Burgazada
Perşembe, 15 Eylül 2011 11:35

Musa Albukrek

Dr. Musa Albukrek, 1937 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Musevi Lisesinde okudu. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Cerrahi Kliniğinde Genel Cerrahi İhtisasını tamamladı. 1989’da, Fransa, Creteil’deki Hopital Henri Mondor, 1990’da İsviçre, Geneve’deki Hopital Contonal, 1991-1993’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan, 1992-1996’da Fransa, Paris’teki Hopital Gouin, 1997-1999’da Fransa, Versailles’daki Hopital Andre Mignot, 2000’de Fransa, Paris’teki Hopital Leopold Bellan gibi Üniversite Hastanelerinin Kolo-Proktoloji Klinikleri’nde Proktoloji Dalında periyodik ileri staj çalışmalarında yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi Tıp Terminolojisi Dalında öğretim görevlisi ve 1979 yılından bu yana Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde ziyaretçi hekim olarak bulunmuştur.

Tıp tahsilinin yanı sıra keman öğrenimine Seyfettin Asal ile başladı, İstanbul Konservatuarı’nda besteci Ekrem Zeki Ün’le sürdürdü. Pre-Klasik Oda Müziği Topluluğunu kurarak çeşitli kültür merkezlerinde ve radyo televizyonlarda konserler verdi. Keman öğreniminde ileri düzey çalışmalarını lonescu Galati ile sürdürdü. .1992 yılında FKD bünyesinde, müzik alanında öğrenim yapacak bir öğrenciye katkıda bulunulması amacıyla bir fon kuran müzisyen Yaşar Paker adına verilen Müzik Ödülü’nü; 2006 yılında Dr. Musa Albukrek aldı. Patolog, cerrah, müzisyen, ressam ve koleksiyoncu kişiliğinin yanında iyi bir müzik sanatçısı olan Dr. Musa Albukrek’e ödülünü Yasar Paker’in yeğeni Lina Alaton ile Adil Anjel verdi.

Halen konserler vermeye devam eden Musa Albukrek, çok yönlü usta bir resim sanatçısıdır aynı zamanda. Yıllardan beri, yaz-kış demeden, Anadolu’nun çeşitli yöreleri ile İstanbul’un yok olmaya yüz tutmuş tarihi yapılarını kendine özgü üslubu ile kâğıda aktarmıştır. Çoğunlukla siyah beyaz çalışmakta ve desene ayrı bir önem vermektedir. Bugüne kadar 700’e yakın resim çalışması yapan Ressam-Doktor Albukrek karma ve kişisel resim sergilerinin yan ısıra “Çizgilerle Türkiye”, “Çizgilerle Adalar” ve “Çizgilerle Akdeniz Yöresi” adlı yayımlanmış 3 kitabı vardır. Ayrıca, bu çok yönlü sanatçının, adadaki yılların birikimiyle topladığı ve evinde sergilediği, kendi yaptığı oyuncak müzesine sahiptir.

Kategori Adalı Ressamlar
Salı, 13 Eylül 2011 23:39

Ebruhi Sirakyan

20’ci yüzyıl başında inşa edilen Kınalıada'daki ikiz evlerin sahibi İzkon Sirakyan’ın kızı. Ünlü virtüöz Hegyei’nin en iyi öğrencilerinden biriydi. Daha çok piyano ve solfej dersleriyle tanındı. Sonraki yıllarda ünlenecek Afif Ramiz, Mari Maryam Oskan gibi öğrencilerin hocasıdır. Kınalıada Atamyan tiyatrosunda piyanist Afif Ramiz’le birlikte verdiği resital o dönemde yaşayanlar için unutulmaz bir müzik ziyafeti olarak tanımlanır
Salı, 13 Eylül 2011 23:36

Çığ Turgay

Perşembe, 15 Eylül 2011 09:54

Sirvart Karamanuk

Ablası piyanist Armine’nin teşviki ile 5 yaşında piyano eğitimine başladı. Sonraki yıllarda Budapeşte ve Viyana’daki ağabeylerinin yanında tüm klasik müzik etkinliklerini, en usta müzisyenlerden dinler. İstanbul’a döndüğünde koservatuara girer, Ferdi Von Ştatzer onu çok beğenip armoni son sınıfına alır. Cemal Reşit Rey de sürekli kendisini destekler. Mezun olduktan sonra yine hocaları Lazar Levy, Lico Amar, Adnan Saygun ve Cemal Reşit Rey’in girişimleri ile Konservatuara hoca olur. Başarılı bir iş adamı olan Kevork Karaamanukyan’la evlenir, bu arada 60 adet beste yapar. ABD, Arvupa, eski SSCB ve Ermenistan’da sayısız konserler veriri, 300 bestesi plak ve CD’lerle yayınlanırken, bir bestesi “Akh Tamar”’ı tüm dünyaya tanıtır. Uluslararası “Who is who” ve dünya müzik kadınları sözlüğünde Sirvart Karamanuk’la birlikte Türkiye yazılmıştır. Aldığı tüm tekliflere karşın ülkesinden ayrılmamış ve ya aylarında Kınalıada’da yaşamayı yeğlemiştir.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:18

Mimi

Alparslan Sokak'ta otururdu.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:00

Erol Örter (Buzuki Erol)

Tersanede çalışırken buzukiye merak sardı ve bu aleti Türkiye’de ilk çalan müzisyen olarak tanındı. Grek müziğini sevdirdi ve kendisinden sonra bu tür çalışmalarda bulunan müzisyenlere yol gösterdi. Uzun yıllar, yalnız İstanbul’un değil, Türkiye’nin tüm kentlerinde kalburüstü lokallerde sahne aldı. Yaz kış Kınalıada’da oturan Örter, geçirdiği hastalıktan sonra sahne hayatına son verdi ,bu arada anıları ve izlenimlerini içeren bir kitap yayımladı.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:07

Fani Hodara

Piyanoya genç yaşta başladı. Uluslararası müzik yarışmalarında dereceye giren çok sayıda bestenin sahibi.
“…Kumsalda yürüyüşü, Viranbağı’nda kahvaltı ve denize girmeyi, Mavi Club’ta günbatımını izlemeyi, Aya Yorgi tepesinde sucuk ekmek yemek ve eşsiz manzarayı izlemeyi çok seviyorum..."
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:34

Osman Nihad Akın

Ahmet Rasim'in torunu Osman Nihad Akın ve Ahmet Refik Altınay yaz aylarında Büyükada’da komşuluk eden, tavla oynayan, Dil Burnu’nda gezen iki dost. Ahmet Refik Bey’in 1937 yılında ölümü Osman Nihad Bey’i derinden etkiler. Bu üzücü olay üzerine Osman Nihad Nihavend makamında tarihe not düşer: Yine bu yıl ada sensiz içime hiç sinmedi / Dil’de yalnız dolaştım hep, gözyaşlarım dinmedi
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:15

Mari Maryam Oskan (Kantar)

Ünlü heykeltraş Yervant Oskan’ın kızıdır. İlk çalışmalarındı Ebruhi Sirkayan’la yaptı. Müzik eğitimini geliştrimek üzere İsviçre’nin Cenevre kentine gitti., buradan birincilik ödülü kazanarak mezun oldu. Piyano virtüöözü Rober Casadesus’la uzun yıllar çalıştı. Andre Segovia’dan İspanyol müziğinin ayrıntılarını öğrendi. 1929 yılında yurda dönüp Theatrı Français’de koserler verdi ,aynı zamanda öğretmenlik de yapıyordu. Son yıllarında evlendi, 1964 Yılında vefat etti.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:46

Kaan Erbelger

Sayfa 1 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada Etikete göre gösterilenler Müzisyen