Büyükada
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:40

Achille Caivano

İtalyan bir ailenin çocuğu olarak Bulgaristan’da Drenovo’da doğdu. Mühendis olan babası Filibe-Drenovo demiryolu inşaatında çalışıyordu. Daha sonra yine demiryolu inşaatı için ailesiyle İstanbul’a geldi. Achille Caivano liseyi İstanbul’da bitirdi; 1930-1934 arasında Paris’te Bayındırlık İşleri Okulu’nda (Ecole Spéciale des Travaux Publics) okudu. Mezun olduktan sonra Atina’ya, 1945’te de İstanbul’a gitti. Adalar’da pek çok bina inşaatı gerçekleştirdi. İstanbul’da öldü.
Cumartesi, 03 Eylül 2011 14:08

Akillas Millas

Akillas Millas eski bir Adalı. 1970’lerde İstanbul ve Adalar'dan ayrılarak Atina'da yaşamına devam etti. Türkiye'nin önemli bir ortopedi cerrahı. Akillas Millas’ın çocukluk yıllarında başlayan tarih, araştırma ve koleksiyon ilgisi anneannesinin kendisine devrettiği Adalar ile ilgili bilgileri korumaya devam etmek ve geliştirmek merakı onu zamanla önemli bir yazar olma noktasına taşıdı. Titiz araştırmacılığı, sürekliliği olan disiplinli çalışmaları ve bildiği yabancı dilleri iyi kullanması ile önemli araştırmalar yapan Millas İstanbul, Türkiye ve Adalar’ın kentsel yaşamı, toplumsal izler, kentlilerin gündelik yaşam alışkanlıkları, mimari tarihi, kültürel yapısı başta olmak üzere mikro tarih yazıcılığında oldukça önemli eserler verdi. Adalar hakkında günümüzde yapılan yayınların büyük bölümü Millas'ın kitaplarına ve yol göstericiliğine dayanarak yazılabiliyor. Prinkipo, Halki, Antigoni, The Princes' Islands, Kilimatogya kitaplarından bazıları…
Çarşamba, 14 Eylül 2011 08:47

Maruf Önal

İstanbul'da doğdu. 1943'te Güzel Sanatlar Akademisi'ni (bugün MSGSÜ)bitirdi.1943- 1946 arasında Akademi'de asistan olarak çalıştı. 1958'de öğretim görevlisi olarak Yıldız Teknik Okulu'na (sonra İDMMA, bugün YTÜ) girdi.1971'de profesörlüğe yükseldiği bu kurumda çeşitli dönemlerde kürsü ve bölüm başkanlığı, iki kez Mimarlık Fakültesi dekanlığı yaptı. Turgut Cansever ile Türkiye'nin ilk büyük mimarlık bürolarından birisi olan (İMA) İnşaat ve Mimarlık Atölyesi'ni kurdu. Mimarlar Odası'nın kurulmasında emeği geçti. 1967'den itibaren Oda bünyesinde yönetim kurulu üyeliği, genel başkanlık ve onur kurulu üyeliği gibi görevler üstlendi. 2000'de Mimarlar Odası tarafından Büyük Ödül'e (Sinan Ödülü) değer bulundu. İstanbul'da öldü. Büyükada'da Seyhun Villası inşaatını uygulamıştır.
Pazartesi, 09 Aralık 2013 19:37

Farra Ailesi - Antoine Farra (1845-1921)

Farra köşkünün sahibi Büyükadalı. Bay Antione Farra ayrıca İstanbul Tepebaşı’ndaki Farra Han (bugün Tarhan Han) inşa ettirmiştir. Büyükada’daki Farra Köşkü’nün mimari Paris’te mimarlık okuyan Paul Farra’dır. Roch Farra’nın çocukları Antione, Paul ve Joseph Farra’dır.

Maria Aliotti’nin büyük büyük babası Antoine Farra ve ailesi hakkında bilgi Adalar Müzesi Arşivi’ne Bay Enrico Aliotti (bayan Maria Aliotti’nin eşi) tarafından Oktay Yenal kanalı ile iletilmiştir.

Veri tabanında Bay Enrico’nun elyazısı ile hazırladığı soy ağacını görebilirsiniz. Ayrıca Büyükada’da bulunan meşhur Farra Köşkü hakkında bilgi, aile hakkında yayınlanan diğer çalışmaların bilgisini bulabilirsiniz.

Cuma, 16 Eylül 2011 14:13

Tahsin Nahid

Adalar Şairi” olarak tanınan Tahsin Nahid’in Büyükada’nın bir edebiyat mahfeli olmasında büyük katkısı vardır.
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:20

Gülsün Erbil

1996-71 yılları arasında MSÜ Yüksek Resim Bölümünü tamamlamış , 1983-84 yılları arasında Londra Üniversitesi Goldsmith's Collage'de seramik yüksek lisansı yapmıştır.26 kişisel sergi açan sanatçı , 18 karma sergiye katılmıştır.
Kategori Adalı Ressamlar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 09:07

Yango Pappas

1897 yılında Büyükada'daki Tripo Köşkü inşaatını uygulamıştır.
Salı, 20 Eylül 2011 14:50

Koço Kasapoğlu

Adalarda İz Bırakanlar'da kullanılan içerik: Beyoğluspor ve İstanbulspor kulüplerinin 1960'lı, 1970'li yıllardaki unutulmaz oyuncusu Koço Kasapoğlu, Büyükada çarşısında (bugünkü halıcının yerinde) berberlik yapan Niko Kasapoğlu'nun iki oğlundan küçük olanı. Ağabeyi Apostol Kasapoğlu da futbolcuydu ancak Koço çok daha ünlüydü. Koço ve Apostol babalarının dükkânında berberlik yaparken bir yandan da futbol oynuyordu. Koço küçük yaşlardan itibaren futbol becerisiyle dikkat çekti, Beyoğluspor'a girdi. Beşiktaş'ta denendi ancak anlaşamadı, ardından İstanbulspor'a girdi ve uzun yıllar takımın kaptanlığını yaptı. Fenerbahçe'nin bir Moskova deplasmanına, Lefter Küçükandonyadis uçağa binmekten hoşlanmadığı için katılamadı. Takımın yöneticileri Lefter'in yerine "konuk oyuncu" sıfatıyla Koço Kasapoğlu'nu götürdü. Büyükadalı yazar ve lokantacı Ahmet Tanrıverdi de pek çok genç gibi adanın Karanfil semtinde, bugünkü ilkokulun yerindeki sahada futbol oynardı. Aynı semtte oturan Koço, Ahmet'i çok sever, ona ağabeylik yapardı. Futbol ayakkabıları o zamanlar çok sert kösele ve deriden imal edilirdi. Koço, yeni bir futbol ayakkabısı aldığında önce Ahmet'e verir, "Al, bunları birkaç maçta giy, yumuşat!" derdi. Ahmet'in "alıştırdığı" ayakkabıları sonra kendisi kullanırdı. 1956 yılında Çekoslovakya milli maçında ay yıldızlı formayı giydi. Defalarca B milli takımda oynadı. Oynadığı takımların tüm penaltılarını atar ve hiç kaçırmazdı.

Koço’nun futbolu bıraktığı sırada, Büyükada'nın saat kuleli meydanında, bugünkü Princess Oteli'nin yerinde, Ankara Palas Oteli ve iki dükkân vardı. Biri Kaluts'un saatçi dükkânı diğeri de oyuncakçı. Koço bu oyuncakçı dükkânını devralıp işletmeye başladı. Dükkânın cazip konumu rant peşindeki bazı fırsatçıların dikkatini çekti. Türkiye'nin ünlü kişilerinden biri olmasına karşın Koço silahla tehdit edildi ve dükkânı elinden alındı. Kimseden şikâyetçi olamayan ünlü futbolcu can korkusuyla Yunanistan'a göç etti, manavlık yapmaya başladı ve uzun yıllar Türkiye'ye gelemedi. Bir kez 1999 yılında Adalar Belediye'sinin daveti ve ağırlamasıyla Büyükada'ya geldi ancak 17 Ağustos Gölcük Depremi'ne yakalandı ve panik içinde Yunanistan'a döndü. 2009 yılına değin manavlık yapan Koço şimdi emekli.

Kategori Adalı Sporcular
Cuma, 16 Eylül 2011 23:38

Ahmet Tanrıverdi

1944 yılında Büyükada Çarşı mahallesinde doğdu. Büyükada ilkokulu, Heybeliada orta okulu, Adalar (sonra Hüseyin Rahmi Gürpınar) lisesini bitirip, Şişli İktisadi Ticari İlimler Yüksekokulu'nda İşletme okudu. Son sınıfta üç dersi vermeyip okuldan ayrılarak mezun olmadı ve İngiltere'ye gitti. 6 ay Londra'da Pitman School'da lisan okudu.

Üniversite eğitimi sırasında 1966-70 yıllarında Burgazada'daki Adalar Su sporları Kulübü'nde yaz aylarında müdür olarak çalıştı. Londra dönüşü, 1970 yılında yılında Kuledibi'nde Miray Basımevi'nde beş yıl çalıştıktan sonra Arkadaş Matbaası'nı ortağı Fikret Müftüoğlu ile kurdu. 2 yıl sonra Canan Matbaası’nı kurup 1995 yılına kadar faaliyet gösterdi.

Bu arada 1980 yılından itibaren Büyükada Değirmen'de yaz aylarında başlayan meyhanecilik serüvenim, Kumsal'daki kendi yerimde devam etti. 1997 yılından itibaren kış aylarında Balmumcu'da "Garden 74" restoranının içinde kurduğum "Barba" isimli meyhanemi, Bostancı, Arnavutköy, Etiler, Nişantaşı'nda sürdürdüm. Beyoğlu'nda bir kış sezonu Tramvay adıyla küçük bir meyhane de çalıştırdım. Zincirlikuyu'da açtığım "Mastori" isimli meyhanemi Bostancı'ya taşıdım. Çeşme Altınyunus Oteli’nde "Barba", Sheraton otelinde "Anason" ismiyle iki yıl yaz aylarında meyhane açıp işlettim. 2008 yılından itibaren yaz ve kış 12 ay süreli olarak Büyükada'da "Prinkipo" isimli meyhanemi çalıştırıyorum.

1989 yılında Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi mezunu Büyükadalı Aynur hanım ile evlendim, Azra isimli kızım doğdu. Azra, Fevziye Mektepleri Vakfı'na ait Işık ilkokulu, lisesi ve Üniversitesi, işletme bölümünü okuyup bu yıl mezun oldu.

Gençliğimden başlayarak 1960-1980 12 eylülüne kadar CHP de ilçe ve il örgütlerinde görev yaptım. O tarihten itibaren hiçbir siyasi partiye mensup değilim. 19821992 yıllarında Gölcük Lions Kulübü üyesi olarak bulundum. 1988-2000 yılları arasında Özgür Masonlar Derneğinde bulundum, sonra uykuya yattım. Adalar Su sporları Kulübü'nde 1986-199o yıllarında yönetim kurulu üyeliği yaptım. Şu anda bir tek Adalar Spor Kulübü üyesiyim. Askerliğimi paralı olarak yaptım.

Yazmaya 6 yaşımda günce tutarak başladım. 2003 yılında ilk kitabım "Zaman satan Dükkan" Literatür yayınlarından çıktı ve üç baskı yaptı. Sonra sırasıyla "Hoşçakal Prinkipo, bir rüyaydı unut gitsin" Literatür, "Büyükada'nın solmayan fotoğrafları" Everest, "İlçemizi tanıyalım: Adalar" Adalı, "Ay'yorgi rehberi" Adalı, "Barba'nın mezeleri" Alfa, "Atina'daki Büyükada" Adalı, "Bir başka kentte ölümü beklemek" Adalı yayınlarından çıktı. Şu anda üç kitabımın yazımıyla ilgili çalışıyorum.

Çeşitli sivil toplum örgütlerinde söyleşi ve sunularda bulunuyorum. Televizyon programlarında Adalar ile ilgili anlatılarda bulunuyorum. Yazılı basında yine adalar ile ilgili röpörtajlarım çıkıyor. Adalar'ı tanıtma konusunda elimden geldiğince pozitif konuşuyorum. Adalar Müzesi'nin başından beri destekçisiyim. Adalı dergisinde yazıyorum. Felsefem; beni donanımlı olarak yetiştiren Adalar ilçeme olan borcumu ödemek için araştırıyor ve yazıyorum. Kendimi hiç bir zaman edebi bir yazar olarak görmüyorum. Benim durumundakilere yazar değil, yazan dendiğini savunuyorum.

Perşembe, 21 Nisan 2011 23:55

Şemsi Molla

Büyükada'da, Şemsi Molla'nın sözünden kimse çıkamazdı. Aksiliği ve lafını esirgemediği için ondan çekinilir, hastalardan para almadığı ve yardımsever olduğu için sevilirdi. İster sevgiden ister korkudan, o ne derse olurdu. Ada esnafı belediyeden çok ondan çekinirdi.

Kuleli Askeri Lisesi Başhekimi Şemsi Molla'nın aksilik maskesinin ardında müthiş bir mizah ve hiciv gücü gizliydi. Yakın arkadaşı şair ve yazar Recaizade Mahmud Ekrem, bu özellikleri yüzünden ona "Ada Beyi" derdi

Şemsi Molla 1844 yılında doğdu. Önce medrese eğitimi alıp sonra babası, 2. Abdülhamit'in Hekimbaşı Celalettin Efendi gibi askeri hekim oldu, ihtisasını Paris'te tamamladı.

Şemsi Molla, vapur seferlerinin düzenli hale gelmesinin ardından yaz-kış Büyükada'da oturmaya başladı. Her gün Kuleli Askeri Lisesi'ne gidip gelirdi. Adadaki yoksul hastaların din-köken ayırmayan gönüllü hekimiydi. Recaizade Mahmud Ekrem'in oğlu, yazar ve eğitimci Ercüment Ekrem Talu anılarında Şemsi Molla'ya sıkça yer verir. Bunlardan birinde babasının Şemsi Molla'nın bir yağlıboya portresini yaptığını anlatır. Molla resim bittikten sonra bakar, "Yahu bu ben değilim!" der. "Sen değilsen de, ya kim" diye sorar Recaizade. Molla aksileşir: "Aşiret beylerinden biri! Sen galiba bana Ada Bey'i diye diye yüzümü de ters görmeye başladın". Recaizade altta kalmaz, "O terslik senin huyundan sirayet etmiştir. Yoksa ben doğru görürüm" diye tartışmayı noktalar ama Şemsi Molla'nın ikna olması haftalar sürer. Tanıdığı herkesi evine çağırıp resmin kendisine benzeyip benzemediğini sorar. Şemsi Molla 1894 yılında henüz 50 yaşındayken hayata veda etti.Hastanenin karşı köşesinden başlayıp, Büyükada Kültür Evi'nin arkasına kadar giden sokak bugün onun adıyla anılıyor.

Kategori Adalılar
Sayfa 2 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada