Burgazada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:37

Turhan Uyaroğlu

Heybeliada'da doğdu. 1955'te İTÜ Mimarlık Fakültesi'ni bitirdi. Büro açarak proje işleri yaptı. 1963'ten itibaren Mimarlar Odası bünyesinde çeşitli görevler üstlendi. 1968'de Yapı Endüstrisi Merkezi kurucuları arasında yer aldı. 1982'de özel sektörde koordinatör, danışman ve yönetici olarak hizmet verdi. 2001'de emekli olduğundan beri Kıbrıs'ta yaşıyor. Başar Acarlı ile 1963- 1964 arasında Kınalıada Camisi'ni inşa etti.
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:40

Balıkçı Foti

Balıkçı Foti Burgazada'nın en becerikli ıstakoz avcılarındandı. Yem olarak kokmuş işkembe koyduğu sepetleri yalnızca kendi bildiği gizli yerlere atar, sepetler neredeyse hiç boş çıkmazdı.

Foti, yakaladığı ıstakozları satıncaya kadar ölmemeleri için sepetiyle birlikte Burgazada vapur iskelesinin kazıklarına, denizin dibine bağlardı. Müşteriyi garantiledikten sonra sepeti çeker, ıstakozları satardı. Foti'nin ıstakozları sakladığı yeri herkes bilirdi ama hırsızlık hiç olmazdı. Yalnızca bazı yazlıkçı gençler eğlenmek için sepetten bir ıstakoz çalıp kuytu bir yerlerde yerdi ama Foti akşamında hesabı gencin babasına götürürdü.

Kategori Adalılar
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:27

Bakkal Orhan Tuncer

1930 yılında Burgazada'da doğan Orhan Tuncer 1950 yılında adada bir ekmekçi dükkanı açtı, sonra işi geliştirip bakkal dükkânına çevirdi. Büyük öykücü, yazar Sait Faik Abasıyanık ekmekçilik döneminden itibaren müşterisi ve dostuydu. Biri siyah, diğeri beyaz iki köpeğiyle dükkâna gelir alışveriş ederdi. Arada Orhan'la tavla oynar, balık tutarlardı. Balığa çıktıklarında kendilerine yetecek kadar tutmuşlarsa Sait Faik, "Yeter artık Orhan hadi dönelim" der, fazlasına karşı çıkardı. Sait Faik pek çok öyküsünde yer verdiği balıkçılığı ve balıkçıları çok severdi. Mutlu bir yüz ifadesiyle vapurdan indiği bir gün Orhan, "Hayırdır! Neden bu kadar sevinçlisin" diye sordu. Sait Faik, "Bugün yazarlar lokaline gittim, kapıcı beni içeri almadı: 'Balıkçılar giremez!' dedi" diye anlattı: "Ben de girmeyip gerisingeri döndüm"... Orhan bir gün gazetede Sait Faik'in, "Şimdi Sevişme Vakti" adlı şiir kitabının piyasaya çıktığını okudu. Dükkâna geldiğinde ona sitem etti: "Kitabın çıkmış. İnsan bir tane vermez mi?"... Sait Faik ona uzun uzun baktı, sonra 1 lira istedi. Parayı alınca sevinç içinde çocuk gibi koşarak gitti, elinde kitapla geri döndü, "Buyur" dedi. Bakkal Orhan yine sitem etti: "Sana hiç yakıştıramadım. Kitap böyle parayla mı verilir"... Sait Faik kitabın kapağını açtı, ön sayfasına "Sevgili Orhancığıma, dünyanın kitaba para veren ilk bakkalına" diye yazdı.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 10:21

İlya Ventura

İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini Alman Lisesi'nde tamamladıktan sonra girdiği Güzel Sanatlar Akademisi (bugün MSGSÜ) Mimarlık Bölümü'nden 1945'te mezun oldu. En önemli eseri 1948- 1950 yılları arasında Bernard Motola ile birlikte gerçekleştirdikleri Şişhane'deki Neve Şalom Sinagogu'dur. Burgazada İndos'ta üç katlı ev, Yelkenci Mehmet Sokağı'nda ü katlı ev, Büyükada'da Berkmen evi, Hamamoğlu Evi ve Kandiyoti Evi'ni inşa etti.
1968'de İsrail'e göç etti ve meslek yaşamını orada sürdürdü. İsrail'de öldü.

Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:43

Turgut Egemen

Her şey Adalar Su Sporları Kulübü kurucularından Turgut Egemen'e bir çift aslan yavrusu hediye edilmesiyle başladı. Burgazada'daki evinin bahçesinde baktığı aslanlar büyümeye başlayınca Turgut Egemen ne yapacağını şaşırdı. Adanın ünlü bostancısı Taso'nun ekip biçtiği vakfa ait bir arazi vardı. Taso'nun vefatından sonra arazi boşta kalmıştı. Turgut bey, bugün üzerinde Burgazada Cemevi ve bahçeli lokantalar bulunan araziyi kiralayıp bir hayvanat bahçesi kurdu. Aslanları başka hayvanlar da izledi. Artık ayısı, kurdu, antilopları, develeri, maymunları, kuşları vardı. Bahçeye bir havuz ve kafeterya da yaptırdı. Biri dişi, biri erkek olan aslanlar iyice büyüdükten sonra kafese kapatıldılar. Turgut Egemen her gün evine gitmeden önce bahçeye uğrar, o daha bahçe kapısından girmeden aslanlar özlemle hareketlenip homurdanmaya başlardı. Turgut Egemen hiç çekinmeden kafese girer, onları sever ve oynardı. Bir gün dişi aslan yavruladı. Yavrular biraz palazlanınca Turgut Egemen onları kulübe getirir, masaların arasında dolaşan aslan yavruları herkes tarafından sevilirdi. Arada ufak tefek firar kazaları olurdu ama kimse zarar görmediği için karşı çıkan pek olmazdı. Hayvanat bahçesi 1970'lerin sonlarında dağıtıldı.
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:25

Halide Edip Adıvar

Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nde okudu. 1908'de gazetelere yazmaya başladığı kadın haklarıyla ilgili yazılardan ötürü tepkiler aldı. 31 Mart Ayaklanmasında bir süre için Mısır'a kaçtı. 1909'dan sonra öğretmenlik ve müfettişlik yaptı. 1919'da Sultanahmet Meydam'nda, İzmir'in işgalini protesto mitinginde etkili bir konuşma yaptı. 1920'de Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Kendisine önce onbaşı, sonra üstçavuş rütbesi verildi. Savaşı izleyen yıllarda Cumhuriyet Halk Fırkası ile siyasal görüş ayrılığına düştü. 1917'de evlendiği Adnan Adıvar ile birlikte Türkiye'den ayrıldı. O yıllarda konferanslar vermek üzere Amerika'ya ve Mahatma Gandi tarafından Hindistan'a çağrıldı. 1939'da İstanbul'a dönen Adıvar, 1940'ta İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Filolojisi bölümünün başkanı oldu.

İstanbul’un gürültüsünden kaçıp Burgazada’ya yerleşenlerden biri. Zafiriadis Evi olarak bilinen gül bahçesi içindeki mor salkımlı bu ev Halide Edip’in anılarında özel bir yere sahiptir.

Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:35

Hrant Lusigyan

Burgazada'nın Alman Lisesi ve Mülkiye mezunu balıkçısı Muvakkar Orhon'un balkonundan çarşıya müthiş bir klarnet melodisi dağıldı. Akşamın alaca karanlığına bürünen balkonda Muvakkar rakı kadehi elinde sürekli konuğu ünlü cazcı Hrant Lusigyan'ı dinliyordu. Hrant solosunu bitirdi ve kendisine özgü votka kokteyliyle dudaklarını ıslattı. Muvakkar, Mülkiye'yi bitirdikten sonra vergi müfettişliği yapmaya başlamıştı. Bir vergi kaçakçılığı olayını ortaya çıkardığında, kaçakçı ona rüşvet teklif edince Muvakkar adamı bir güzel dövdü. Ancak olay bu kadarla kalmadı, kaçakçının tuttuğu adamlar da kısa süre sonra Muvakkar'ı öldüresiye dövdüler. Müfettişlik işinin kendisine göre olmadığını anlayan Muvakkar bir balıkçı motoru aldı ve Burgazada'ya yerleşip profesyonel balıkçılığa başladı. Muvakkar'ın yakın dostu Hrant Lusigyan ise Beyoğlu'ndaki Hacopulos Pasajı'nda ablasıyla birlikte kanaviçe dükkanı işletir, geceleri de dönemin seçkin kulüplerinde otellerinde; Park Otel'de, Hilton'da, Tokatlıyan'da ve Taksim'in ünlü bohem kulübü Fuaye'de caz orkestralarıyla klarnet ve saksafon çalardı. Swing çağının Türkiye'deki önemli caz yıldızlarından biriydi. 6-7 Eylül olaylarında Lusigyan ve ablasının dükkanı da yakıldı. Artık yalnızca müzikle geçinmek zorundaydı. Popüler müziğin hızla yükseldiği 60'lı yılların ortalarında caz müziği eskisi kadar para kazandırmıyordu. Geçinmekte zorlanan klarnet ve saksafon üstadı, Burgazada'ya yakın dostu Muvakkar'ın yanına sığındı. Uzun yıllar aynı evi paylaştılar. Muvakkar'ın ölümünden sonra ortada kalan Lusigyan, adadaki bir kulübeye yerleşti. 1988'in soğuk bir kış gününde onu ziyaret edip hasta olduğunu gören dostu Demirci Hayko'nun yardımıyla Surp Pırgiç huzurevine yatırıldı, 1993 Kasımı’nda 75 yaşında hayata veda etti.

Salı, 20 Eylül 2011 15:28

Niko Nikolau

Beyoğluspor takımında oynadı.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 13 Eylül 2011 16:11

Feyza Cansever

İstanbul'da doğdu. 1984'te İTÜ Mimarlık Fakültesi'nden mezun oldu. 1984- 1990 yılları arasında babası Turgut Cansever ile birlikte çalıştı. 1968 yılında  Burgazada'daki Aysun- Rafet Ataç Evi inşaatını gerçekleştirdiler. 1992'de Turgut Cansever, Emine ve Mehmet Öğün ile birlikte gerçekleştirdikleri Bodrum'daki Demir Evleri ile Ağa Han Mimarlık Ödülü'ne değer görüldü. 2004'te Çengelköy'deki Sadullah Paşa Yalısı restorasyonu ile Mimarlar Odası'nın Yapı Dalı Onarım Özel Ödülü'nü kazandı.
Perşembe, 21 Nisan 2011 15:07

Arabacı Memiş

Burgazada'da 1970'li yıllara değin fayton yoktu. Bir tek herkesin Memiş dediği Mehmet'in at arabası vardı. Her şey o arabayla taşınırdı. Bakkalların evlere sipariş dağıtımı, su damacanalarının dağıtımı, hep Mehmet'in arabasıyla yapılırdı. Mehmet, bayramlarda arabasına iki sıra oturak koyar, çocuklara 15 kuruşa ada turu attırırdı. Mehmet'in arabasının hastaların iskeleye veya evine ulaştırılması için kullanıldığı bile olurdu. Yani adanın ilk ambulansı Mehmet'in at arabasıydı.
Kategori Adalılar
Sayfa 6 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada