Burgazada
Pazartesi, 19 Eylül 2011 20:58

Madam Marta

Burgazada'nın Sivriada'ya ve batıya bakan, kuzey ve güneye kapalı koyunda mevsimin yaz veya kış olduğuna aldırmaksızın ibadet yaparcasına denize giren, günbatımıyla alev alan suları kulaçlayıp, güneşe ulaşmak ister gibi yüzen bir kadın vardı. Madam Marta. Mısır asıllı bir Hıristiyan'dı Marta. Eşi Ermeni'ydi. 1920 yılında Mersin'de dünyaya gelen Marta, Osmanlı Bankası Müdürü babasının tayini üzerine çocuk yaşta İstanbul'a gelmişti. St. Benoit Lisesi’ni bitirdikten sonra 1921 yılında Sovyet Devrimi'nden kaçarak ilk bale okulunu açan Lydia Krassa Arzumanova’nın öğrencisi oldu. Türkiye'nin ilk balerinlerindendi. Evlenip Burgazada'ya yerleştikten sonra kendisini doğaya ve denize adadı. Evi Aya Nikola meydanındaydı ama o zamanının çoğunu daha sonra kendi adıyla, Marta Koyu olarak anılacak koydaki eski soda üreticilerine ait kulübede ve denizde geçirirdi. Öyle ki, dost ve konuklarını bile kulübenin önündeki incir ağacının altına kurduğu sofrada ağırlardı. Koyun temizlik ve bakımını hiç gocunmadan kendisi yapardı. Doğum sancısı bile koyda yüzerken tuttu ve bir motorla hastaneye yetiştirildi. Su perisi gibiydi Marta. Yaz kış soğuk suyla yıkanır, karda bile çorapsız gezerdi. Yağmur sularını biriktirir her yağmurdan sonra, "Biraz Allah suyuyla yıkanayım" diyerek evine koşardı. Ortada henüz modası bile yokken; uzun saçlarına alından sıkma bandanalar bağlar, tahta bilezikler, kocaman halka küpeler takar, ayak bileğini halhallarla süslerdi. Her akşam rengarenk giysiler ve pareolarla iskeleye inip eşini karşılardı. Adalılarla çok iyi dostluklar geliştiren ve yardımsever kişiliğiyle hâlâ hatırlanan Marta, 1986 yılında vefat etti. Burgazadalılar onun çok sevdiği koyu bugün de Marta Koyu diye anmaya devam ediyor.
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:27

Bakkal Necmi

1964 kararnamesi yüzünden Yunanistan'a göç etmek zorunda kalan Bakkal Sari, altında dükkânının yer aldığı evini yeni emekli olan Burgazada'nın komiseri Ahmet Akgün'e satmıştı. Komiser Ahmet de evi oturması, dükkânı işletmesi için oğlu Necmettin'e verdi.

Necmettin Burgazada'nın yeni yetmelerinin hepsinin "Necmi abi"siydi ve çok sevilirdi. Yeni yetmelerin biri de gazeteci yazar Engin Aktel'di. Engin arkadaşlarıyla birlikte dükkâna girer, kalabalıktan istifade, bir kenarda yan yana duran teneke bisküvi kutularını açar hepsinden birer tane alıp yer ve arkadaşlarına da verirdi. Necmi abileri durumu fark edip, "Hoop, hoop!" diye bağırdığında, Engin, "Kalite kontrolü yapıyorum" derdi. Para ödemeden çıkıp giderlerdi. Bazı günler gelip meşrubat içerlerdi, Necmi abileri yine ses etmezdi.

Ay sonunda, Necmettin Akgün hiç kaçırmaksızın hepsini listelediği "çalıntıların" parasını onlardan ister ve alırdı. Daha büyüyünce, geceleri dükkânın arka bahçesinden ucuna torik iğnesi bağladıkları balık oltasıyla bira kasası çekmeye kadar vardırdılar işi ama ay sonunda hesabın kendilerine çıkarılmasından kurtulamadılar. Necmi abileri çok toleranslıydı, asla kızmazdı ama gözünden bir şey kaçmazdı. Bakkal Necmi vefat ettikten sonra yerine manav dükkânı açıldı.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 15:23

Musa Kazım Uzunoğlu

Beşiktaş  takımında görev aldı.  Milli yüzücü Enver Uzunoğlu'nun babası.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 13 Eylül 2011 23:45

Engin Aktel

Gazeteci/yazar Engin Aktel Burgazada'dan sabah 8.15'te kalkan vapura yetişmek için hızla iskeleye yürürken adalıların panik halinde binalara sığındığını, ağaçlara tırmandığını fark etti, "Ne oluyor?" demeye kalmadı üstüne doğru gelen bir aslan gördü. Kendini güvenceye aldı ama şaşırmadı ve ürkmedi. Aslanı tanıyordu. Turgut Egemen'in aslanları yavruyken onları sevmiş hatta biri tarafından ısırılmıştı.
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Raffi Arslanyan

Klasik gitar eğitiminin Türkiye'deki duayenlerinden Raffi Aslanyan şimdilerde Büyükada'da otursa da tam 40 yıllık Burgazadalı. Balıkçılıktan anlayan, balık tutmayı seven bir Burgazadalı. 1944 doğumlu Aslanyan, radyoda Alexandre Zamboğlu'nun gitar programlarını dinleyerek ilgi duyduğu gitara 13 yaşında başladı. Türkiye'nin ilk klasik gitar hocalarından İstanbullu Andrea Paleologo'dan ders aldı. Yunan uyruklu hocasının zorunlu olarak Yunanistan'a göç ettiği 1964 yılına kadar öğrenciliğe devam etti. 1966'dan itibaren kendisi gitar dersleri vermeye başladı. 1967-1968 yıllarında henüz klasik gitar bölümü olmayan konservatuarda bu bölümü açması istendi ancak öğrencilerinin çokluğundan konservatuara zaman ayıramadı. Aslanyan, yüzlerce genci klasik gitarla tanıştırdı, virtüözler yarattı. Onun kabul edemediği tekliften yıllar sonra konservatuarda gitar bölümü açıldı. Bu bölümde ders verenler artık Aslanyan'ın öğrencileri ya da öğrencilerinin öğrencisiydi. Raffi Aslanyan gençlik yıllarında zaman zaman sahneye çıksa da, uzun yıllardır konser vermiyor. Bu durumu şöyle açıklıyor: "Son 25 yıl kendim için gitar çalmadım. Bunu dostlarım bilir. Benim en büyük arzum öğrencilerimin en iyi şekilde klasik gitar çalmaları. Benden çok daha iyi çalan o kadar çok öğrencim var ki, benim gitar çalmamın önemi olmadığını görüyorum." Tüm adalılar gibi o da, denizin kirlenmesinden, en çok da ada yakınlarında avlanan gırgır teknelerinin ağlarının balık yuvaları üstünde parçalanıp, balık tuzağına dönüşmesinden şikâyet ediyor.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 15:21

Miryam Marküs

Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:40

Balıkçı Foti

Balıkçı Foti Burgazada'nın en becerikli ıstakoz avcılarındandı. Yem olarak kokmuş işkembe koyduğu sepetleri yalnızca kendi bildiği gizli yerlere atar, sepetler neredeyse hiç boş çıkmazdı.

Foti, yakaladığı ıstakozları satıncaya kadar ölmemeleri için sepetiyle birlikte Burgazada vapur iskelesinin kazıklarına, denizin dibine bağlardı. Müşteriyi garantiledikten sonra sepeti çeker, ıstakozları satardı. Foti'nin ıstakozları sakladığı yeri herkes bilirdi ama hırsızlık hiç olmazdı. Yalnızca bazı yazlıkçı gençler eğlenmek için sepetten bir ıstakoz çalıp kuytu bir yerlerde yerdi ama Foti akşamında hesabı gencin babasına götürürdü.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:33

Bahçıvan Taso ve Bahçesi

Taso'nun bahçesi, Burgazada'da itfaiyeyi geçtikten sonra sağa dönüldüğünde, cemevinin, kır lokantalarının, kahvelerin ve güzel bahçeli evlerin yer aldığı alandaydı.

Taso'nun bahçesine gittiğinizde, meyveleri ve sebzeleri dallarından kopararak alabilir, bazılarını oracıkta yiyebilirdiniz.

Yok yoktu Taso'nun bahçesinde. Salatalık, domates, biber, patlıcan, kabak, bezelye, fasulye, bakla, maydanoz, nane, roka, tere, marul... Her şey kütür kütür ve taptazeydi. Meyve ağaçları da vardı. Erik, portakal, mandalina, nar, ayva...

Adalıların bu en popüler alışveriş mekanı Taso'nun ölümünden sonra yaşatılamadı.

1960 yılında Turgut Egemen orada bir hayvanat bahçesi kurdu. Hayvanat bahçesinin kapatılmasından sonra alan yapılaşmaya terkedildi.

Kategori Adalılar
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:48

Burhan Arif Ongun

İstanbul’da doğdu. 1928’de Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldu ve devlet bursuyla Paris’e giderek Şehircilik Enstitüsü’nde (Institut d’Urbanisme) okudu. Bu arada dönemin ünlü mimarları Le Corbusier ve Auguste Perret’nin atölyelerinde çalıştı. 1931’de geri döndü ve mecburi hizmetini Nafia Vekâleti (Bayındırlık Bakanlığı) Şehircilik Bürosu’nda yaptı. Daha sonra İskân İşleri Umum Müfettişliği görevine getirildi. İstanbul Belediyesi danışman mimarlığından emekli oldu. İstanbul’da öldü. Daha çok asıl uzmanlık alanı olan kent planlama alanında çalışmış, yazdığı çok sayıdaki makaleyi “ürbanist mimar” olarak imzalamıştır. 1953'te Burgazada Camisi'nin inşa etmiştir.
Sayfa 9 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada