin büyük çoğunluğu onun yakın dostuydu. Herkesle tek tek ilgilenir, eşlerini, çocuklarını lâf olsun diye değil gerçek bir ilgi ve şefkatle sorardı. Tatmin edici yeterli bilgiyi almadan da bırakmazdı.

Yoldan geçerken durdurduğu bir eski dostu veya müşterisine, "Yahu bu senin kız kocaman oldu, bak kaç yaşına geldi. Niye hâlâ evlenmiyor" diye sormak onun için olağandı. Ya da birkaç gün tek başına gelen bir müşterisinin eşine telefon açıp, "Kızım sen nerdesin? Bu niye tek geziyor burada? Yoksa bir şey mi var" diye soracak kadar ilgiliydi çevresindekilerle. İbrahim amca 2006 yılında hayata veda etti.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 15:34

Olcay

Zamanının çoğunu hâlâ Büyükada'da geçiriyor.
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:18

Esat Tekand

1952 doğumlu olan ressam, Danimarka Arhus Kunst Akademi’de çalıştıktan sonra, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bitirdi.

Resim ve heykel çalışmalarının yanı sıra tiyatro ve sinemada çok defa sahne tasarımı ve sanat yönetmenliği yapan, bu alanda ödüller kazanan, çeşitli üniversite ve okullarda resim ve çağdaş sanat dersleri veren sanatçı, 1981’den bu yana birçok ulusal ve uluslararası sergide yer alıp, çok sayıda da kişisel sergi açtı.

Kategori Adalı Ressamlar
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:35

Musa Albukrek

Dr. Musa Albukrek, 1937 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Musevi Lisesinde okudu. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Cerrahi Kliniğinde Genel Cerrahi İhtisasını tamamladı. 1989’da, Fransa, Creteil’deki Hopital Henri Mondor, 1990’da İsviçre, Geneve’deki Hopital Contonal, 1991-1993’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan, 1992-1996’da Fransa, Paris’teki Hopital Gouin, 1997-1999’da Fransa, Versailles’daki Hopital Andre Mignot, 2000’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan gibi Üniversite Hastanelerinin Kolo-Proktoloji Klinikleri’nde Proktoloji Dalında periyodik ileri staj çalışmalarında yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi Tıp Terminolojisi Dalında öğretim görevlisi ve 1979 yılından bu yana Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde ziyaretçi hekim olarak bulunmuştur.

Tıp tahsilinin yanı sıra keman öğrenimine Seyfettin Asal ile başladı, İstanbul Konservatuarı’nda besteci Ekrem Zeki Ün’le sürdürdü. Pre-Klasik Oda Müziği Topluluğunu kurarak çeşitli kültür merkezlerinde ve radyo televizyonlarda konserler verdi. Keman öğreniminde ileri düzey çalışmalarını lonescu Galati ile sürdürdü. .1992 yılında FKD bünyesinde, müzik alanında öğrenim yapacak bir öğrenciye katkıda bulunulması amacıyla bir fon kuran müzisyen Yaşar Paker adına verilen Müzik Ödülü’nü; 2006 yılında Dr. Musa Albukrek aldı. Patolog, cerrah, müzisyen, ressam ve koleksiyoncu kişiliğinin yanında iyi bir müzik sanatçısı olan Dr. Musa Albukrek’e ödülünü Yasar Paker’in yeğeni Lina Alaton ile Adil Anjel verdi.

Halen konserler vermeye devam eden Musa Albukrek, çok yönlü usta bir resim sanatçısıdır aynı zamanda. Yıllardan beri, yaz-kış demeden, Anadolu’nun çeşitli yöreleri ile İstanbul’un yok olmaya yüz tutmuş tarihi yapılarını kendine özgü üslubu ile kâğıda aktarmıştır. Çoğunlukla siyah beyaz çalışmakta ve desene ayrı bir önem vermektedir. Bugüne kadar 700’e yakın resim çalışması yapan Ressam-Doktor Albukrek karma ve kişisel resim sergilerinin yan ısıra “Çizgilerle Türkiye”, “Çizgilerle Adalar” ve “Çizgilerle Akdeniz Yöresi” adlı yayımlanmış 3 kitabı vardır. Ayrıca, bu çok yönlü sanatçının, adadaki yılların birikimiyle topladığı ve evinde sergilediği, kendi yaptığı oyuncak müzesine sahiptir.

Kategori Adalı Ressamlar
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:50

Dandalo

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:57

Ateş Evirgen

1996 yılında, ülkemizde ilk defa sualtı fotoğraf ve film ekipmanları ithalatı ve pazarlamasını yapan Promar Deniz Malzemeleri Tic. Ve Turizm A.Ş 'ni kurdu. Halen bu şirketin Yönetim Kurulu başkanlığı yanında Sualtı fotoğrafçılığını yaymak ve daha bilinçli bir sualtı toplumu oluşmasına yardımcı olmak amacıyla Sualtı Dünyası / Marine Photo dergisini hayata geçirdi. Bugüne kadar 110 sayısı yayımlanan dergi 111 sayıdan itibaren on-line olarak yayın hayatını sürdürmektedir. Galapagos, Kuzey Kutbu, Güney Kutbu, Maldivler, Endonezya, Kızıldeniz, Mikronezya gibi dünyanın birçok dalış bölgelerinde dalışlar yaparak sualtı fotoğrafları çekti.

Bir çok kuruluşun ve derneğin karma sergilerine fotoğraf vermesi yanında 1992 yılında İstanbul'da 1993 yılında da Bursa'da iki kişisel sualtı fotoğrafları sergisi açtı. 1992 yılındaki sergi ülkemizdeki ilk kişisel sualtı fotoğrafları sergisidir.

Kategori Adalı Ressamlar
Cuma, 16 Eylül 2011 13:54

Mehmet Celal

Büyükada'da geçen gönül serüvenlerini anlatan şiirleriyle “Ada Şairi” olarak ünlenmiştir. Sevdiği Rum Kızı Anna için yazdığı şiirleri Ada’da Söylediklerim (1886) adıyla kitaplaştırmıştır.
Cuma, 22 Nisan 2011 09:19

Madam Marianti

Madam Marianti, yaz kış belden lastikli siyah saten etek, siyah uzun kollu bluz, siyah solmuş bir hırka, yine solup grileşmiş siyah çoraplar ve ayakkabı giyer, siyah başörtüsü takardı. Yaşamı boyunca yitirdiği eşinin matemini tuttu.

Mecbur kalmadıkça konuşmazdı ve her zaman hüzünlüydü.

Madam Marianti, içinde tek bir ışık yanan küçücük alacakaranlık dükkânında şekerleme ve kırtasiye satardı.

Adalılar arasındaki lakabı "Kör Madam"dı ama iki gözü de sapasağlam olduğu için neden böyle anıldığı meçhuldü.

Hayli yaşlıydı, bir süre sonra vefat etti, Büyükada'ya gömüldü. Varisleri evini sattı.

Kategori Adalılar
Sayfa 5 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada