Burgazada
Salı, 13 Eylül 2011 22:46

Ahmet Refik Altınay

Ahmet Refik, Kuleli Harp Okulu'nu bitirdikten sonra önce Fransızca, ardından tarih öğretmeni oldu. 1924-1927 yılları arasında Türk Tarih Encümeni'ne başkanlık yaptı. 10 Ekim 1937'de vefat etti. Mezarı Büyükada'dadır. Neredeyse bütün ömrünü Büyükada’da geçiren Ahmet Refik Altınay şarkılarında, şiirlerinde Adalar’ı anlatmış, Ada’dan uzak kaldığı zamanlarda Ada şiirleri okuyarak hasret gidermiştir.
Bilinen 116 şarkısından birkaçı: “Şen gözlerine neşe veren bir çiçek olsam”, “Solsan da sararsan yine gül-penbe dehensin”, “Kederden mi neden bilmem sararmış reng-i ruhsarın”, “Sırma saçlı yârimin can bahşederken işvesi”...
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:27

Harutyun Hanesyan

Robert Kolejden mezun olduktan sonra Kınlıada’da Harutyun Sinanyan’dan keman ve solfej dersleri aldı. 1932 yılında W.M.C.A.’de kızkardeşi Anahid Hanesyan’ın piyano eşliğinde ilk konzerini verdi. 1944 yılında Cemal Reşit Rey yönetimindeki İstanbul Belediye Konservatuarı şehir orkestrasında viyola grubu şefi olarak görev aldı. Emekliliğinde Hanesyan oda orkestrasuını kurdu ve TRT’de birçok konser verdi. 1981 yılınd Atatürk’ün 100’cü doğum yıldönümü için 100 yıl marşını besteledi. 200 kişilik koro ve 60 kişilik orkestra ile seslendirilen marş halka sunuldu. Harutyun Hanesyan’ın besteleri arasında "Fete", "Visions" , "Berceuse" ,"Rapsodie" ,"Nocturne" , "Pastorale ve Rondo" , "Romance" , "Hıngala" , "Goujin Ara" ,"Kına Kına" ,"Deux Paysages" ve "Hoy Nur" gibi besteleri bir çok sanatçı tarafından seslendirildi.

Perşembe, 15 Eylül 2011 09:58

Tanburî Mustafa Çavuş

"Vefa yoktur akan suda, / Ne hâl oldu bize bu da, / Hasret kaldım dilberime, / Yere geçsin Büyükada. / (…) Bir denk ile çıktın gittin / Adalar’da ne zevk ettin? / Dağ başında odlara yan, / Tanburî'den niçün geçtin?" Tamburî Mustafa Çavuş'un Adalar'a gidip gitmediğine ilişkin bir bilgi yok ancak aksak hüzzam şarkısını Adalar’a kaçan hayali ya da gerçek bir sevgili için yazmış.
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:35

Musa Albukrek

Dr. Musa Albukrek, 1937 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Musevi Lisesinde okudu. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Cerrahi Kliniğinde Genel Cerrahi İhtisasını tamamladı. 1989’da, Fransa, Creteil’deki Hopital Henri Mondor, 1990’da İsviçre, Geneve’deki Hopital Contonal, 1991-1993’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan, 1992-1996’da Fransa, Paris’teki Hopital Gouin, 1997-1999’da Fransa, Versailles’daki Hopital Andre Mignot, 2000’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan gibi Üniversite Hastanelerinin Kolo-Proktoloji Klinikleri’nde Proktoloji Dalında periyodik ileri staj çalışmalarında yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi Tıp Terminolojisi Dalında öğretim görevlisi ve 1979 yılından bu yana Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde ziyaretçi hekim olarak bulunmuştur.

Tıp tahsilinin yanı sıra keman öğrenimine Seyfettin Asal ile başladı, İstanbul Konservatuarı’nda besteci Ekrem Zeki Ün’le sürdürdü. Pre-Klasik Oda Müziği Topluluğunu kurarak çeşitli kültür merkezlerinde ve radyo televizyonlarda konserler verdi. Keman öğreniminde ileri düzey çalışmalarını lonescu Galati ile sürdürdü. .1992 yılında FKD bünyesinde, müzik alanında öğrenim yapacak bir öğrenciye katkıda bulunulması amacıyla bir fon kuran müzisyen Yaşar Paker adına verilen Müzik Ödülü’nü; 2006 yılında Dr. Musa Albukrek aldı. Patolog, cerrah, müzisyen, ressam ve koleksiyoncu kişiliğinin yanında iyi bir müzik sanatçısı olan Dr. Musa Albukrek’e ödülünü Yasar Paker’in yeğeni Lina Alaton ile Adil Anjel verdi.

Halen konserler vermeye devam eden Musa Albukrek, çok yönlü usta bir resim sanatçısıdır aynı zamanda. Yıllardan beri, yaz-kış demeden, Anadolu’nun çeşitli yöreleri ile İstanbul’un yok olmaya yüz tutmuş tarihi yapılarını kendine özgü üslubu ile kâğıda aktarmıştır. Çoğunlukla siyah beyaz çalışmakta ve desene ayrı bir önem vermektedir. Bugüne kadar 700’e yakın resim çalışması yapan Ressam-Doktor Albukrek karma ve kişisel resim sergilerinin yan ısıra “Çizgilerle Türkiye”, “Çizgilerle Adalar” ve “Çizgilerle Akdeniz Yöresi” adlı yayımlanmış 3 kitabı vardır. Ayrıca, bu çok yönlü sanatçının, adadaki yılların birikimiyle topladığı ve evinde sergilediği, kendi yaptığı oyuncak müzesine sahiptir.

Kategori Adalı Ressamlar
Salı, 13 Eylül 2011 23:45

Engin Aktel

Gazeteci/yazar Engin Aktel Burgazada'dan sabah 8.15'te kalkan vapura yetişmek için hızla iskeleye yürürken adalıların panik halinde binalara sığındığını, ağaçlara tırmandığını fark etti, "Ne oluyor?" demeye kalmadı üstüne doğru gelen bir aslan gördü. Kendini güvenceye aldı ama şaşırmadı ve ürkmedi. Aslanı tanıyordu. Turgut Egemen'in aslanları yavruyken onları sevmiş hatta biri tarafından ısırılmıştı.
Salı, 13 Eylül 2011 23:15

Asu Maralman

Çocuk yaşlarda evde piyano ve şan eğitimi ile müziğe başladı. 70’li yılların başında “Şimdi Sen Varsın Dünyamda” plağıyla ünlenen Nonna Bella’nın kız kardeşidir. 1961 yılında düzenlenen Caddebostan Ses Yarışması’nda birinci oldu ve ablası gibi kendini müzik dünyasının içinde buldu. İtalyan Ticaret Lisesi’nde okurken gizli olarak çeşitli düğün salonlarında sahne çalışmaları yaptı ve daha sonraları Uğurtan Günal, Önder Bali, Boğaziçi Orkestrası (Ersan Erdura ile birlikte) eşliğinde çeşitli yerlerde dans müziği yaptı.

1968 yılına kadar yaptığı bu sahne çalışmalarına Silvia Bella adında çıktı. 1967 yılında Orhan Şevki ile evlendi ve kendi orkestralarında çalışmaya başladı. Evlendikten sonra "Asu Maralman" adı ile sahneye çıkmaya başladı.

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:10

Viktor Levi

Salı, 13 Eylül 2011 23:30

Burak Bedikyan

Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:37

Pola Morelli

Salı, 13 Eylül 2011 23:25

Bekir Boran

"Eski adalarda gece 12.00’den sonra müzik sesleri duyulurdu. Özellikle Rum cemaatinin enstrümanlarla gece yarısı ada turuna çıktıkları olurdu. O zaman adada korku ve huzursuzluk yoktu. Bu müzik ziyafetine Türkler de iştirak ederdi. Şimdi neden olmasın…"
"Bir aile toplantısında Müzeyyen Senar Hanımefendi tesadüfen bizimle birlikte oldu. Bendeniz de o aile toplantımızda enstrüman çaldığım için grubumuz Müzeyyen Hanım’a eşlik etmemi istedi. Devamlı musiki içinde yoğrulan Müzeyyen Hanım içinden bile olsa “Burada da mı buldunuz beni? Ben dinlenmeye geldim” der gibi oldu. Ben kendisine “Abla ben gazeteciyim ve amatörüm. Ud çalmak ne haddime, hata yaparsam affet” dedim. Benim udla yaptığım ufak bir giriş sonrası Müzeyyen Hanım elime vurup, kendi tabiriyle aynen şöyle söyledi: “Ulan sen bu çalmanla amatörsen ben bilmem neyim!” dedi ve fasıl başladı. Sabah ezanı okunurken biz fasılı noktaladık. Bunun bir eşini de rahmetli Adnan Kahveci ile Fatin Rüştü Zorlu’nun kızı Sevin Zorlu’nun evinde Metin Akpınar’ın da dahil olduğu bir fasılla sabahları ettik."

Sayfa 4 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada Etikete göre gösterilenler Müzisyen