Büyükada
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:18

Aslan Fatin Yener

Sevin Zorlu'nun oğlu.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 13:13

Niko Kefala

Yorgo Kefala'nın kardeşi. Kefala Evi, Akasya Oteli (eski Calypso Oteli),(1979'da yandıktan sonra yeniden yapıldı), Aravanopulos İkiz Evleri, Melandinos Evi Büyükada'da inşa ettiği binalardan bazılarıdır.
Cuma, 22 Nisan 2011 09:42

Dimitri Mandacıoğlu

Büyükadalı bakkal Aleko Mandacıoğlu'nun 1927 doğumlu oğlu Dimitri, askerliğini Yassıada'da yedek subay olarak yaptı. Çok yakışıklıydı. Hafta sonları üniformasıyla adaya geldiğinde tüm genç kızların soluğu kesilirdi. Askerlik sonrasında babasının dükkanında çalışmaya devam etti. 1954 yılında bakkal Toma'nın güzel kızı Eleni ile evlendi. Kısa süre sonra kızları Lidya dünyaya geldi.

Dimitri Mandacıoğlu daha sonra Turizmle uğraşmaya başladı. Anadili Rumcayla beraber üç dil biliyordu. Emekli olduktan sonra, Turizm konusundaki deneyimini Büyükada için değerlendirmeye karar verdi ve Büyükada İskelesi'ndeki danışma bürosunda gönüllü tercüman ve danışman olarak görev aldı. Artık her gün, tertemiz giysileri ve hâlâ yakışıklı pırıl pırıl yüzüyle, bir ev sahibi heyecanıyla yerli-yabancı turistleri bekliyordu. İhtiyaç duyan herkese, Büyükada ve adalar konusundaki engin bilgisiyle yardımcı olur, yol gösterirdi.

Yeni tanıştığı insanlarla dostlukları biraz ilerlediği zaman ilk işi, cüzdanından çıkardığı bahriye üniformalı yakışıklı fotoğrafını onlarla paylaşmak olurdu.

Büyükada veya adalarla ilgili her sorunda, her toplantıda mutlaka görev alır, fikirleri ve deneyimiyle katkıda bulunurdu. Genç-yaşlı herkesin dostu, ağabeyi ve amcasıydı.

Dimitri Mandacıoğlu 2006 yazında çok sevdiği adasına ve hayata veda etti.

Kategori Adalılar
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:58

Ayla Akyol

2005 yılından beri her sene “Geleneksel Adalı Ressamlar" sergisinin tertip komitesinde yer almaktadır.
Kategori Adalı Ressamlar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:12

Lili Zirkin

Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:19

Ayşe Azra ve Kemal İnal

1945 yılından vefat ettiği 1966 yılına değin Vehbi Koç'la birlikte çalışan, İstanbul Ford bayiliğinin ilk yöneticisi, Otosan'ın murahhas azası ve Koç Holding'in ilk birkaç isminden biri olan Kemal İnal çocukluk yıllarından itibaren Büyükadalı'ydı. Çok genç yaşta evlendiği eşi Ayşe Azra İnal ressam olmak istiyordu. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne gitti, Beşiktaş'ta aralarında Nuri İyem'in de olduğu bazı ressam arkadaşlarıyla stüdyo kurdu ve resim yapmaya koyuldu. Ancak Büyükada'nın genç karı kocanın hayatında her zaman ağırlıklı bir yeri vardı. Ayşe Azra ve Kemal İnal yazları mutlaka Büyükada'da geçirir, her fırsatta küçük sandallarına atlayıp adanın tadını çıkarır, bir adalı gibi yaşarlardı. Eşinin erken vefatından sonra, Ayşe Azra İnal, bu misyonu tek başına sürdürdü. 5 beygirlik kıçtan takma motorlu küçük sandalıyla tek başına adanın arkasındaki koylara gider, denize girer, midye çıkarıp çocuklarına nefis yemekler hazırlardı. Bu yolculuklarında resim malzemelerini de yanından ayırmaz canının çektiği yerde karaya çıkıp şövalesini kurar ve ada tabloları yapardı. Bazıları Anadolu Kulübü'nde olmak üzere pek çok sergi açtı. Ayşe Azra İnal, 70'li yaşlarında bile bu yaşam biçimini değiştirmedi, 1998'de hayata veda etti.
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Prof. Dr. Akil Muhtar Özden

Büyükada'dan Yunanistan'a göç etmiş Rumlardan bir gurup, 1998 yazında adayı ziyarete gelmişti. Onları karşılayıp yardımcı olan adalılar arasında Baki Nedim Baltacı da vardı. Gelen gruptaki hayli yaşlı bir eski adalı "Akil Muhtar Bey vefat edeli çok oldu ama onun akrabalarından kimse var mı" diye sordu. Yanındakiler Akil Muhtar'ın uzaktan akrabası olan Baki Nedim Baltacı'yı gösterdi. Yaşlı adam yanına geldi ve "Siz Akil Muhtar nasıl bir adamdı bilir misiniz" diye sordu. Baki Nedim onun Türkiye tıbbına ve tıp literatürüne katkılarını sıralarken, adam sözünü kesti: "O tamam. İnsanlık yanını bilir misiniz?" dedi. Baki Nedim bu kez filozof yanını, kitaplarını anlatıyordu ki, yaşlı Rum tekrar sözünü kesti: "Akil Muhtar İstanbul tıbbının başında olmasına rağmen yılda 8 ay adada oturur, gece yarısı bile olsa hastaların yardımına koşardı. O zamanlar Rumlar fazla olduğu için hastaların çoğu Rum'du. Akil muhtar fakir hastalardan para almaz, eğer çok fakirse, yastığının altına para koyardı. Siz bunu bilmeyebilirsiniz ama ben ölmeden bunu size anlatmayı görev bildim" dedi, her ikisinin de gözleri doldu. Akil Muhtar Özden (1877-1949), Tıbbiye Mektebi'nde başladığı öğrenimini 2. Abdülhamit'in baskısından kurtulmak için yurtdışında tamamladı, 1906'da Cenevre'de doçent oldu. 1908'de meşrutiyetle birlikte İstanbul'a çağrıldı ve Tıp Fakültesi Tedavi Kliniği'ne farmakoloji profesörü olarak atandı. Atatürk hastalandığında onun tedavisi için çaba harcayan doktorlar asındaydı. Kızılay ve Türk Ocakları'nın kurucuları arasındaydı, 1944'de Ordinaryüs oldu. Onun yazdığı farmakoloji kitabı bir klasik olarak üniversitelerin ilgili bölümlerinde hâlâ okutulmaktadır.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 16:38

Zeynep Sılan

Milli yüzücü, 100 metre sırtüstü Türkiye birincisi.
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 01 Eylül 2011 22:59

Koço ve Andon Davula

Büyükada'nın tanınmış su ürünleri avcısı ve futbolcusu Koço Davula, balıkçı Haralambos Davula'nın iki oğlundan biri. Baba Haralambos da oğlu kadar ünlü. Çünkü o Sovyet Devrimi'nin önemli liderlerinden Lev Troçki'nin balıkçılık arkadaşıydı. Koço Davula baba mesleğini başka bir uzmanlık alanında sürdürdü. O; ıstakoz, pavurya, tarak, istiridye gibi kabuklu deniz canlılarının avcılığında ustaydı. Yakaladıklarını yazları adalardaki, kışları ise İstanbul'daki özel müşterilerine satardı.

1950'li yıllarda futbolda Türkiye Ligi henüz kurulmamıştı. İstanbul Mahalli Ligi vardı. Koço balıkçılığın yanı sıra dönemin tanınmış takımlarından sarı-beyaz formalı Emniyet Spor'un sağ bek oyuncusuydu. 1960'lı yıllarda futbolu bıraktıktan sonra Yunanistan'a göç etti ve orada vefat etti.

Kardeşi Andon Davula da balıkçıydı. O 1970'li yıllara kadar dayandı sonra Yunanistan'a göç edip orada evlendi. Andon Davula da tıpkı babası gibi bir ünlünün balıkçılık arkadaşı oldu. Yunan müziğinin efsanevi sesi, yorumcu Stelios Kazancidis (Kazantzidis) sık sık onunla balığa çıkardı.

Kategori Adalılar
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:13

Ali Fethi Okyar

Ali Fethi Okyar, gençlik yıllarından itibaren Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşıydı. Asker, diplomat, milletvekili ve bakan Fethi Okyar,1930'da Atatürk'ün onay ve desteğiyle kurulan muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın başına geçmişti. Ancak aynı yıl, partiyi sürdürmenin olanaksız olduğunu düşünerek ve Atatürk'ün aynı yoldaki talimatına uyarak Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasına karar verdi, siyaset yaşamını sona erdirip Büyükada'daki evine çekildi. 11 Eylül 1931 Cuma günü Büyükada'ya gelen Atatürk, beraberindekilerle birlikte ona sürpriz bir ziyaret yaptı. Ancak Fethi ve Galibe Okyar çifti evde yoktu. Atatürk onlara el yazısıyla iki ayrı not bıraktı:  “Kardeşimiz Fethi Bey’i ve muhterem refikaları Galibe Hanım’ı ziyarete geldik.” İmzalar: Gazi M. Kemal, Makbule (kız kardeşi), Afet ve Zehra (manevi evlatları), Resuhi (Başyaver), Cevat Abbas ve Kılıç Ali. İkinci not da şöyleydi: “Kardeş evinde, öz kardeşlerle yalnız ve ancak öz kardeş ocağında olan ne düşünülürse, onu düşünerek söyleştik.” İmza: Gazi M. Kemal.

Sayfa 3 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada