Burgazada
Salı, 13 Eylül 2011 23:48

Erkan Erbelger

Salı, 20 Eylül 2011 14:52

Koço Kondidis

Beyoğluspor ve Galatasaray takımlarında oynadı.
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:10

Viktor Levi

Perşembe, 21 Nisan 2011 23:49

Dondurmacı Ali Bey

Dondurmacı Ali Bey, dondurma arabasıyla birlikte her gün Ümraniye'den yola çıkar, öğlen vapuruyla Burgazada'ya gelirdi. Beyazlı mavili arabası, saklama kaplarının sarı pirinç kapaklarına sardığı turuncu beyazlı tertemiz Bursa havluları, gri beyaz bıyığı ve kasketiyle Burgazadalıların, özellikle çocukların en vazgeçilmez konuğuydu.

Her gün saat bir buçuktan itibaren ada sokakları onun, "Dondurmam kaymak!" sesiyle dolardı. Dondurma çeşitleri hiç değişmezdi: Vişne, limon, kaymak...

Sarı pirinç kaşıkla aldığı dondurmaları külahlara yerleştirmesini çocuklar sabırsız bir hayranlıkla izlerdi: Önce kaymak, üstüne vişne...

Yüzü çok gülmezdi ama sevimliydi. Ender olarak güldüğünde bir altın diş parıltısı seçilirdi. Çocukların sevgilisi, her zaman ütülü ve tertemiz beyaz önlüğü kadar dürüst ve lekesiz bir insandı dondurmacı Ali Bey.

Burgazadalılar hala Ali Beyin dondurması kadar nefis bir dondurmayı o gün bu gündür yemediklerini söyler.

Kategori Adalılar
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:35

Hrant Lusigyan

Burgazada'nın Alman Lisesi ve Mülkiye mezunu balıkçısı Muvakkar Orhon'un balkonundan çarşıya müthiş bir klarnet melodisi dağıldı. Akşamın alaca karanlığına bürünen balkonda Muvakkar rakı kadehi elinde sürekli konuğu ünlü cazcı Hrant Lusigyan'ı dinliyordu. Hrant solosunu bitirdi ve kendisine özgü votka kokteyliyle dudaklarını ıslattı. Muvakkar, Mülkiye'yi bitirdikten sonra vergi müfettişliği yapmaya başlamıştı. Bir vergi kaçakçılığı olayını ortaya çıkardığında, kaçakçı ona rüşvet teklif edince Muvakkar adamı bir güzel dövdü. Ancak olay bu kadarla kalmadı, kaçakçının tuttuğu adamlar da kısa süre sonra Muvakkar'ı öldüresiye dövdüler. Müfettişlik işinin kendisine göre olmadığını anlayan Muvakkar bir balıkçı motoru aldı ve Burgazada'ya yerleşip profesyonel balıkçılığa başladı. Muvakkar'ın yakın dostu Hrant Lusigyan ise Beyoğlu'ndaki Hacopulos Pasajı'nda ablasıyla birlikte kanaviçe dükkanı işletir, geceleri de dönemin seçkin kulüplerinde otellerinde; Park Otel'de, Hilton'da, Tokatlıyan'da ve Taksim'in ünlü bohem kulübü Fuaye'de caz orkestralarıyla klarnet ve saksafon çalardı. Swing çağının Türkiye'deki önemli caz yıldızlarından biriydi. 6-7 Eylül olaylarında Lusigyan ve ablasının dükkanı da yakıldı. Artık yalnızca müzikle geçinmek zorundaydı. Popüler müziğin hızla yükseldiği 60'lı yılların ortalarında caz müziği eskisi kadar para kazandırmıyordu. Geçinmekte zorlanan klarnet ve saksafon üstadı, Burgazada'ya yakın dostu Muvakkar'ın yanına sığındı. Uzun yıllar aynı evi paylaştılar. Muvakkar'ın ölümünden sonra ortada kalan Lusigyan, adadaki bir kulübeye yerleşti. 1988'in soğuk bir kış gününde onu ziyaret edip hasta olduğunu gören dostu Demirci Hayko'nun yardımıyla Surp Pırgiç huzurevine yatırıldı, 1993 Kasımı’nda 75 yaşında hayata veda etti.

Salı, 13 Eylül 2011 18:03

Dimitris V. Çilenis

Kapıdağ yarımadasının kuzeydoğu köşesindeki, eski adı Muhanya (Mihoniona) olan köyde doğdu. Ailesi 19. yüzyılın ortalarından sonra İstanbul'a göç ederek Kumkapı'ya yerleşti. Dimitris'in babası Vasilios Y. Çilenis inşaat kalfası idi ve büyük olasılıkla Kumkapı'daki Panagia Elpida Kilisesi'ni inşa etmişti.

Dimitris Çilenis Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi (bugün MSGSÜ) Mimarlık Şubesi'nde okuyarak 1903'te mezun oldu. İstanbul'un çeşitli yerlerinde binalar inşa etti. 1959'da İstanbul'da öldü.

Salı, 20 Eylül 2011 15:32

Nurten Çizmeci

Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:15

Bahçıvan İsmail Amca

İsmail Bucak, ünlü Bilecik Rakı'sının sahibi İstepan Berberyan'ın köşkünde bahçıvanlık yapıyordu. Daha önce Gül Baba denilen köşkün bahçesindeki yüzlerce tür güle gözü gibi bakmıştı. 1959 yılında bahçıvanlığı bıraktı ve geçmişte bir kır kahvesi olan Kalpazankaya'da kır lokantası açtı. Denizi, kayalıkları ve ağaçlarıyla doğa harikası bu yerin o günlerde yolu bile yoktu. Artık herkes tarafından İsmail Amca diye anılmaya başlayan İsmail Bucak, tamamen kendi çabasıyla çevreyi düzenledi, bir toprak yol açıp ulaşımı sağladı. Mezeler ve et yemekleri yapıyor, müşterilerine bira, rakı ve ev yapımı şarap sunuyordu.

İsmail Amca, 1970'li yıllarda çevreye çadır kurulmasına da izin verdi. O yıllarda İstanbul'u Katmandu yolunun ana kavşağı yapan hippiler sıkça gelip çadır kurdu Kalpazankaya'ya. Burgazadalı gençler de gitarlarını alıp Kalpazankaya'ya gelirdi yaz akşamlarında. Onun vefatından sonra işletmeyi oğlu Erdoğan Bucak üstlendi ve Kalpazankaya'yı bugünkü haline getirdi. Yaz-kış çalışan lokanta kır düğünlerinin de popüler mekanı haline geldi.

Erdoğan Bucak'ın ölümünden sonra kır lokantasını bugün üçüncü kuşaktan torun İsmail Bucak işletiyor.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 13:16

Cavidan Erberger

Milli yüzücü, Türkiye şampiyonu (İstanbul Yüzme İhtisas)
Türkiye'nin ilk kadın yüzücülerindendir, 1934 yılında milli oldu. Binicilik dalında da başarılar elde etti.
Kategori Adalı Sporcular
Sayfa 6 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada