Burgazada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 10:34

Nişan Yaubyan

Kadıköy'de doğdu. 1953'te İTÜ Mimarlık Fakültesi'ni bitirdi. Daha sonra ABD'ye giderek 1960- 1969 yılları arasında, her ikisi de dünya çapında ünlü mimarlar olan Eero Saarinen ve Minoru Yamasaki'nin yanında çalıştı. Bu arada 1961'de Michigan Üniversitesi Mimarlık Okuu'nda lisansüstü eğitimini tamamladı. Türkiye'ye döndükten sonra mimari proje yarışmalarında kazandığı dereceler ve çeşitli kentlerde gerçekleştirdiği hastane binalarıyla tanındı. Halen (2011) Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde öğretim görevliliği yapmaktadır.
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:43

Turgut Egemen

Her şey Adalar Su Sporları Kulübü kurucularından Turgut Egemen'e bir çift aslan yavrusu hediye edilmesiyle başladı. Burgazada'daki evinin bahçesinde baktığı aslanlar büyümeye başlayınca Turgut Egemen ne yapacağını şaşırdı. Adanın ünlü bostancısı Taso'nun ekip biçtiği vakfa ait bir arazi vardı. Taso'nun vefatından sonra arazi boşta kalmıştı. Turgut bey, bugün üzerinde Burgazada Cemevi ve bahçeli lokantalar bulunan araziyi kiralayıp bir hayvanat bahçesi kurdu. Aslanları başka hayvanlar da izledi. Artık ayısı, kurdu, antilopları, develeri, maymunları, kuşları vardı. Bahçeye bir havuz ve kafeterya da yaptırdı. Biri dişi, biri erkek olan aslanlar iyice büyüdükten sonra kafese kapatıldılar. Turgut Egemen her gün evine gitmeden önce bahçeye uğrar, o daha bahçe kapısından girmeden aslanlar özlemle hareketlenip homurdanmaya başlardı. Turgut Egemen hiç çekinmeden kafese girer, onları sever ve oynardı. Bir gün dişi aslan yavruladı. Yavrular biraz palazlanınca Turgut Egemen onları kulübe getirir, masaların arasında dolaşan aslan yavruları herkes tarafından sevilirdi. Arada ufak tefek firar kazaları olurdu ama kimse zarar görmediği için karşı çıkan pek olmazdı. Hayvanat bahçesi 1970'lerin sonlarında dağıtıldı.
Perşembe, 01 Eylül 2011 23:56

Ercan Akyıldız

Salı, 13 Eylül 2011 23:23

Beki Kandiyoti

Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:43

Dr. Selahattin Savaşkan

Dr. Selahattin Savaşkan Burgazada'nın çok sevilen, sayılan belediye hekimiydi. Uzun boylu, güler yüzlü, yardımsever bir insandı. Düşüp yaralanan çocukların kurtarıcısıydı. Çok kibardı. Karşılaştığı kadınları eğilerek selamlardı.

Eşi Melahat hanımla aşklarının tek pürüzü Selahattin beyin içki kaçamaklarıydı. Kaçamak arkadaşları Sait Faik Abasıyanık, Mülkiyeli balıkçı Muvakkar Orhon, Genco Erkal'ın babası Reşat bey; Melahat hanım tarafından basılmamak için çareyi lokantada değil Papu Pandeli'nin sütçü dükkânında içmekte buldular ama olmadı. Sonunda çok güvenli bir mekân keşfettiler: Cennet Yolu'ndaki, Kınalıada'ya bakan mezarlığın yanı başına, açıktaki gemileri demir atmamaları konusunda uyarmak için dikilen ışıklı çapanın altı... Melahat hanımın mezarlıkta içeceklerini tahmin edemeyeceğini, etse bile akşam karanlığında mezarlığa girmekten korkacağını düşündüler ve haklı çıktılar. Orada çok gün batırdılar ama hiç basılmadılar.Yıllar geçti, Selahattin bey vefat etti. Burgazada Mezarlığı'nda yer kalmamıştı. Hatırlı insanlar araya girip yer buldular. Melahat hanımın basamadığı tek yer olan o ışıklı çapanın altındaydı mezar yeri. Bir süre sonra Melahat hanım da vefat etti ve o çapanın altında eşiyle buluştu.

Salı, 13 Eylül 2011 23:30

Cem Mansur

Burgazada'lı Cem Mansur, İngiltere'de Londra Şehir Üniversitesi Müzik Fakültesi ve Guildhall Konservatuarı’nda eğitim gördü. Londra'da St. James Oda Orkestrası’nı kurup, yönetti. İngiltere'de başladığı şeflik çalışmalarına 1982'de ABD'de devam ederek, Los Angeles Filarmoni Enstitüsü'nde Leonard Bernstein'ın öğrenciliğini yaptı ve aynı yıl "Ricordi" şeflik ödülünü aldı. 1984'te İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin orkestra şefliğine atandı. İngiltere, Hollanda, Fransa, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Macaristan, Almanya, İsveç, İspanya, Meksika, İsrail ve Rusya'da orkestra ve opera kuruluşlarında konuk şef olarak çalıştı. 1989-96 arasında Oxford Şehir Orkestrası Birinci Şefliği yaptı, 1998 yılında Akbank Oda Orkestrası Daimi Şefliği'ne getirildi
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:16

Günay Çelik

Balıkesir Edremit doğumlu, yaklaşık 20 senedir adalı. Konservatuara 1983 yılında girerek müzik hayatına başladı. Orada kanun sazı öğrendi. Profesör Ruhi Ayangil'in öğrencisi oldu. 87 yılında okuldan mezun oldu, 92 yılında aynı okulda yüksek lisans yaptı. Bu dönemde Ayangil Türk Müziği Orkestrası ve Korosu’nda kanun sanatçısı olara uzun süre çalıştı ve bu arada yurtiçinde ve yurtdışında konserler verdi. TRT’ye dahil olarak 8 sene kadar radyoda çalıştım. Yüksek lisansının bitiminde Kültür Bakanlığı’na bağlı İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu’na dahil oldu. Hala burada çalışmaktadır. Onun haricinde çeşitli konserler veriyor, cd çalışmalarımız yapıyor. Ada’yı çok seviyoruz Ada’ya gelmeyi çok seviyoruz. Ada’da da bazı konserlerimiz oldu Ruhi Bey’in denetiminde.
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:10

Viktor Levi

Salı, 20 Eylül 2011 14:54

Kriton Markoğlu

Milli Sutopu oyuncusu.
Kategori Adalı Sporcular
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:38

Bekçi Halit

Bekçi Halit, Hüseyin Kaptan'ın teknesindeki 20 kişiyi uygun noktalara yerleştirdi. Av tüfekliler burunda, yanlarda ve kıçta konuşlandı. Sapanla taş atacak gençler de onların arasına yerleştirildi. "Dur!" ihtarına uymayan teknelere taş atılacak, tüfekliler komut verildiği zaman denize veya teknelerin su kesimine doğru ateş edecekti. İnsanlara ateş etmek kesinlikle yasaktı... 1955 yılının 6 Eylül Salı günü "Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba konuldu" haberiyle resmi bir provokasyon yaratılmış, İstanbul'da farklı dindekilere ait ev ve işyerleri saldırıya uğrayıp yağmalanmıştı. Yaralamalar, cinayet ve tecavüz de vardı. Yağmacıların vapur ve motorlarla farklı dinden İstanbulluların yoğun olarak yaşadığı Adalar'a saldırması bekleniyordu. Nitekim Heybeliada'dan silah sesleri duyulmuş, alevler yükselmişti. Burgazada'nın Nahiye Müdürü Zühtü, Komiserleri Remzi ve Ahmet adalıları örgütledi. Farklı dindekiler, Müslümanların evinde korumaya alındı; silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla adanın çeşitli kıyılarındaki karaya çıkılacak kritik noktalara yerleştirildi. Adanın vapur iskelesi ve rıhtımına yaklaşacak gemi ve motorların karaya ulaşmasını engellemek de Hüseyin Kaptan'ın teknesindeki direnişçilere düşüyordu. Tekneler geldi, taşlar, silahlar atıldı. Burgazadalılar sonuna kadar direndi; adanın arkasından ve liman tarafından yapılan saldırılar püskürtüldü. Yağmacıların kaçmaya çalışan iki teknesi çarpıştı, biri battı ama kimse vurulmadı ve ölmedi...
Sayfa 1 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada