Büyükada
Cuma, 22 Nisan 2011 09:51

Sedat ve Todoraki Muhtarlar

Adalar 1935-1936 yıllarında nahiye oluncaya kadar Büyükada kaymakamlık, diğer adalar muhtarlıktı. 1935 öncesinde bir tür devlet memuru sayılan muhtarların yetki ve sorumlulukları çok fazlaydı. Adalardaki cemaatlerin nüfus yoğunluğuna göre birden fazla muhtar atanırdı. 1930'lu yıllarda Heybeliada'nın "Muhtar-ı evvel"i yani birinci muhtarı yazar Nejat Gülen'in babası Sedat Gülen'di. "Muhtar-ı sani" yani ikinci muhtar ise Todoraki Efendi'ydi (Todoraki Milyonoğlu).

Muhtarlığın İskele Gazinosu'nun içinde camekânla ayrılmış özel bir yeri vardı ve iki muhtar uyum içinde çalışırdı. Yoksul Müslüman ve Hıristiyanların işlerini para almadan görürlerdi.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:29

Eşekçi Leylam

Büyükada'da eşek kiraya verenlerin ve eşekle taşımacılık yapanların büyük çoğunluğu Yozgatlı veya Çorumluydu. Eşekçi Leylam da onlardan biriydi. Diğerlerinden farkı, yüzünün bir yanının eşek tepmesi yüzünden göçük olması ve lakabıydı. Esmer, ufak tefek adamın gerçek adını kimse kullanmazdı.

Bugünkü İş Bankası'nın önüne denk gelen yerde eskiden eşek durağı vardı. Vapurdan inenler oradan eşek kiralayıp evlerine giderdi. Bugünkü bisiklet turları gibi o zamanlar eşek turları popülerdi.

Eşekle kıra pikniğe gidilir, eşekli mehtap gezileri düzenlenirdi. Eşekçiler yol boyunca eşeklerinin yanında koşar, hayvan boş dönecekse sırtına binip durağa dönerdi.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:10

Aclan Gülal

Yaşı yetenler, Değirmen Plajı ve Değirmen Diskosu denildiğinde hemen hatırlar Aclan Gülal adını. Hem Karaköy'de lokantacılık hem de "balıkçı reisliği" yapan Kenan Gülal'ın oğluydu. Aclan Gülal eski Kozmeto Un Fabrikası ve deposunu kiralayarak Değirmen Plajı ve diskosunu açtı. Değirmen, 1950'lerin sonlarından 1980'li yıllara değin Büyükada'nın en popüler eğlence mekânlarından biriydi. Reha Yurdakul başta olmak üzere Yeşilçam'ın Adalı ünlü oyuncuları da Aclan Gülal'ın favori müşterileri ve dostları arasındaydı.

Zamanında çok iyi para kazanmasına rağmen, İzmit'te zor koşullar altında yaşarken vefat etti.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:08

Arpacı Arif

Arpacı Arif adadaki faytonculara arpa ve saman sağlayan iki kişiden biriydi. Dükkânı fayton meydanının girişinde bugünkü meşrubatçının olduğu yerdeydi. Bugünkü Adnan'ın lokantasının olduğu yerde de deposu vardı. Arif hep takım elbise giyer, altın köstekli saat takar ama kravat takmazdı. Biraz kabadayıydı. Herkesle bağıra çağıra konuşur, kızdırılırsa "Heeyyyyt!" diye nara atardı. Ama evinde laterna vardı. Aile dostları evine geldiğinde çocuklar hemen laternanın başına üşüşür, kolunu çevirip müzik çalar ve oynarlardı.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:10

Asker Hüseyin

Askerliğini çok geç yaptığı için "Asker" lakabı takılan Hüseyin genellikle balık satardı. Demokrat Parti döneminde ona Büyükada'da sabit bir balık tezgâhı verildi ama biraz dağınık bir kişilikti, başını çeşitli dertlere soktu ve başarılı olamadı. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra bugünkü elektrik idaresinin civarında bir balık tezgâhına daha sahip oldu. Sevdiği insanlara karşı bonkördü, enikonu fiyat kırardı. Ama delibozukluk orada da gelip yakasına yapıştı. Beş parasız kaldığı bir gün civardaki esnaf, "Anadan doğma soyunup buradan iskeleye kadar koş, sana 5 lira vereceğiz!" diye onu ikna etti. Asker Hüseyin, "Tamam!" dedi, anadan doğma soyundu ve iskeleye doğru koşmaya başladı. Onu koşturanlar derhal telefona sarılıp Asker Hüseyin'i polise ihbar ettiler. Hüseyin iskelede polisler tarafından karşılandı ve gözaltına alındı.

Bütün delibozukluğuna karşın bir gün nasıl becerdiyse esnaftan birinin boşandığı eşiyle evleniverdi. Hiç çocukları olmadı ama Asker Hüseyin bir anda duruldu, uslandı, efendi bir adam haline geldi.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Prof. Dr. Akil Muhtar Özden

Büyükada'dan Yunanistan'a göç etmiş Rumlardan bir gurup, 1998 yazında adayı ziyarete gelmişti. Onları karşılayıp yardımcı olan adalılar arasında Baki Nedim Baltacı da vardı. Gelen gruptaki hayli yaşlı bir eski adalı "Akil Muhtar Bey vefat edeli çok oldu ama onun akrabalarından kimse var mı" diye sordu. Yanındakiler Akil Muhtar'ın uzaktan akrabası olan Baki Nedim Baltacı'yı gösterdi. Yaşlı adam yanına geldi ve "Siz Akil Muhtar nasıl bir adamdı bilir misiniz" diye sordu. Baki Nedim onun Türkiye tıbbına ve tıp literatürüne katkılarını sıralarken, adam sözünü kesti: "O tamam. İnsanlık yanını bilir misiniz?" dedi. Baki Nedim bu kez filozof yanını, kitaplarını anlatıyordu ki, yaşlı Rum tekrar sözünü kesti: "Akil Muhtar İstanbul tıbbının başında olmasına rağmen yılda 8 ay adada oturur, gece yarısı bile olsa hastaların yardımına koşardı. O zamanlar Rumlar fazla olduğu için hastaların çoğu Rum'du. Akil muhtar fakir hastalardan para almaz, eğer çok fakirse, yastığının altına para koyardı. Siz bunu bilmeyebilirsiniz ama ben ölmeden bunu size anlatmayı görev bildim" dedi, her ikisinin de gözleri doldu. Akil Muhtar Özden (1877-1949), Tıbbiye Mektebi'nde başladığı öğrenimini 2. Abdülhamit'in baskısından kurtulmak için yurtdışında tamamladı, 1906'da Cenevre'de doçent oldu. 1908'de meşrutiyetle birlikte İstanbul'a çağrıldı ve Tıp Fakültesi Tedavi Kliniği'ne farmakoloji profesörü olarak atandı. Atatürk hastalandığında onun tedavisi için çaba harcayan doktorlar asındaydı. Kızılay ve Türk Ocakları'nın kurucuları arasındaydı, 1944'de Ordinaryüs oldu. Onun yazdığı farmakoloji kitabı bir klasik olarak üniversitelerin ilgili bölümlerinde hâlâ okutulmaktadır.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:37

Ciğerci Altan

Yalnızca Büyükada'nın değil, tüm adaların yegâne ve ünlü ciğercisi Altan Sönmezler'in babası Raşit Bey, 1942 yılında Arnavutluk'tan, Büyükada'da ciğercilik yapan ağabeyi Sadık'ı ziyarete gelmişti. Büyükada'yı ve işi beğendi, hemen memleketine dönüp eşini de aldı ve bir daha ayrılmamak üzere adaya yerleşti. Bir yıl sonra oğulları Altan dünyaya geldi.

Adalardaki ciğerciler eskiden dükkân satışıyla yetinmez, sakatatları mahalle mahalle dolaşarak satardı. Büyükada nüfusunda Rumlar ağırlıklı olduğu için sakatatların adı Rumca söylenirdi: Ciğer stokaki, yürek kardiyaz, dalak ispilina, kelle kefalakya, beyin miyalo, paça podarakya diye satılırdı. O yıllarda yalnızca Büyükada'da dört ciğerci vardı.

Ciğerci Altan askerden dönünce kendi ciğerci dükkânını açtı.

Altan Sönmezler Büyükada'da ciğerciliği kadar futbolculuğuyla da tanınırdı. Santrhaf olarak tam 25 yıl Adalar takımında top koşturdu.

Bugün adalardaki tüm ciğerciler kapandı ancak Altan hâlâ direniyor. En çok sakatatta yüksek kolesterol olduğunu söyleyenlere kızıyor, "Ben her Allah'ın günü yiyorum ne kolesterol var ne lipit" diyor. Ciğerci Altan, eski İstanbul lezzetlerinden bumbar ve dalak dolmasının, uskumru dolması ve çirozunun, külbastısının unutulduğu gibi sakatat yemeklerinin de unutulacağından yakınıyor.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:41

Niko ve Yusuf Alyanak

Niko ve kardeşi Yusuf Alyanak, Heybeliada'nın demircilik ve su tesisatı ustalarıydı. Refah Şehitleri Caddesi'ndeki küçücük dükkânlarında demirden imal edemeyecekleri şey yoktu. Niko biraz aksi, Yusuf güler yüzlüydü ama ustalıklarına diyecek yoktu.

Niko Usta Heybeliada Aya Nikola Kilisesi'nin baş hafızıydı. Türk sanat müziğini de çok güzel söylerdi. 1983 yılında iki kardeş birlikte bir televizyon programına davet edildiler. Önce Niko Usta'ya şarkılar söyletildi sonra sohbet devam etti. Ne yapıp ettikleri, akrabaları sorulurken, Yusuf Usta kız kardeşinin Yunanistan'a gittiğini, mutlu olduğunu çünkü kocasının ona iyi baktığını söyledi. Sunucu, "Siz niye gitmiyorsunuz? Orada daha rahat edersiniz" der demez, Yusuf Usta'nın güleç yüzü bir anda değişti. Cebinden nüfus cüzdanını çıkardı, "Bak, oku burada ne yazıyor! Ben senin gibi Türk vatandaşıyım. Sen şimdi bana ne demek istiyorsun!" diye gürledi.

Yusuf Alyanak 2006 yılı Şubat ayında vefat etti, Heybeliada Rum Ortodoks Mezarlığı'na gömüldü.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:48

Balıkçı Sami

Sami Burgazada'ya geldiğinde henüz 18 yaşında Anadolulu bir delikanlıydı ve ne denizden ne de balıktan anlardı. Şansı yaver gitti, adanın en ünlü balıkçısı Stelyo Reis'in yanında çalışmaya başladı ve işin tüm inceliklerini ondan öğrendi.

Stelyo Reis balık yatakları konusunda uzmandı. O uzmanlığı Sami ondan devraldı. Oyle ki, Yunanistan'a göç ederken tüm balık yataklarının kerterizlerini kaydettiği gizli defterini ona bıraktı, Sami adanın en önemli balıkçılarından biri haline geldi.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:27

Bakkal Necmi

1964 kararnamesi yüzünden Yunanistan'a göç etmek zorunda kalan Bakkal Sari, altında dükkânının yer aldığı evini yeni emekli olan Burgazada'nın komiseri Ahmet Akgün'e satmıştı. Komiser Ahmet de evi oturması, dükkânı işletmesi için oğlu Necmettin'e verdi.

Necmettin Burgazada'nın yeni yetmelerinin hepsinin "Necmi abi"siydi ve çok sevilirdi. Yeni yetmelerin biri de gazeteci yazar Engin Aktel'di. Engin arkadaşlarıyla birlikte dükkâna girer, kalabalıktan istifade, bir kenarda yan yana duran teneke bisküvi kutularını açar hepsinden birer tane alıp yer ve arkadaşlarına da verirdi. Necmi abileri durumu fark edip, "Hoop, hoop!" diye bağırdığında, Engin, "Kalite kontrolü yapıyorum" derdi. Para ödemeden çıkıp giderlerdi. Bazı günler gelip meşrubat içerlerdi, Necmi abileri yine ses etmezdi.

Ay sonunda, Necmettin Akgün hiç kaçırmaksızın hepsini listelediği "çalıntıların" parasını onlardan ister ve alırdı. Daha büyüyünce, geceleri dükkânın arka bahçesinden ucuna torik iğnesi bağladıkları balık oltasıyla bira kasası çekmeye kadar vardırdılar işi ama ay sonunda hesabın kendilerine çıkarılmasından kurtulamadılar. Necmi abileri çok toleranslıydı, asla kızmazdı ama gözünden bir şey kaçmazdı. Bakkal Necmi vefat ettikten sonra yerine manav dükkânı açıldı.

Kategori Adalılar
Sayfa 1 / 6
Buradasınız: Home Adalar Büyükada Etikete göre gösterilenler Adalılar