Burgazada
Salı, 13 Eylül 2011 23:21

Bay Roje

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:13

Yekta Kara

Opera sanatçısı; soprano, dramaturg, yönetmen, eğitmen. Yurtiçi ve dışında pek çok resital ve konser veren sanatçı sopranoluğu kadar İstanbul Devlet Opera ve Balesi'ndeki başdramaturgluğu, başrejisörlüğü, hocalığı ve yöneticiliğiyle de öne çıkıyor. Uzun yıllar kurumun Genel Sanat Yönetmeni görevini sürdüren Yekta Kara klasik eserlere getirdiği çağdaş ve çarpıcı yorumlarla Türkiye'de operanın daha da gelişip sevilmesine katkı sağladı ve sponsorlar bularak yepyeni eserlerin sahneye konulmasına yol açtı.
Perşembe, 15 Eylül 2011 09:52

Serkan Bilgin

Perşembe, 15 Eylül 2011 09:56

Suudi Acarlar

Salı, 13 Eylül 2011 23:18

Bartev Garyan

Prof.Jirayr Aslan’dan piyano ve solfej dersleri aldı. 1997 yılında başladığı sahne hayatında gerek pop müziği gerekse özgün şarkıları ile başarılı oldu. Söylediği Ermenice şarkılarla çeşitli konserlere çıktı, Arakast Orkestrası ve Yeraz Dans Grubu ile hem Türkiye’de, hem Avrupa ve Amerikada’da başarılı konserler verdi. Ermenice şarkılarla bir de CD hazırladı. 7 dilde şarkı söyleyerek çevresinde büyük bir hayran kitlesi topladı.
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:04

Verda Ün

Salı, 13 Eylül 2011 23:49

Erkan Oğur

Çocuk yaşta keman ve bağlama çalmasını öğrendi, 1973 yılında gitara başladı ve doğu müziği seslerini bulabilmek için perdesiz gitarı yaptı. 1980 yılında İTÜ Türk Müziği Konservatuarı'na girdi ve beş yıl sonra bitirdi. Fikret Kızılok ve Bülent Ortaçgil’e perdesiz giatrla eşlik etti. 1989’da Amerika’ya gidip blues tarzında konserlerde eşlik etti. Perdesiz gitarla bir albümü Almanya’da hit oldu. Besteleri ve derlemeleri ile de Otantik müzik, Jazz ve Pop Müziği'nde ünlü oldu. Büyük ses getiren “Eşkıya” filmi başta olmak üzere birçok filmin de müziğini yaptı.
Salı, 13 Eylül 2011 23:25

Bekir Boran

"Eski adalarda gece 12.00’den sonra müzik sesleri duyulurdu. Özellikle Rum cemaatinin enstrümanlarla gece yarısı ada turuna çıktıkları olurdu. O zaman adada korku ve huzursuzluk yoktu. Bu müzik ziyafetine Türkler de iştirak ederdi. Şimdi neden olmasın…"
"Bir aile toplantısında Müzeyyen Senar Hanımefendi tesadüfen bizimle birlikte oldu. Bendeniz de o aile toplantımızda enstrüman çaldığım için grubumuz Müzeyyen Hanım’a eşlik etmemi istedi. Devamlı musiki içinde yoğrulan Müzeyyen Hanım içinden bile olsa “Burada da mı buldunuz beni? Ben dinlenmeye geldim” der gibi oldu. Ben kendisine “Abla ben gazeteciyim ve amatörüm. Ud çalmak ne haddime, hata yaparsam affet” dedim. Benim udla yaptığım ufak bir giriş sonrası Müzeyyen Hanım elime vurup, kendi tabiriyle aynen şöyle söyledi: “Ulan sen bu çalmanla amatörsen ben bilmem neyim!” dedi ve fasıl başladı. Sabah ezanı okunurken biz fasılı noktaladık. Bunun bir eşini de rahmetli Adnan Kahveci ile Fatin Rüştü Zorlu’nun kızı Sevin Zorlu’nun evinde Metin Akpınar’ın da dahil olduğu bir fasılla sabahları ettik."

Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:34

Osman Nihad Akın

Ahmet Rasim'in torunu Osman Nihad Akın ve Ahmet Refik Altınay yaz aylarında Büyükada’da komşuluk eden, tavla oynayan, Dil Burnu’nda gezen iki dost. Ahmet Refik Bey’in 1937 yılında ölümü Osman Nihad Bey’i derinden etkiler. Bu üzücü olay üzerine Osman Nihad Nihavend makamında tarihe not düşer: Yine bu yıl ada sensiz içime hiç sinmedi / Dil’de yalnız dolaştım hep, gözyaşlarım dinmedi
Sayfa 3 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada Etikete göre gösterilenler Müzisyen