Büyükada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 13:12

Yorgo Kefala

Niko Kefala'nın kardeşi, Büyükada'da Kefala İkiz Evleri'ni inşa etti.
Salı, 31 Ocak 2012 16:01

Hasan Fetihi

Aslen İranlı’dır. 1927’de, Lefter’den 3 yıl sonra, Başkale’ye 1 saat mesafede, Şahpur’da doğdu. Babamsı 4 yaşındayken öldmüş, 7 kardeş yetim kalmış. İlkokula bile gitmemiş. O yüzden Farsça bilmiyor, sonradan kendi kendine Türkçe öğrendi. Rus Harbi sonrası dayısının oğluyla huduttan kaçmış. Karısının da anası Türk, babası İranlı. Burada tanışıp, 1958’de evlendiler. Karısı 15 yaş küçük.

İzmirli bir tüccarın yanında işe girdi. O ölünce çocukları “Hasan Amca sen devam et” demiş, sonra kendi işini kurdu. Bekarlığı Cihangir’de geçti. O zamanlar Rumlarla hep bir aradalarmış. Cihangir şöyle böyle olunca Şişli’de bir daire satın aldı. "Bir ara çok bozuldu Cihangir, şimdi düzelmeye başladı..." Sonra Büyükada’yı keşfetti.

"Adada dolaşıyordum, Lefter de aynı şekilde. Bulduk birbirimizi. Yıl 1950…"

Salı, 13 Eylül 2011 23:25

Bekir Boran

"Eski adalarda gece 12.00’den sonra müzik sesleri duyulurdu. Özellikle Rum cemaatinin enstrümanlarla gece yarısı ada turuna çıktıkları olurdu. O zaman adada korku ve huzursuzluk yoktu. Bu müzik ziyafetine Türkler de iştirak ederdi. Şimdi neden olmasın…"
"Bir aile toplantısında Müzeyyen Senar Hanımefendi tesadüfen bizimle birlikte oldu. Bendeniz de o aile toplantımızda enstrüman çaldığım için grubumuz Müzeyyen Hanım’a eşlik etmemi istedi. Devamlı musiki içinde yoğrulan Müzeyyen Hanım içinden bile olsa “Burada da mı buldunuz beni? Ben dinlenmeye geldim” der gibi oldu. Ben kendisine “Abla ben gazeteciyim ve amatörüm. Ud çalmak ne haddime, hata yaparsam affet” dedim. Benim udla yaptığım ufak bir giriş sonrası Müzeyyen Hanım elime vurup, kendi tabiriyle aynen şöyle söyledi: “Ulan sen bu çalmanla amatörsen ben bilmem neyim!” dedi ve fasıl başladı. Sabah ezanı okunurken biz fasılı noktaladık. Bunun bir eşini de rahmetli Adnan Kahveci ile Fatin Rüştü Zorlu’nun kızı Sevin Zorlu’nun evinde Metin Akpınar’ın da dahil olduğu bir fasılla sabahları ettik."

Salı, 13 Eylül 2011 22:46

Ahmet Refik Altınay

Ahmet Refik, Kuleli Harp Okulu'nu bitirdikten sonra önce Fransızca, ardından tarih öğretmeni oldu. 1924-1927 yılları arasında Türk Tarih Encümeni'ne başkanlık yaptı. 10 Ekim 1937'de vefat etti. Mezarı Büyükada'dadır. Neredeyse bütün ömrünü Büyükada’da geçiren Ahmet Refik Altınay şarkılarında, şiirlerinde Adalar’ı anlatmış, Ada’dan uzak kaldığı zamanlarda Ada şiirleri okuyarak hasret gidermiştir.
Bilinen 116 şarkısından birkaçı: “Şen gözlerine neşe veren bir çiçek olsam”, “Solsan da sararsan yine gül-penbe dehensin”, “Kederden mi neden bilmem sararmış reng-i ruhsarın”, “Sırma saçlı yârimin can bahşederken işvesi”...
Salı, 20 Eylül 2011 16:38

Zeynep Sılan

Milli yüzücü, 100 metre sırtüstü Türkiye birincisi.
Kategori Adalı Sporcular
Cuma, 22 Nisan 2011 00:14

Baki Yener

Baki Yener, Adalar Belediye Şube Müdürlüğü'nün Fen İşleri şoförüydü. Babası Ali Yener'in (Topal Ali) fayton meydanı girişinin sağ tarafında lokantası vardı. Baki Yener son derece mütevazı yaşamına rağmen Büyükada'da futbol denilince akla ilk gelen isimdi. Bu ününü çok iyi futbolculuğuna, gol maharetine değil futbol aşkına borçluydu. Hayatını futbola adamıştı. Biraz paytak bacaklı olduğu için güzel futbol oynayamazdı ama Adalar Takımı'nda oynatılmadığı zaman çok kırılır, küplere binerdi. Baki Yener'in futbola duyduğu aşk karşılıksızdı ama bu onu asla yıldırmadı. Futbolla yattı, futbolla kalktı; Futbol Federasyonu'nun "Monitör" kurslarına gitti, diplomasını aldı ve antrenör olarak Adalar Takımı'nın başına geçti. Adalar Futbol Takımı demek Baki Yener demekti. Pek çok genç yoksul futbolcuyu iyi beslenebilsin, okulunu bırakmasın diye cebinden para vererek destekledi. Oysa kendisi de son derece güç koşullarda yaşıyordu. Hiç evlenmedi. Bugünkü Adalar Belediye binasının olduğu yerdeki Fen İşleri deposunu evi bildi, orada yatıp kalktı.

Futbol aşkıyla yaşadı, futbol aşkıyla öldü.

Kategori Adalılar
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:19

Ferruh Ertürk

Prof. Dr. Ferruh Ertürk, 1949 yılında Ankara'da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Ankara Maarif Kolejinde tamamladı. 1971 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. 1974'de aynı bölümde Master derecesini aldı. 1977 yılında ABD'nin Iowa State Üniversitesinde Kimya Mühendisliği Bölümünde Doktora unvanını aldı. Aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümüne girerek Dr. Asistan olarak göreve başladı. 1982'de aynı üniversitede Doçent unvanını aldı. 1982 - 1989 yılları arasında Cidde King Abdülaziz Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. 1989'da Türkiye'ye döndükten sonra 1989 - 1990 yılları arasında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde Kimya Mühendisliği Bölüm Başkanı olarak çalıştı. 1990 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi'ne girdi.1991 yılında profesör kadrosuna atanan Ertürk vefatına kadar YTÜ Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı olarak görev yaptı. Adalar Kültür Derneği'nin değerli üyelerinden Ferruh Ertürk 25 yılı aşkın bir zaman diliminde Büyükada ve Adalar konulu tablolarıyla yurtiçi ve yurtdışı özel koleksiyonlarda yer almış, yöresinden izlenimlerini eserlerine aktarmış bir ressamdır. Yıllar boyu Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği, Ada Dostları Derneği, Adalar Kültür Derneği, Adalar Vakfı kurucu üyelikleri ile sanata ve sosyal yaşama katkı sağlamıştır. Çeşitli dergi ve gazetelerde makaleleriyle yayın hayatında yer alan Ertürk, ayrıca yıllar boyu Adalar gazetesinin yayın koordinatörlüğünü yapmış, 2005 yılından beri de “ADA Gazetesi”ndeki köşesinden okurlara seslenmiştir. Ferruh Ertürk, sanata ve yaşama dair tecrübeleriyle çevresindekileri aydınlatmış, her zaman çağdaş, ılımlı, sakin ve sevgi dolu yaşam felsefesiyle öğütlerini aktarmış, hep doğrudan ve barıştan yana olmuş, hassas, dengeli ve herkesi kucaklayan bir kişiliğe sahipti. Ertürk, engin kültürüyle sanat ve edebiyat dünyasına eserler kazandırmış, Adalar tarihinde yer alacak ve unutulmayacak ender kişilerden biri olarak kalplerimizde yerini koruyacak” denildi.
Kategori Adalı Ressamlar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 13:18

Muzaffer Kalfa

Büyükada'da kendine yaptığı evde A. Behramoğlu oturuyor.
Cuma, 22 Nisan 2011 00:11

Bakkal Muizi ve Bakkal Leoni

Bakkal Muizi sessiz, sakin, kendi halinde bir adamdı. Büyükada'da, bugünkü dönerci Mahmut'un olduğu yerdeki iki katlı ahşap binanın alt katındaydı dükkânı. Tek bir ampulle aydınlanan dükkân silme ördekbaşı yeşiline boyalıydı. Her zaman ütüsüz olan pantolonunun üstüne bir iş gömleği giyen Muizi'nin en önemli işi kahve satmaktı. Adanın tek kahve değirmeninin yer aldığı dükkânda içmek isteyenlere mis kokulu kahve servisi de yapılırdı. Muizi'nin çarşıda bugünkü baharatçının yanında bir dükkânı daha vardı. Dükkânı Bolulu Hüseyin lokanta olarak kullanıyordu ama tek kızını evlendirmeye karar veren Muizi onu çıkardı, binayı drahoma olarak damat adayı Leonidas'a verdi. Düğünden sonra Leonidas orayı muhteşem bir bakkal dükkânı haline getirdi.

Adadaki üç-dört Türk bakkalın dışındaki tüm bakkallar Rum'du. Dükkânın üst katını da ev olarak kullanan genç ve yakışıklı Leonidas, mal çeşitliliği ve estetik açıdan adanın en güzel bakkal dükkânını açmıştı.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 16:00

Süreyya Gencer

Tenisçi.
Kategori Adalı Sporcular
Sayfa 5 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada