Burgazada
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:38

Bekçi Halit

Bekçi Halit, Hüseyin Kaptan'ın teknesindeki 20 kişiyi uygun noktalara yerleştirdi. Av tüfekliler burunda, yanlarda ve kıçta konuşlandı. Sapanla taş atacak gençler de onların arasına yerleştirildi. "Dur!" ihtarına uymayan teknelere taş atılacak, tüfekliler komut verildiği zaman denize veya teknelerin su kesimine doğru ateş edecekti. İnsanlara ateş etmek kesinlikle yasaktı... 1955 yılının 6 Eylül Salı günü "Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba konuldu" haberiyle resmi bir provokasyon yaratılmış, İstanbul'da farklı dindekilere ait ev ve işyerleri saldırıya uğrayıp yağmalanmıştı. Yaralamalar, cinayet ve tecavüz de vardı. Yağmacıların vapur ve motorlarla farklı dinden İstanbulluların yoğun olarak yaşadığı Adalar'a saldırması bekleniyordu. Nitekim Heybeliada'dan silah sesleri duyulmuş, alevler yükselmişti. Burgazada'nın Nahiye Müdürü Zühtü, Komiserleri Remzi ve Ahmet adalıları örgütledi. Farklı dindekiler, Müslümanların evinde korumaya alındı; silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla adanın çeşitli kıyılarındaki karaya çıkılacak kritik noktalara yerleştirildi. Adanın vapur iskelesi ve rıhtımına yaklaşacak gemi ve motorların karaya ulaşmasını engellemek de Hüseyin Kaptan'ın teknesindeki direnişçilere düşüyordu. Tekneler geldi, taşlar, silahlar atıldı. Burgazadalılar sonuna kadar direndi; adanın arkasından ve liman tarafından yapılan saldırılar püskürtüldü. Yağmacıların kaçmaya çalışan iki teknesi çarpıştı, biri battı ama kimse vurulmadı ve ölmedi...
Salı, 13 Eylül 2011 23:01

Aret Arslanyan

Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Ahmet Fazıl ve Cavidan Erbelger

1913 doğumlu Ahmet Fazıl Erbelger henüz 9 aylıkken ailesiyle birlikte Burgazada'ya geldi. Ahmet Fazıl 5-6 yaşlarındayken Erbelger ailesi, Orhon ailesiyle birlikte Gönüllü Caddesi'nde 2 numaradaki Sinyonosoğlu köşkünü kiraladı. O ailenin de Ahmet Erbelger'le aynı yaşta Cavidan adlı bir kızı vardı. İki çocuk hemen arkadaş oldu. Ahmet ve Cavidan birlikte büyüdüler, birbirlerine âşık oldular ve evlendiler. Aile artık Gönüllü Caddesi 40-42 numaralardaki Erbelger köşkünde oturuyordu. Ahmet Erbelger tıp alanını seçti, başarılı ve ünlü bir göğüs cerrahı oldu. 7 dil bilen Cavidan Erbelger, Türkiye Telefon İdaresi İstanbul'da kurulurken orada çalıştı. Sporla da ilgilendi. İyi bir yüzücü ve biniciydi. Türkiye'nin ilk milli yüzme takımında yer aldı, Rusya'daki yarışmada ülkesini temsil etti ve ikinci oldu. Antrenman yaparken Burgazada'dan Kınalıada'ya yüzerek gidip gelirdi. Çeşitli zamanlarda Maltepe'ye kadar yüzdüğü de oldu. Dr. Ahmet Erbelger, 1940'lı, 1950'li yıllarda Türkiye'yi kasıp kavuran verem hastalığıyla mücadele etmeyi seçti. Heybeliada Sanatoryumu'nun önemli doktorlarından biriydi. Verem tedavisine katkıda bulunacak çalışmalara öncülük etti. Daha sonra Dr. Siyami Ersek'le birlikte Haydarpaşa Göğüs Cerrahisi'ni kurdu. Erbelger ailesi 9 odalı köşklerinde eski İstanbul'un güngörmüş varlıklı ailelerinin yaşam düzenini devam ettiriyordu. Evde çocukların "abla" dedikleri yardımcılar ve aşçılar vardı. Konuk geldiğinde yemek masasının iki ucundaki beş kollu şamdanlarda mumlar yanar, beyaz eldivenli garsonlar servis yapardı.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 14:05

Kadri Aytaç

Milli futbolcu. Beyoğluspor, Galatasaray, Karagümrük, Fenerbahçe ve Mersin İdmanyurdu takımlarında oynadı. Hem Fenerbahçe hem de Galatasaray'da Türkiye şampiyonluğu yaşadı. 1944-1970 arasında 26 kez A milli takımda olmak üzere, tam 22 yıl futbol oynadı.

Kategori Adalı Sporcular
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:25

Polis Komiseri Ahmet

6-7 Eylül savunmasını düzenleyen Burgazadalılardandır.
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:49

Dondurmacı Ali Bey

Dondurmacı Ali Bey, dondurma arabasıyla birlikte her gün Ümraniye'den yola çıkar, öğlen vapuruyla Burgazada'ya gelirdi. Beyazlı mavili arabası, saklama kaplarının sarı pirinç kapaklarına sardığı turuncu beyazlı tertemiz Bursa havluları, gri beyaz bıyığı ve kasketiyle Burgazadalıların, özellikle çocukların en vazgeçilmez konuğuydu.

Her gün saat bir buçuktan itibaren ada sokakları onun, "Dondurmam kaymak!" sesiyle dolardı. Dondurma çeşitleri hiç değişmezdi: Vişne, limon, kaymak...

Sarı pirinç kaşıkla aldığı dondurmaları külahlara yerleştirmesini çocuklar sabırsız bir hayranlıkla izlerdi: Önce kaymak, üstüne vişne...

Yüzü çok gülmezdi ama sevimliydi. Ender olarak güldüğünde bir altın diş parıltısı seçilirdi. Çocukların sevgilisi, her zaman ütülü ve tertemiz beyaz önlüğü kadar dürüst ve lekesiz bir insandı dondurmacı Ali Bey.

Burgazadalılar hala Ali Beyin dondurması kadar nefis bir dondurmayı o gün bu gündür yemediklerini söyler.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 14:54

Kriton Markoğlu

Milli Sutopu oyuncusu.
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:00

Tolga Üsküdarlı

Sayfa 10 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada