Burgazada
Salı, 13 Eylül 2011 23:46

Erdem Sökmen

Babasının akordeon sesleriyle büyüyen ve bundan çok etkilenen sanatçı, 12- 13 yaşlarındayken Rafi Arslanyan'dan gitar dersi alan ağabeyinin klasik gitar sesleriyle çok ilgilenmiştir. Daha sonra kendisi de önce Raffi Arslanyan'dan gitar dersi ve Okan Demiriş’den özel solfej armoni dersleri alarak, İstanbul Devlet Konservatuarı Kompozisyon Bölümü'nde eğitimine başlamıştır. Bu bölümde okurken gitar bölümü de açılmış ve Carlo Domeniconi ile çalışmıştır. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda hoca oldmuştur. Burada hocalık yaparken aynı zamanda yüksek lisans ve sanatta yeterlilik eğitimini İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda tamamlamıştır. Bu klasik müzik yaşamı dışında,sanatçının Levent Altındağ ile birlikte kurduğu ve 2004 yılından beri faal olarak çalıştığı "Passiflora" adlı bir caz grubu vardır. Bunun dışında çeşitli sanatçıların albüm kayıtlarında ve sahne performanslarında katkılar sağlamaktadır.
Salı, 20 Eylül 2011 14:05

Kadri Aytaç

Milli futbolcu. Beyoğluspor, Galatasaray, Karagümrük, Fenerbahçe ve Mersin İdmanyurdu takımlarında oynadı. Hem Fenerbahçe hem de Galatasaray'da Türkiye şampiyonluğu yaşadı. 1944-1970 arasında 26 kez A milli takımda olmak üzere, tam 22 yıl futbol oynadı.

Kategori Adalı Sporcular
Cuma, 22 Nisan 2011 00:04

Zıvart Yaya ve Diruk Tantik

Zıvart ve Diruhi çocuk dolu bir evde onları büyüten iki kadındı. Burgazadalılar onlara "İki kumalar" derdi. Zıvart'ın çocuğu olmayınca kocası daha genç bir kadınla, Diruhi'yle evlenmiş ve beş çocukları olmuştu Camiye çıkan yokuşun dibindeki lokantanın yerindeki tek katlı prefabrik bir evde oturan Zıvart ve Diruhi, müthiş bir uyum ve dostluk içinde çocukları büyüttüler. Ortak eşleri öleli çok olmuştu ancak onlar yaşadıkları sürece hiç ayrılmadan çocuklara annelik ettiler.

Çocukları, Apik, Tatyos, Yeğsapet, Vartanuş ve Hayganuş her zaman ikisine birden "anne" dedi.

Kategori Adalılar
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:38

Bekçi Halit

Bekçi Halit, Hüseyin Kaptan'ın teknesindeki 20 kişiyi uygun noktalara yerleştirdi. Av tüfekliler burunda, yanlarda ve kıçta konuşlandı. Sapanla taş atacak gençler de onların arasına yerleştirildi. "Dur!" ihtarına uymayan teknelere taş atılacak, tüfekliler komut verildiği zaman denize veya teknelerin su kesimine doğru ateş edecekti. İnsanlara ateş etmek kesinlikle yasaktı... 1955 yılının 6 Eylül Salı günü "Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba konuldu" haberiyle resmi bir provokasyon yaratılmış, İstanbul'da farklı dindekilere ait ev ve işyerleri saldırıya uğrayıp yağmalanmıştı. Yaralamalar, cinayet ve tecavüz de vardı. Yağmacıların vapur ve motorlarla farklı dinden İstanbulluların yoğun olarak yaşadığı Adalar'a saldırması bekleniyordu. Nitekim Heybeliada'dan silah sesleri duyulmuş, alevler yükselmişti. Burgazada'nın Nahiye Müdürü Zühtü, Komiserleri Remzi ve Ahmet adalıları örgütledi. Farklı dindekiler, Müslümanların evinde korumaya alındı; silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla adanın çeşitli kıyılarındaki karaya çıkılacak kritik noktalara yerleştirildi. Adanın vapur iskelesi ve rıhtımına yaklaşacak gemi ve motorların karaya ulaşmasını engellemek de Hüseyin Kaptan'ın teknesindeki direnişçilere düşüyordu. Tekneler geldi, taşlar, silahlar atıldı. Burgazadalılar sonuna kadar direndi; adanın arkasından ve liman tarafından yapılan saldırılar püskürtüldü. Yağmacıların kaçmaya çalışan iki teknesi çarpıştı, biri battı ama kimse vurulmadı ve ölmedi...
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:52

Zangoç Todori

Burgazada'daki Aya Yani kilisesinin zangocu Todori, adanın en renkli kişilerindendi. Kel kafalı, altın dişli, Clark Gable bıyıklı, güleç yüzlü bir adamdı. Bazen kafasına tuhaf bir peruk takar, yoldan geçen kadınları peruğunu şapka gibi çıkartarak selamlardı.

Çok sıkı içkici ve küfürbazdı ama küfürlerine herkes alıştığı için kimse aldırmazdı. Zangoçluğun yanı sıra adalı Rumların cenaze işlerine de bakardı ve kulaktan kulağa hayli çapkın olduğu fısıldanırdı.

Balıkçılıktan da anlar, boş zamanlarında mülkiyeli balıkçı Muvakkar Orhon'la balığa çıkardı. Hemen her akşam, Yordan'ın meyhanesinde, kapı girişindeki çinko kaplı büyük yuvarlak ceviz masada Muvakkar ve arkadaşlarıyla buluşup demlenir, hesabı çoğu zaman Muvakkar öderdi.

Geceleri bekçi olarak karakolun üst kısmındaki Rum İlkokulu'nda yatar, ev kirasını bedavaya getirirdi.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 19 Eylül 2011 20:58

Madam Marta

Burgazada'nın Sivriada'ya ve batıya bakan, kuzey ve güneye kapalı koyunda mevsimin yaz veya kış olduğuna aldırmaksızın ibadet yaparcasına denize giren, günbatımıyla alev alan suları kulaçlayıp, güneşe ulaşmak ister gibi yüzen bir kadın vardı. Madam Marta. Mısır asıllı bir Hıristiyan'dı Marta. Eşi Ermeni'ydi. 1920 yılında Mersin'de dünyaya gelen Marta, Osmanlı Bankası Müdürü babasının tayini üzerine çocuk yaşta İstanbul'a gelmişti. St. Benoit Lisesi’ni bitirdikten sonra 1921 yılında Sovyet Devrimi'nden kaçarak ilk bale okulunu açan Lydia Krassa Arzumanova’nın öğrencisi oldu. Türkiye'nin ilk balerinlerindendi. Evlenip Burgazada'ya yerleştikten sonra kendisini doğaya ve denize adadı. Evi Aya Nikola meydanındaydı ama o zamanının çoğunu daha sonra kendi adıyla, Marta Koyu olarak anılacak koydaki eski soda üreticilerine ait kulübede ve denizde geçirirdi. Öyle ki, dost ve konuklarını bile kulübenin önündeki incir ağacının altına kurduğu sofrada ağırlardı. Koyun temizlik ve bakımını hiç gocunmadan kendisi yapardı. Doğum sancısı bile koyda yüzerken tuttu ve bir motorla hastaneye yetiştirildi. Su perisi gibiydi Marta. Yaz kış soğuk suyla yıkanır, karda bile çorapsız gezerdi. Yağmur sularını biriktirir her yağmurdan sonra, "Biraz Allah suyuyla yıkanayım" diyerek evine koşardı. Ortada henüz modası bile yokken; uzun saçlarına alından sıkma bandanalar bağlar, tahta bilezikler, kocaman halka küpeler takar, ayak bileğini halhallarla süslerdi. Her akşam rengarenk giysiler ve pareolarla iskeleye inip eşini karşılardı. Adalılarla çok iyi dostluklar geliştiren ve yardımsever kişiliğiyle hâlâ hatırlanan Marta, 1986 yılında vefat etti. Burgazadalılar onun çok sevdiği koyu bugün de Marta Koyu diye anmaya devam ediyor.
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:25

Polis Komiseri Ahmet

6-7 Eylül savunmasını düzenleyen Burgazadalılardandır.
Salı, 20 Eylül 2011 15:20

Miryam Bahar

Milli yüzücü.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 13 Eylül 2011 23:36

Çığ Turgay

Salı, 20 Eylül 2011 15:44

Özay Şendir

Kasımpaşa takımında oynadı. Özkan Şendir'in oğludur.
Kategori Adalı Sporcular
Sayfa 2 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada