Büyükada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:07

Fani Hodara

Piyanoya genç yaşta başladı. Uluslararası müzik yarışmalarında dereceye giren çok sayıda bestenin sahibi.
“…Kumsalda yürüyüşü, Viranbağı’nda kahvaltı ve denize girmeyi, Mavi Club’ta günbatımını izlemeyi, Aya Yorgi tepesinde sucuk ekmek yemek ve eşsiz manzarayı izlemeyi çok seviyorum..."
Salı, 13 Eylül 2011 23:02

Armağan Çelep

Müzik hayatına Mavi Çocuklar Orkestrasıyla başladı. Hürriyet Gazetesi’nin 1970’li yıllarda tertip ettiği Altın Mikrofon Ödülü'nü aldı ve profesyonel müzik hayatına Hilton Oteli’nde başlamıştır. 3,5 sene sonra Güven Aydın Orkestrası’na gitarist olarak katılmış ve orkestra ile TRT İstanbul Radyosu’nda haftada iki kez emisyon yapmaya başlamıştır. Sonra sırasıyla 4,5 sene Yeniköy Carlton Oteli, Büyük Tarabya Oteli, Galata Kulesi Gece Kulübü’nde çalıştıktan sonra orkestradan ayrılıp tek başına çalışmaya başladı. Daha sonra Yunan müziğine olan merakı dolayısıyla buzuki öğrendi. Müzik hayatı gitar ve buzuki ile devam etmektedir.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 11:31

Mihran Azaryan

İzmit’te doğdu. Babası Mühendishane-i Hümayun’dan mezun Bedros Kalfa idi. Mihran Azaryan 1894’te Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi’ni (bugün MSGSÜ) bitirdi. Bir süre İzmit’te çalıştı. 1914-1918 arasında İstanbul’da askerlik yaptı. Büyükada Vapur İskelesi'ni de bu dönemde gerçekleştirdi. Mütarekeden sonra İzmit’te, ardından İstanbul’da ve Samsun’da çalıştı. 1935’te İstanbul’a dönerek serbest mimarlık yaptı ve orada öldü.
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:19

Ferruh Ertürk

Prof. Dr. Ferruh Ertürk, 1949 yılında Ankara'da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Ankara Maarif Kolejinde tamamladı. 1971 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. 1974'de aynı bölümde Master derecesini aldı. 1977 yılında ABD'nin Iowa State Üniversitesinde Kimya Mühendisliği Bölümünde Doktora unvanını aldı. Aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümüne girerek Dr. Asistan olarak göreve başladı. 1982'de aynı üniversitede Doçent unvanını aldı. 1982 - 1989 yılları arasında Cidde King Abdülaziz Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. 1989'da Türkiye'ye döndükten sonra 1989 - 1990 yılları arasında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde Kimya Mühendisliği Bölüm Başkanı olarak çalıştı. 1990 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi'ne girdi.1991 yılında profesör kadrosuna atanan Ertürk vefatına kadar YTÜ Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı olarak görev yaptı. Adalar Kültür Derneği'nin değerli üyelerinden Ferruh Ertürk 25 yılı aşkın bir zaman diliminde Büyükada ve Adalar konulu tablolarıyla yurtiçi ve yurtdışı özel koleksiyonlarda yer almış, yöresinden izlenimlerini eserlerine aktarmış bir ressamdır. Yıllar boyu Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği, Ada Dostları Derneği, Adalar Kültür Derneği, Adalar Vakfı kurucu üyelikleri ile sanata ve sosyal yaşama katkı sağlamıştır. Çeşitli dergi ve gazetelerde makaleleriyle yayın hayatında yer alan Ertürk, ayrıca yıllar boyu Adalar gazetesinin yayın koordinatörlüğünü yapmış, 2005 yılından beri de “ADA Gazetesi”ndeki köşesinden okurlara seslenmiştir. Ferruh Ertürk, sanata ve yaşama dair tecrübeleriyle çevresindekileri aydınlatmış, her zaman çağdaş, ılımlı, sakin ve sevgi dolu yaşam felsefesiyle öğütlerini aktarmış, hep doğrudan ve barıştan yana olmuş, hassas, dengeli ve herkesi kucaklayan bir kişiliğe sahipti. Ertürk, engin kültürüyle sanat ve edebiyat dünyasına eserler kazandırmış, Adalar tarihinde yer alacak ve unutulmayacak ender kişilerden biri olarak kalplerimizde yerini koruyacak” denildi.
Kategori Adalı Ressamlar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:08

Vedat Tek

İstanbul’da doğdu. Ortaöğrenimine İstanbul’da başlayıp Paris’te tamamladı. Mimarlık eğitimini Paris’te Güzel Sanatlar Okulu’nda (Ecole Nationale Superieure des Beaux-Arts) yaptı. Okulu bitirirken burs almak için katılmak istediği Roma Ödülü yarışmasına yabancı olması nedeniyle kabul edilmedi. Ancak Fransa Devlet Başkanı’nın özel izniyle katıldığı bu yarışmadaki çalışması Légion d’Honneur nişanıyla ödüllendirildi. 1897’de İstanbul’a dönen Tek çeşitli devlet kuruluşlarında mimarlık yaptı. 1908’de Sermimar-ı Şehriyari (Padişahın Başmimarı), daha sonra Harbiye Nezareti Sermimarı oldu. Bir yandan da Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (bugün MSGSÜ) ve Yüksek Mühendis Mektebi’nde (bugün İTÜ) hocalık yaptı. İstanbul’da öldü.
Vedat Tek, bugün I. Ulusal Mimarlık olarak anılan ve geçmişteki klasik Osmanlı mimarlığının biçimsel öğeleriyle yeni bir ulusal mimarlığın yaratılmaya çalışıldığı Milli Mimari (ya da Neo-Osmanlı) üslubunun Kemalettin Bey’le birlikte başlıca temsilcilerinden biriydi. Bu doğrultudaki başlıca eserleri arasında İstanbul’da Sultanahmet’teki Defter-i Hakani (bugün Tapu ve Kadastro Müdürlüğü), Sirkeci’deki Büyük Postane, Haydarpaşa ve Moda vapur iskeleleri, Nişantaşı’ndaki ve Büyükada'daki kendi evi, Ankara’da Halk Fırkası Mahfeli (İkinci TBMM Binası) ve Kastamonu Hükümet Konağı sayılabilir.

Cuma, 22 Nisan 2011 00:14

Baki Yener

Baki Yener, Adalar Belediye Şube Müdürlüğü'nün Fen İşleri şoförüydü. Babası Ali Yener'in (Topal Ali) fayton meydanı girişinin sağ tarafında lokantası vardı. Baki Yener son derece mütevazı yaşamına rağmen Büyükada'da futbol denilince akla ilk gelen isimdi. Bu ününü çok iyi futbolculuğuna, gol maharetine değil futbol aşkına borçluydu. Hayatını futbola adamıştı. Biraz paytak bacaklı olduğu için güzel futbol oynayamazdı ama Adalar Takımı'nda oynatılmadığı zaman çok kırılır, küplere binerdi. Baki Yener'in futbola duyduğu aşk karşılıksızdı ama bu onu asla yıldırmadı. Futbolla yattı, futbolla kalktı; Futbol Federasyonu'nun "Monitör" kurslarına gitti, diplomasını aldı ve antrenör olarak Adalar Takımı'nın başına geçti. Adalar Futbol Takımı demek Baki Yener demekti. Pek çok genç yoksul futbolcuyu iyi beslenebilsin, okulunu bırakmasın diye cebinden para vererek destekledi. Oysa kendisi de son derece güç koşullarda yaşıyordu. Hiç evlenmedi. Bugünkü Adalar Belediye binasının olduğu yerdeki Fen İşleri deposunu evi bildi, orada yatıp kalktı.

Futbol aşkıyla yaşadı, futbol aşkıyla öldü.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:29

Eşekçi Leylam

Büyükada'da eşek kiraya verenlerin ve eşekle taşımacılık yapanların büyük çoğunluğu Yozgatlı veya Çorumluydu. Eşekçi Leylam da onlardan biriydi. Diğerlerinden farkı, yüzünün bir yanının eşek tepmesi yüzünden göçük olması ve lakabıydı. Esmer, ufak tefek adamın gerçek adını kimse kullanmazdı.

Bugünkü İş Bankası'nın önüne denk gelen yerde eskiden eşek durağı vardı. Vapurdan inenler oradan eşek kiralayıp evlerine giderdi. Bugünkü bisiklet turları gibi o zamanlar eşek turları popülerdi.

Eşekle kıra pikniğe gidilir, eşekli mehtap gezileri düzenlenirdi. Eşekçiler yol boyunca eşeklerinin yanında koşar, hayvan boş dönecekse sırtına binip durağa dönerdi.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:33

Sevin Zorlu

Büyükadalı gazeteci, yazar ve çevirmen Sevin Zorlu, 1925'ten Atatürk'ün ölümüne kadar Dışişleri Bakanlığı yapan Tevfik Rüştü Aras'ın torunu ve damadı Fatin Rüştü Zorlu'nun biricik kızıydı. 1936 yılında doğduğunda dedesi İstanbul ve Çanakkale boğazlarının statüsünü görüşmek üzere İsviçre'nin Montrö kentindeydi. Torununun doğum haberini alan Tevfik Rüştü Aras, Cumhurbaşkanı Atatürk'e bir telgraf çekerek sevincini paylaştı. Selanik'ten beri yakın dostu ve mücadele arkadaşı olan bakanıyla aynı duyguları paylaşan Atatürk de bir yanıt telgrafı gönderdi: "Bugün ülkemiz için çok güzel bir gün. Adı 'Sevin' olsun..." Çocukluk yıllarından başlayarak yazları Büyükada'da oturan gazeteci Sevin Zorlu 1970'li yıllarda sık sık teknesine biner, Yörükali plajına demirler ve akşam geri dönerdi. Oğlu Aslan Fatin Yener annesinin bu davranışını tuhaf bulur, "Yörükali çok kalabalık, tekne dolu. Başka bir koya gitsene anne" derdi... Annesi, "Yok canım, orası iyi" der, bildiğini yapardı. Sevin Zorlu, ölümünden 15 gün önce oğluna gerçeği itiraf etti: "Ben niye oraya gidiyordum biliyor musun? Saat beşten sonra poyraz çıkar, teknenin burnu Yassıada’ya döner. Ben de babamın şerefine bir bardak bir şey içerdim"... Sevin Zorlu 2006 yılında vefat etti.
Salı, 20 Eylül 2011 16:00

Suat Ergil

Kategori Adalı Sporcular
Sayfa 3 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada