Büyükada
Cuma, 16 Eylül 2011 23:38

Ahmet Tanrıverdi

1944 yılında Büyükada Çarşı mahallesinde doğdu. Büyükada ilkokulu, Heybeliada orta okulu, Adalar (sonra Hüseyin Rahmi Gürpınar) lisesini bitirip, Şişli İktisadi Ticari İlimler Yüksekokulu'nda İşletme okudu. Son sınıfta üç dersi vermeyip okuldan ayrılarak mezun olmadı ve İngiltere'ye gitti. 6 ay Londra'da Pitman School'da lisan okudu.

Üniversite eğitimi sırasında 1966-70 yıllarında Burgazada'daki Adalar Su sporları Kulübü'nde yaz aylarında müdür olarak çalıştı. Londra dönüşü, 1970 yılında yılında Kuledibi'nde Miray Basımevi'nde beş yıl çalıştıktan sonra Arkadaş Matbaası'nı ortağı Fikret Müftüoğlu ile kurdu. 2 yıl sonra Canan Matbaası’nı kurup 1995 yılına kadar faaliyet gösterdi.

Bu arada 1980 yılından itibaren Büyükada Değirmen'de yaz aylarında başlayan meyhanecilik serüvenim, Kumsal'daki kendi yerimde devam etti. 1997 yılından itibaren kış aylarında Balmumcu'da "Garden 74" restoranının içinde kurduğum "Barba" isimli meyhanemi, Bostancı, Arnavutköy, Etiler, Nişantaşı'nda sürdürdüm. Beyoğlu'nda bir kış sezonu Tramvay adıyla küçük bir meyhane de çalıştırdım. Zincirlikuyu'da açtığım "Mastori" isimli meyhanemi Bostancı'ya taşıdım. Çeşme Altınyunus Oteli’nde "Barba", Sheraton otelinde "Anason" ismiyle iki yıl yaz aylarında meyhane açıp işlettim. 2008 yılından itibaren yaz ve kış 12 ay süreli olarak Büyükada'da "Prinkipo" isimli meyhanemi çalıştırıyorum.

1989 yılında Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi mezunu Büyükadalı Aynur hanım ile evlendim, Azra isimli kızım doğdu. Azra, Fevziye Mektepleri Vakfı'na ait Işık ilkokulu, lisesi ve Üniversitesi, işletme bölümünü okuyup bu yıl mezun oldu.

Gençliğimden başlayarak 1960-1980 12 eylülüne kadar CHP de ilçe ve il örgütlerinde görev yaptım. O tarihten itibaren hiçbir siyasi partiye mensup değilim. 19821992 yıllarında Gölcük Lions Kulübü üyesi olarak bulundum. 1988-2000 yılları arasında Özgür Masonlar Derneğinde bulundum, sonra uykuya yattım. Adalar Su sporları Kulübü'nde 1986-199o yıllarında yönetim kurulu üyeliği yaptım. Şu anda bir tek Adalar Spor Kulübü üyesiyim. Askerliğimi paralı olarak yaptım.

Yazmaya 6 yaşımda günce tutarak başladım. 2003 yılında ilk kitabım "Zaman satan Dükkan" Literatür yayınlarından çıktı ve üç baskı yaptı. Sonra sırasıyla "Hoşçakal Prinkipo, bir rüyaydı unut gitsin" Literatür, "Büyükada'nın solmayan fotoğrafları" Everest, "İlçemizi tanıyalım: Adalar" Adalı, "Ay'yorgi rehberi" Adalı, "Barba'nın mezeleri" Alfa, "Atina'daki Büyükada" Adalı, "Bir başka kentte ölümü beklemek" Adalı yayınlarından çıktı. Şu anda üç kitabımın yazımıyla ilgili çalışıyorum.

Çeşitli sivil toplum örgütlerinde söyleşi ve sunularda bulunuyorum. Televizyon programlarında Adalar ile ilgili anlatılarda bulunuyorum. Yazılı basında yine adalar ile ilgili röpörtajlarım çıkıyor. Adalar'ı tanıtma konusunda elimden geldiğince pozitif konuşuyorum. Adalar Müzesi'nin başından beri destekçisiyim. Adalı dergisinde yazıyorum. Felsefem; beni donanımlı olarak yetiştiren Adalar ilçeme olan borcumu ödemek için araştırıyor ve yazıyorum. Kendimi hiç bir zaman edebi bir yazar olarak görmüyorum. Benim durumundakilere yazar değil, yazan dendiğini savunuyorum.

Cuma, 16 Eylül 2011 13:34

Halit Fahri Ozansoy

Bir süre Büyükada Maden’de yaşayan ve adaları şiirlerine konu edinen Halit Fahri Ozansoy Ada Akşamları şiirinde Ada’da biten bir yaz mevsimi için yaşanan üzüntüyü dile getirmektedir.
Cuma, 16 Eylül 2011 13:56

Melih Cevdet Anday

Ömrünün son günlerini Büyükada'da geçiren Melih Cevdet Anday'ın Ada vapuru yandan çarklı dizesi, Ada'ya gelen herkesin dilindedir.
Cuma, 16 Eylül 2011 13:31

Halikarnas Balıkçısı

Asıl adı Cevat Şaki Kabaağaçlı olan Halikarnas Balıkçısı ilköğrenimini Büyükada’da tamamlamıştır. Robert Kolej’de okurken de yazlarını kalabalık ailesiyle birlikte Büyükada’daki Rosola Köşkü’nde geçirmiştir.
Salı, 13 Eylül 2011 22:46

Ahmet Refik Altınay

Ahmet Refik, Kuleli Harp Okulu'nu bitirdikten sonra önce Fransızca, ardından tarih öğretmeni oldu. 1924-1927 yılları arasında Türk Tarih Encümeni'ne başkanlık yaptı. 10 Ekim 1937'de vefat etti. Mezarı Büyükada'dadır. Neredeyse bütün ömrünü Büyükada’da geçiren Ahmet Refik Altınay şarkılarında, şiirlerinde Adalar’ı anlatmış, Ada’dan uzak kaldığı zamanlarda Ada şiirleri okuyarak hasret gidermiştir.
Bilinen 116 şarkısından birkaçı: “Şen gözlerine neşe veren bir çiçek olsam”, “Solsan da sararsan yine gül-penbe dehensin”, “Kederden mi neden bilmem sararmış reng-i ruhsarın”, “Sırma saçlı yârimin can bahşederken işvesi”...
Cuma, 16 Eylül 2011 13:28

Fazıl Ahmet Aykaç

Kınalıadalı şair, yazar, eğitmen, milletvekili ve Fecr-i Âti edebî topluluğu üyelerinden Fazıl Ahmet Aykaç, İkinci Dünya Savaşı yıllarında, çok sevdiği şair dostu Yahya Kemal Beyatlı'nın sık sık Büyükada'ya gidip, kendisini ziyarete gelmemesine kırılırdı. Şair dostuna şiir yoluyla sitem ederken, ünlü Viranbağ şiirine de gönderme yaptı: "Uğramadın bu yaz bize hiç Kemal / Neyi bekliyorsun sanki güzü mü? / Bizi unutturdu sana ihtimal / Gene bu Viranbağ'ın ekşi üzümü / Cidden bir şey oldu sana bu sene / Eski dostlarını bıraktın bütün / Canım Kınalı'ya kadar gelsene / Ekmek vesikanı alıp da bir gün". Şiirlerinde mizaha sıkça yer veren Fazıl Ahmet Aykaç'ın ve eşinin Kınalıadalı kimliği neredeyse yüz yıl öncesine dayanıyor. Bahçesinde üç büyük dut ağacı olan, merdivenin tırabzanına sarılı hanımelinin gelenleri olağanüstü kokusuyla karşıladığı üç katlı ahşap bir evleri vardı. Fazıl Ahmet Aykaç bugün Kınalıada'daki bir caddeye verilen ismiyle anılıyor. İki şiire konu olan ünlü Viranbağ ise son yıllarda Eskibağ diye adlandırılıyor...

Nüktedanlığı ve sohbetlerindeki lezzet hemen herkes tarafından dile getirilen Fazıl Ahmet Aykaç Kınalıada'nın simgesi olmuş, başta İhap Hulusi olmak üzere pek çok dostunu Ağasi Evi, Fazıl Ahmet Aykaç Caddesi No: 23'deki evde ağırlamıştır.

Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:48

Yahya Kemal Beyatlı

Şair, edebiyatçı, eğitmen, milletvekili ve büyükelçi Yahya Kemal Beyatlı Adalar'ı çok sever, sıkça gelip giderdi. En çok geldiği ve kaldığı ada ise Büyükada'ydı. Yahya Kemal'in Büyükada'nın Büyük Tur yolu üzerindeki yemyeşil Viranbağ bölgesi için yazdığı pek bilinen bir yaza veda şiiri vardı: "Adalardan yaza ettik de veda / Sızlıyor bağrımız üstündeki dağ, / Seni hatırlıyoruz Viranbağ! / Yine bir sofrada şen şakraktık, / Gün denizlerde sönerken baktık / Ve çobanlar gibi dallar yaktık. / Biz şen, onlarsa muammalıydı, / Birinin sözleri imalıydı, Birinin gözleri hummalıydı. / Acı duymuş diye aşkın tadını, / Hepimiz sevdik o solgun kadını, / Ve o gün rahibe koyduk adını. / Uyuduk kırda, gezindik dağda, / O yazın, ah o engin çağda, / Geçti en son gün Viranbağ'da."
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:25

Halide Edip Adıvar

Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nde okudu. 1908'de gazetelere yazmaya başladığı kadın haklarıyla ilgili yazılardan ötürü tepkiler aldı. 31 Mart Ayaklanmasında bir süre için Mısır'a kaçtı. 1909'dan sonra öğretmenlik ve müfettişlik yaptı. 1919'da Sultanahmet Meydam'nda, İzmir'in işgalini protesto mitinginde etkili bir konuşma yaptı. 1920'de Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Kendisine önce onbaşı, sonra üstçavuş rütbesi verildi. Savaşı izleyen yıllarda Cumhuriyet Halk Fırkası ile siyasal görüş ayrılığına düştü. 1917'de evlendiği Adnan Adıvar ile birlikte Türkiye'den ayrıldı. O yıllarda konferanslar vermek üzere Amerika'ya ve Mahatma Gandi tarafından Hindistan'a çağrıldı. 1939'da İstanbul'a dönen Adıvar, 1940'ta İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Filolojisi bölümünün başkanı oldu.

İstanbul’un gürültüsünden kaçıp Burgazada’ya yerleşenlerden biri. Zafiriadis Evi olarak bilinen gül bahçesi içindeki mor salkımlı bu ev Halide Edip’in anılarında özel bir yere sahiptir.

Sayfa 1 / 2
Buradasınız: Home Adalar Büyükada Etikete göre gösterilenler Edebiyatçı