Büyükada
Cuma, 22 Nisan 2011 09:22

Sucu Marikalar

1950'lerde, 1960'larda Büyükada'da iki kadın sucu vardı. İkisinin de adı Marika'ydı.

O zamanlar içme suyu bakkaldan değil suculardan hasır sepetli cam damacanayla alınırdı. Ama yalnızca su satmazdı sucular. Dönemin meşrubatları; şişe suyu, soda, maden suyu, adada imal edilmeyip dışarıdan gelen gazozlar; Uludağ ve Olimpos gazozları, daha sonraları yeni çıkan şişede meyve suları... Marikaların dükkânlarında çikolata, karamel gibi abur cuburlar ve ufak tefek bakkaliye malzemesi, hatta bazen içki de satılırdı. Marika Berberoğlu'nun dükkânı, bugünkü elektrik idaresinin karşı köşesindeydi. Dükkân küçücüktü ama arkada deposu vardı.

Diğer Marika'nın dükkânı ise Çankaya Caddesi'nde, kaymakamlık binasına giderken sol köşede, bugünkü bakkalın olduğu yerdeydi.

Evlere damacanayla su dağıtımını genellikle Malatya-Pötürgeliler yapardı.

Kategori Adalılar
Salı, 13 Eylül 2011 18:19

Sedat Erkoğlu

İstanbul'da doğdu. 1934'te Güzel Sanatlar Akademisi'ni (bugün MSGSÜ) bitirdi. Aydın ve İstanbul belediyelerinde mimar olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul İmar Müdürlüğü, İstanbul Belediye Reis Muavinliği gibi bürokratik görevler yaptı. 1959'da İETT Umum Müdürlüğü'ne getirildi.
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:03

Vedat Kosal

Salı, 13 Eylül 2011 23:21

Bedros Kılıçcan

70’li yıllarda Gece Kuşları adlı grupta davulcu olarak başladığı müziği 10 yıl kadar sürdürdükten sonra ticari işleri yüzünden bıraktı. Denizaltı sporlarına merak sardı ve Büyükada’da balık adam olarak birçok dalışa katıldı.
Salı, 13 Eylül 2011 23:02

Armağan Çelep

Müzik hayatına Mavi Çocuklar Orkestrasıyla başladı. Hürriyet Gazetesi’nin 1970’li yıllarda tertip ettiği Altın Mikrofon Ödülü'nü aldı ve profesyonel müzik hayatına Hilton Oteli’nde başlamıştır. 3,5 sene sonra Güven Aydın Orkestrası’na gitarist olarak katılmış ve orkestra ile TRT İstanbul Radyosu’nda haftada iki kez emisyon yapmaya başlamıştır. Sonra sırasıyla 4,5 sene Yeniköy Carlton Oteli, Büyük Tarabya Oteli, Galata Kulesi Gece Kulübü’nde çalıştıktan sonra orkestradan ayrılıp tek başına çalışmaya başladı. Daha sonra Yunan müziğine olan merakı dolayısıyla buzuki öğrendi. Müzik hayatı gitar ve buzuki ile devam etmektedir.
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:18

Fahrelnisa Zeid

1901'de ailesinin Büyükada'daki köşkünde dünyaya geldi. Babası devlet adamı, asker ve tarihçi Kabaağaçlı Mehmet Şakir Paşa; annesi Giritli Sare Hanım'dır. "Şakir Paşa ailesi" olarak anılan ve pek çok sanatçı yetiştirmiş olan bu ailenin ortancı kızıdır (Kardeşler sırasıyla: Cevat Şakir, Hakkiye, Ayşe Suad, Fahrelnisa ve Aliye). 14 yaşında resme başlayan sanatçı[1] işgal yıllarında Sanay-i Nefise'nin ilk kadın öğrencileri arasında yer aldı[2] İlk evliliğini, Sanay-i Nefise'ye başladığı 1920 yılında, yazar İzzet Melih Devrim ile yaptı. Eşi ile beraber Avrupa kentlerine seyahat etme, yazar ve entellektüellerle tanışma fırsatı buldu. Bu evlilikten Nejat ve Şirin adında iki çocuğu dünyaya geldi. Resim öğrenimini Paris'te Ranson Akademisi Stalbach Atölyesinde ve Türkiye'de Güzel Sanatlar Akademisi Namık İsmailatölyesinde sürdürdü[3]. İkinci evliliğini 1934 yılında, Ürdün'ün Ankara temsilcisi ve Ürdün Kralı I. Faysal'ın kardeşi olan Emir Zeid ile yaptı; bu evlilikten "Raad" adında bir oğlu dünyaya geldi. Diplomat olan eşinin görevi nedeniyle Türkiye'den ayrılan sanatçı, resim kariyerini Avrupa'nın çeşitli kentlerinde sürdürdü. İlk kişisel sergisini 1944 yılında İstanbul'da kendi evinde açtı. Bu ilk sergiyi Paris,Londra, New York, Brüksel gibi kentlerde açtığı onlarca sergi izledi. 1970 yılında eşinin ölümünden sonra 1976'da, oğlu Raad'ın yaşadığı Amman'a yerleşti. Bu kentte kendi adıyla anılan bir sanat enstitüsü kurdu[3]. Son döneminde portreler üzerinde yoğunlaştı[4]. Eserlerini son olarak 1988'de İstanbul'da, 1990'da Fransa ve Almanya'da sergiledi[3]. 5 Eylül 1991'de hayatını kaybetti. Amman'da El Rağdan Sarayı Kraliyet Mezarlığı'na defnedildi.
Kategori Adalı Ressamlar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:24

Prof. Dr. Ali Haydar Taner

Pedagog ve eğitimci Ali Haydar Taner, özellikle emeklilik yıllarının büyük çoğunluğunu Büyükada'da geçirdi. Adada en çok çocuklarla ilgilenir, onları ciddiye alır, yetişkin insanlarmış gibi konuşur ve çoğunlukla kendi yazdığı ya da çevirdiği kitapları hediye ederdi.

Evi, bugünkü belediyeye gelmeden önceki son binaydı

1883 yılında doğan Ali Haydar Taner, yurtdışında pedagoji eğitim almıştı. Çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliği yaptıktan sonra 1926'da Talim Terbiye Kurulu'nun dört üyesinden biri olarak atandı.

Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu'nun hazırlanması, ortaokul ve liselerin üçer yıllık ayrı birer bölüm haline getirilmesi, öğretmen okullarının düzenlenmesi, ilkokul öğretim programlarının geliştirilmesi, Talim ve Terbiye Dairesi'nin kurulması gibi Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki eğitimi modernleştirme çalışmalarının tümünde o da vardı. Almanca, Fransızca, Bulgarca ve Arapça bilen Ali Haydar Taner, pedagoji ve psikoloji alanında pek çok kitap yazdı. Aralarında Finlandiya'nın kuruluşunu anlatan ünlü Beyaz Zambaklar Ülkesinde olmak üzere pek çok kitabı Türkçeye çevirdi. 1956 yılında yaşama veda etmesinin ardından Büyükada'daki evde yazları oğulları Orhan ve Pertev Taner kalmaya başladı.

1991 yılındaki korkunç Plaj Oteli yangını başladığında evde Pertev Taner kalıyordu. Yangın eve de sıçradı, Pertev Taner ancak canını kurtarabildi. Evdeki, aralarında Hoca Ali Rıza, Avni Lifij gibi pek çok önemli ressama ait tablo bulunan koleksiyon da yok oldu.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:10

Asker Hüseyin

Askerliğini çok geç yaptığı için "Asker" lakabı takılan Hüseyin genellikle balık satardı. Demokrat Parti döneminde ona Büyükada'da sabit bir balık tezgâhı verildi ama biraz dağınık bir kişilikti, başını çeşitli dertlere soktu ve başarılı olamadı. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra bugünkü elektrik idaresinin civarında bir balık tezgâhına daha sahip oldu. Sevdiği insanlara karşı bonkördü, enikonu fiyat kırardı. Ama delibozukluk orada da gelip yakasına yapıştı. Beş parasız kaldığı bir gün civardaki esnaf, "Anadan doğma soyunup buradan iskeleye kadar koş, sana 5 lira vereceğiz!" diye onu ikna etti. Asker Hüseyin, "Tamam!" dedi, anadan doğma soyundu ve iskeleye doğru koşmaya başladı. Onu koşturanlar derhal telefona sarılıp Asker Hüseyin'i polise ihbar ettiler. Hüseyin iskelede polisler tarafından karşılandı ve gözaltına alındı.

Bütün delibozukluğuna karşın bir gün nasıl becerdiyse esnaftan birinin boşandığı eşiyle evleniverdi. Hiç çocukları olmadı ama Asker Hüseyin bir anda duruldu, uslandı, efendi bir adam haline geldi.

Kategori Adalılar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 09:58

Feridun Kunt

Mimarlık eğitimini Almanya'da Saarland Meslek Yüksekokulu'nda (Fachhochschule in Saarland) yaptı. Büyükada'da İhsan İpekçi Evi'ni inşa etti. İstanbul'da öldü
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:16

Artin Akdeniz

Horoz Reis'in babası.
Sayfa 3 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada