Büyükada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 11:56

Sedad Hakkı Eldem

İstanbul’da doğduysa da babasının diplomat olması nedeniyle ilk ve ortaöğrenimini İsviçre ve Almanya’da yaptı. 1924-1928 arasında Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (bugün MSGSÜ) mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra Avrupa’ya giderek Auguste Perret ve Hans Pölzig’in, 1931’de İstanbul’a dönüp Guilio Mongeri’nin yanında çalıştı. 1932’de GSA’ya (bugün MSGSÜ) asistan olarak girdi ve 1978’de emekli olduktan sonra da buradaki hocalığını sürdürdü. Aynı zamanda, ölümüne kadar aralıksız mesleki uygulamanın içinde kalarak Türkiye’nin en üretken mimarlarından biri oldu. Bir yandan ulusal bir mimarlık üslubu yaratmak için çaba gösterirken, bir yandan da Modernizm’in akılcı-işlevci tutumunu benimsedi ve meslek yaşamı boyunca dönem dönem her iki anlayışta da binalar gerçekleştirdi. Büyükada'da 1937- 1938 arasında Fethi Okyar Evi ve 1956- 1957 arasında Rıza Derviş Evi'ni inşa etti. 1979’da GSA (bugün MSGSÜ) tarafından onursal doktorluk ünvanına, 1983’te Sedat Simavi Mimarlık ve Kent Planlaması Ödülü’ne, aynı yıl Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne, 1986’da Zeyrek’teki Sosyal Sigortalar Kurumu Binası ile Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne, 1988’de mimarlığa hizmetlerinden dolayı Mimarlar Odası’nın Büyük Ödülü’ne (Sinan Ödülü) değer bulundu. İstanbul’da hayata veda eden Eldem’e ölümünden sonra, Nakkaştepe’deki Mehmet Şerif Paşa Konağı (Koç Holding yönetim merkezi) restorasyonu nedeniyle Europa Nostra Ödülü verildi(1991).
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:44

Judith Uluğ

8 Ocak 1940’da Minnesota (ABD)’de doğdu. Aynı kentin üniversitesinde master aldı ve New York Juliard Müzik okulu için burs kazandı, 1964 yılında burayı pekiyi derece ile bitirdi. ABD’denin çeşitli eyaletlerinde solo ve orkestra eşliğinde konserler verdi, radyo ve televizyon programlarına çıktı. Carnegie Hall ve Lincoln Center gibi en ünlü yerlerde büyük başarılar elde etti. ABD’de bulunan Koç Holdingden Tunç Uluğ’la karşılaştı ve kısa bir süre sonra evlendi. 1967 yılında da Türkiye’ye yerleşti. Bir süre İstanbul Devlet tiyatrosu konser piyanisti ve korepatitörü olarak çalışmalarını sürdüren Judit Uluğ, Mimar Sinan Üniversitesi Piyano sanatçı öğretim üyesi oldu ,1986’da doçent unvanını kazandı. Türkiye içinde ve dünyanın çeşitli ülkelerinde konserler verdi . Birçok ünlü piyanistimizin de hocalığını yaptı.
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:48

Yahya Kemal Beyatlı

Şair, edebiyatçı, eğitmen, milletvekili ve büyükelçi Yahya Kemal Beyatlı Adalar'ı çok sever, sıkça gelip giderdi. En çok geldiği ve kaldığı ada ise Büyükada'ydı. Yahya Kemal'in Büyükada'nın Büyük Tur yolu üzerindeki yemyeşil Viranbağ bölgesi için yazdığı pek bilinen bir yaza veda şiiri vardı: "Adalardan yaza ettik de veda / Sızlıyor bağrımız üstündeki dağ, / Seni hatırlıyoruz Viranbağ! / Yine bir sofrada şen şakraktık, / Gün denizlerde sönerken baktık / Ve çobanlar gibi dallar yaktık. / Biz şen, onlarsa muammalıydı, / Birinin sözleri imalıydı, Birinin gözleri hummalıydı. / Acı duymuş diye aşkın tadını, / Hepimiz sevdik o solgun kadını, / Ve o gün rahibe koyduk adını. / Uyuduk kırda, gezindik dağda, / O yazın, ah o engin çağda, / Geçti en son gün Viranbağ'da."
Pazartesi, 19 Eylül 2011 20:49

Kaptan Faik Kul

Büyükadalı Kaptan Faik Kul, güzeller güzeli Fenerbahçe şehir hatları gemisini ta İskoçya Glasgow'dan teslim aldı. Gemiyi okyanusta Fransa, İspanya ve Portekiz açıklarından geçirdi, Cebelitarık'tan Akdeniz'e soktu ve bütün Akdeniz'i boydan boya aşarak Marmara Denizi'ne salimen ulaştırdı. Kaptan 3 bin 500 millik uzun yolculuğun son aşamalarındaydı. Büyükada yakınlarından geçerken vapurun düdüğünü uzun uzun öttürüp adalı arkadaşlarını selamladı. Rize kökenli Faik Kul, alaydan yetişmesine karşın İstanbul Denizcilik İşletmesi'nin en önemli, iyi, sevilen ve güvenilen kaptanlarındandı. Hava koşulları, rüzgâr, dalga, akıntı nasıl olursa olsun vapuru iskeleye, bir trenin gara girişi kadar rahat ve mükemmel yanaştırırdı.
Oturaklı, ağırbaşlı ve yakışıklıydı. Bir yerden geçtiğinde bakışlar ona odaklanırdı. 1952 yılında İtalya'da yaptırılan Paşabahçe gemisini İstanbul'a getirme görevi ona verilmişti. Aynı yıl İskoçya'nın Glasgow kentinde yapılan Fenerbahçe ve Dolmabahçe adlı efsanevi gemileri getirecek kaptanlar arasında o da vardı.
Bugün Faik Kul'un değil ama tıpkı kendisi gibi Büyükada Mezarlığı'nda yatan Türkiye Denizciler Sendikası Genel Başkanlığı ve milletvekilliği yapmış oğlu Emin Kul'un adı Şehirhatları gemilerinden birinde yaşatılıyor. Son seferini yapan Fenerbahçe gemisi ise 22 Aralık 2008'deki veda turundan bu yana Rahmi Koç Müzesi'nde sevenleriyle yeniden buluşmak için hazırlanıyor.
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:17

Erdal Alantar

1956 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisini (İDGSA) bitiren sanatçı, daha sonra sanat eğitimini Floransa'da sürdürdü. 1959 yılından sonra Paris'te yaşadı. 45 yılda 130'un üzerinde kişisel sergi açan ve grup sergisine katılan sanatçı İstanbul-Ankara-İzmir-Bodrum kentlerinin yanısıra Fransa, Almanya, İtalya, İsviçre, Belçika, Hollanda, İspanya, Avusturya, Danimarka, Romanya, Kanada, Hindistan gibi ülkelerde sergilere katıldı. Yurtdışında sayısız müze ve özel kolleksiyonda eseri olan sanatçının bugüne kadar kazanmış olduğu bir çok ödülü vardır. Ocak 2014'de hayatını kaybeden Erdal Alanlar'ın soyut resmin temsilcileri arasında çok önemli bir yeri vardır.
Kategori Adalı Ressamlar
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:18

Fahrelnisa Zeid

1901'de ailesinin Büyükada'daki köşkünde dünyaya geldi. Babası devlet adamı, asker ve tarihçi Kabaağaçlı Mehmet Şakir Paşa; annesi Giritli Sare Hanım'dır. "Şakir Paşa ailesi" olarak anılan ve pek çok sanatçı yetiştirmiş olan bu ailenin ortancı kızıdır (Kardeşler sırasıyla: Cevat Şakir, Hakkiye, Ayşe Suad, Fahrelnisa ve Aliye). 14 yaşında resme başlayan sanatçı[1] işgal yıllarında Sanay-i Nefise'nin ilk kadın öğrencileri arasında yer aldı[2] İlk evliliğini, Sanay-i Nefise'ye başladığı 1920 yılında, yazar İzzet Melih Devrim ile yaptı. Eşi ile beraber Avrupa kentlerine seyahat etme, yazar ve entellektüellerle tanışma fırsatı buldu. Bu evlilikten Nejat ve Şirin adında iki çocuğu dünyaya geldi. Resim öğrenimini Paris'te Ranson Akademisi Stalbach Atölyesinde ve Türkiye'de Güzel Sanatlar Akademisi Namık İsmailatölyesinde sürdürdü[3]. İkinci evliliğini 1934 yılında, Ürdün'ün Ankara temsilcisi ve Ürdün Kralı I. Faysal'ın kardeşi olan Emir Zeid ile yaptı; bu evlilikten "Raad" adında bir oğlu dünyaya geldi. Diplomat olan eşinin görevi nedeniyle Türkiye'den ayrılan sanatçı, resim kariyerini Avrupa'nın çeşitli kentlerinde sürdürdü. İlk kişisel sergisini 1944 yılında İstanbul'da kendi evinde açtı. Bu ilk sergiyi Paris,Londra, New York, Brüksel gibi kentlerde açtığı onlarca sergi izledi. 1970 yılında eşinin ölümünden sonra 1976'da, oğlu Raad'ın yaşadığı Amman'a yerleşti. Bu kentte kendi adıyla anılan bir sanat enstitüsü kurdu[3]. Son döneminde portreler üzerinde yoğunlaştı[4]. Eserlerini son olarak 1988'de İstanbul'da, 1990'da Fransa ve Almanya'da sergiledi[3]. 5 Eylül 1991'de hayatını kaybetti. Amman'da El Rağdan Sarayı Kraliyet Mezarlığı'na defnedildi.
Kategori Adalı Ressamlar
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:35

Musa Albukrek

Dr. Musa Albukrek, 1937 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Musevi Lisesinde okudu. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Cerrahi Kliniğinde Genel Cerrahi İhtisasını tamamladı. 1989’da, Fransa, Creteil’deki Hopital Henri Mondor, 1990’da İsviçre, Geneve’deki Hopital Contonal, 1991-1993’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan, 1992-1996’da Fransa, Paris’teki Hopital Gouin, 1997-1999’da Fransa, Versailles’daki Hopital Andre Mignot, 2000’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan gibi Üniversite Hastanelerinin Kolo-Proktoloji Klinikleri’nde Proktoloji Dalında periyodik ileri staj çalışmalarında yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi Tıp Terminolojisi Dalında öğretim görevlisi ve 1979 yılından bu yana Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde ziyaretçi hekim olarak bulunmuştur.

Tıp tahsilinin yanı sıra keman öğrenimine Seyfettin Asal ile başladı, İstanbul Konservatuarı’nda besteci Ekrem Zeki Ün’le sürdürdü. Pre-Klasik Oda Müziği Topluluğunu kurarak çeşitli kültür merkezlerinde ve radyo televizyonlarda konserler verdi. Keman öğreniminde ileri düzey çalışmalarını lonescu Galati ile sürdürdü. .1992 yılında FKD bünyesinde, müzik alanında öğrenim yapacak bir öğrenciye katkıda bulunulması amacıyla bir fon kuran müzisyen Yaşar Paker adına verilen Müzik Ödülü’nü; 2006 yılında Dr. Musa Albukrek aldı. Patolog, cerrah, müzisyen, ressam ve koleksiyoncu kişiliğinin yanında iyi bir müzik sanatçısı olan Dr. Musa Albukrek’e ödülünü Yasar Paker’in yeğeni Lina Alaton ile Adil Anjel verdi.

Halen konserler vermeye devam eden Musa Albukrek, çok yönlü usta bir resim sanatçısıdır aynı zamanda. Yıllardan beri, yaz-kış demeden, Anadolu’nun çeşitli yöreleri ile İstanbul’un yok olmaya yüz tutmuş tarihi yapılarını kendine özgü üslubu ile kâğıda aktarmıştır. Çoğunlukla siyah beyaz çalışmakta ve desene ayrı bir önem vermektedir. Bugüne kadar 700’e yakın resim çalışması yapan Ressam-Doktor Albukrek karma ve kişisel resim sergilerinin yan ısıra “Çizgilerle Türkiye”, “Çizgilerle Adalar” ve “Çizgilerle Akdeniz Yöresi” adlı yayımlanmış 3 kitabı vardır. Ayrıca, bu çok yönlü sanatçının, adadaki yılların birikimiyle topladığı ve evinde sergilediği, kendi yaptığı oyuncak müzesine sahiptir.

Kategori Adalı Ressamlar
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:13

Yekta Kara

Opera sanatçısı; soprano, dramaturg, yönetmen, eğitmen. Yurtiçi ve dışında pek çok resital ve konser veren sanatçı sopranoluğu kadar İstanbul Devlet Opera ve Balesi'ndeki başdramaturgluğu, başrejisörlüğü, hocalığı ve yöneticiliğiyle de öne çıkıyor. Uzun yıllar kurumun Genel Sanat Yönetmeni görevini sürdüren Yekta Kara klasik eserlere getirdiği çağdaş ve çarpıcı yorumlarla Türkiye'de operanın daha da gelişip sevilmesine katkı sağladı ve sponsorlar bularak yepyeni eserlerin sahneye konulmasına yol açtı.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:07

Fani Hodara

Piyanoya genç yaşta başladı. Uluslararası müzik yarışmalarında dereceye giren çok sayıda bestenin sahibi.
“…Kumsalda yürüyüşü, Viranbağı’nda kahvaltı ve denize girmeyi, Mavi Club’ta günbatımını izlemeyi, Aya Yorgi tepesinde sucuk ekmek yemek ve eşsiz manzarayı izlemeyi çok seviyorum..."
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:18

Aslan Fatin Yener

Sevin Zorlu'nun oğlu.
Sayfa 2 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada