Burgazada
Cuma, 22 Nisan 2011 09:42

Dimitri Mandacıoğlu

Büyükadalı bakkal Aleko Mandacıoğlu'nun 1927 doğumlu oğlu Dimitri, askerliğini Yassıada'da yedek subay olarak yaptı. Çok yakışıklıydı. Hafta sonları üniformasıyla adaya geldiğinde tüm genç kızların soluğu kesilirdi. Askerlik sonrasında babasının dükkanında çalışmaya devam etti. 1954 yılında bakkal Toma'nın güzel kızı Eleni ile evlendi. Kısa süre sonra kızları Lidya dünyaya geldi.

Dimitri Mandacıoğlu daha sonra Turizmle uğraşmaya başladı. Anadili Rumcayla beraber üç dil biliyordu. Emekli olduktan sonra, Turizm konusundaki deneyimini Büyükada için değerlendirmeye karar verdi ve Büyükada İskelesi'ndeki danışma bürosunda gönüllü tercüman ve danışman olarak görev aldı. Artık her gün, tertemiz giysileri ve hâlâ yakışıklı pırıl pırıl yüzüyle, bir ev sahibi heyecanıyla yerli-yabancı turistleri bekliyordu. İhtiyaç duyan herkese, Büyükada ve adalar konusundaki engin bilgisiyle yardımcı olur, yol gösterirdi.

Yeni tanıştığı insanlarla dostlukları biraz ilerlediği zaman ilk işi, cüzdanından çıkardığı bahriye üniformalı yakışıklı fotoğrafını onlarla paylaşmak olurdu.

Büyükada veya adalarla ilgili her sorunda, her toplantıda mutlaka görev alır, fikirleri ve deneyimiyle katkıda bulunurdu. Genç-yaşlı herkesin dostu, ağabeyi ve amcasıydı.

Dimitri Mandacıoğlu 2006 yazında çok sevdiği adasına ve hayata veda etti.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:31

Ali Boran

Yolcular Kınalıada'da vapurdan inip de iskeleden dışarıya çıktıklarında Ali Boran Meydanı'na adım atarlar. Ali Boran, 1942 yılında Kınalıada'yı elektriğe kavuşturan kişidir. Yurtdışında elektrik mühendisi olarak eğitim alan Boran adaya elektrik getirebilmek için büyük uğraş verdi. Sonunda kamulaştırılan küçük bir arsaya transformatör kurulmasını sağladı ve ada geceleri aydınlandı. Ali Boran henüz 31 yaşındayken bağlı olduğu İETT adına malzeme alımı için İsviçre'ye giderken bindiği uçak Atina yakınlarında düştü. Bugün adı meydanda yaşatılıyor.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:08

Arpacı Arif

Arpacı Arif adadaki faytonculara arpa ve saman sağlayan iki kişiden biriydi. Dükkânı fayton meydanının girişinde bugünkü meşrubatçının olduğu yerdeydi. Bugünkü Adnan'ın lokantasının olduğu yerde de deposu vardı. Arif hep takım elbise giyer, altın köstekli saat takar ama kravat takmazdı. Biraz kabadayıydı. Herkesle bağıra çağıra konuşur, kızdırılırsa "Heeyyyyt!" diye nara atardı. Ama evinde laterna vardı. Aile dostları evine geldiğinde çocuklar hemen laternanın başına üşüşür, kolunu çevirip müzik çalar ve oynarlardı.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:24

Prof. Dr. Ali Haydar Taner

Pedagog ve eğitimci Ali Haydar Taner, özellikle emeklilik yıllarının büyük çoğunluğunu Büyükada'da geçirdi. Adada en çok çocuklarla ilgilenir, onları ciddiye alır, yetişkin insanlarmış gibi konuşur ve çoğunlukla kendi yazdığı ya da çevirdiği kitapları hediye ederdi.

Evi, bugünkü belediyeye gelmeden önceki son binaydı

1883 yılında doğan Ali Haydar Taner, yurtdışında pedagoji eğitim almıştı. Çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliği yaptıktan sonra 1926'da Talim Terbiye Kurulu'nun dört üyesinden biri olarak atandı.

Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu'nun hazırlanması, ortaokul ve liselerin üçer yıllık ayrı birer bölüm haline getirilmesi, öğretmen okullarının düzenlenmesi, ilkokul öğretim programlarının geliştirilmesi, Talim ve Terbiye Dairesi'nin kurulması gibi Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki eğitimi modernleştirme çalışmalarının tümünde o da vardı. Almanca, Fransızca, Bulgarca ve Arapça bilen Ali Haydar Taner, pedagoji ve psikoloji alanında pek çok kitap yazdı. Aralarında Finlandiya'nın kuruluşunu anlatan ünlü Beyaz Zambaklar Ülkesinde olmak üzere pek çok kitabı Türkçeye çevirdi. 1956 yılında yaşama veda etmesinin ardından Büyükada'daki evde yazları oğulları Orhan ve Pertev Taner kalmaya başladı.

1991 yılındaki korkunç Plaj Oteli yangını başladığında evde Pertev Taner kalıyordu. Yangın eve de sıçradı, Pertev Taner ancak canını kurtarabildi. Evdeki, aralarında Hoca Ali Rıza, Avni Lifij gibi pek çok önemli ressama ait tablo bulunan koleksiyon da yok oldu.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:22

Sucu Marikalar

1950'lerde, 1960'larda Büyükada'da iki kadın sucu vardı. İkisinin de adı Marika'ydı.

O zamanlar içme suyu bakkaldan değil suculardan hasır sepetli cam damacanayla alınırdı. Ama yalnızca su satmazdı sucular. Dönemin meşrubatları; şişe suyu, soda, maden suyu, adada imal edilmeyip dışarıdan gelen gazozlar; Uludağ ve Olimpos gazozları, daha sonraları yeni çıkan şişede meyve suları... Marikaların dükkânlarında çikolata, karamel gibi abur cuburlar ve ufak tefek bakkaliye malzemesi, hatta bazen içki de satılırdı. Marika Berberoğlu'nun dükkânı, bugünkü elektrik idaresinin karşı köşesindeydi. Dükkân küçücüktü ama arkada deposu vardı.

Diğer Marika'nın dükkânı ise Çankaya Caddesi'nde, kaymakamlık binasına giderken sol köşede, bugünkü bakkalın olduğu yerdeydi.

Evlere damacanayla su dağıtımını genellikle Malatya-Pötürgeliler yapardı.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:34

Şükrü Gülesin

1940 yılının bir sonbahar günü Kınalıada postanesine Beşiktaş'ın efsanevi futbolcusu Baba Hakkı'dan (Yeten) telgraf geldi. İki cümlelik bir telgraftı: "Kendine iyi bak. Pazar günü Galatasaray maçında oynuyorsun"... Telgraf, henüz 18 yaşındaki Kınalıadalı futbolcu Şükrü Gülesin'e gönderilmişti. Genç Şükrü, Kınalıada'nın spor geleneğine uygun olarak çocuk yaşlarda Kınalıada takımının kalecisi olarak başladığı futbol yaşamına artık Beşiktaş'ta sol kanat oyuncusu olarak devam edecekti.

Çok başarılı oldu. Özellikle topa falso vererek kornerden attığı 32 golle, dönemin Guinness Rekorlar Kitabı'na geçti. Şükrü'nün kornerden attığı gol sayısını 39'a kadar çıkaran da var. 1.90 metre boyu, biraz göbekli de olsa güçlü ve iri fiziğiyle savunma oyuncularının ödünü koparan, durdurulamayacak futbolculardan biriydi.

1950 yılında İtalya'nın ünlü takımı Lazio'ya transfer oldu. Teknik direktör Mario Sperone aşırı kilosu yüzünden forvette başarılı olamayacağını düşünerek onu santrhafta oynatmak istedi. Şükrü karşı çıkınca, Parlermo'ya kiralandı. Palermo'nun Lazio'yla yaptığı maçta santrfor oynadı, biri kornerden iki gol attı ve maç Lazio'nun 2-1 yenilgisiyle sonuçlandı. Şükrü Sperone'den intikamını almıştı.

Ertesi sezon Lazio onu geri aldı, sonra yine Palermo'ya geçti. Şükrü Gülesin İtalya Ligi'nde üç sezonda oynadığı 79 maçta, tam 36 gol attı. Futbolu bırakınca antrenörlük ve spor yazarlığı yaptı. 10 Temmuz 1977'de kalp krizi geçirerek hayata veda etti...

Bugün Kınalıada'daki bir sokakta adı yaşatılıyor.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:05

Deli Memduh

Memduh, Çınar Meydanı'na inen yokuşlardan birinde otururdu. Her gün muntazaman meydana iner, ağzından hiç eksik etmediği sigarasıyla en fazla on metrelik bir parkur üzerinde volta atmaya başlardı. Kendi kendine konuşur; durmadan gider gelir, gider gelirdi. Kimseye zararı yoktu. Yemek vakti geldiğinde annesi çağırır o da itirazsız eve dönerdi. 60'lı yaşlarının ortalarına değin bu böyle devam etti, sonra vefat etti.
Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:48

Pastacı Madam Ortans

Madam Ortans, Büyükada'da bugünkü Prenses Oteli'nin yerindeki Ankara Palas'ın altında küçük bir pastane işletirdi: Hanımeli Pastanesi. Alt katında imalathanesi olan küçük bir pastaneydi ama çeşidi çok bol ve lezzetliydi.

Hanımeli Pastanesi'nin şeker, yağ gibi malzemeleri Bakkal Fahri'ye sipariş edilir, malları oğlu Ahmet Tanrıverdi pastaneye taşır, alt kattaki imalathaneye indirirdi. Madam Ortans, çok kalender ve eli bol bir insandı. Daha dükkâna girer girmez küçük Ahmet'in gözündeki parıltıyı sezer, "İstediğin pastayı al ye aşağıdan" derdi.

Sonradan Büyükada'nın ünlü pastacısı olacak Niko Mundi, Madam Ortans'ın yanında çalışıyordu. Bir süre sonra pastaneye ortak oldu. Madam Ortans vefat edince, malı mülkü yeğeni Vartova'ya kaldı. Vartova kısa süre sonra Niko Mundi'yle evlendi.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 00:11

Bakkal Muizi ve Bakkal Leoni

Bakkal Muizi sessiz, sakin, kendi halinde bir adamdı. Büyükada'da, bugünkü dönerci Mahmut'un olduğu yerdeki iki katlı ahşap binanın alt katındaydı dükkânı. Tek bir ampulle aydınlanan dükkân silme ördekbaşı yeşiline boyalıydı. Her zaman ütüsüz olan pantolonunun üstüne bir iş gömleği giyen Muizi'nin en önemli işi kahve satmaktı. Adanın tek kahve değirmeninin yer aldığı dükkânda içmek isteyenlere mis kokulu kahve servisi de yapılırdı. Muizi'nin çarşıda bugünkü baharatçının yanında bir dükkânı daha vardı. Dükkânı Bolulu Hüseyin lokanta olarak kullanıyordu ama tek kızını evlendirmeye karar veren Muizi onu çıkardı, binayı drahoma olarak damat adayı Leonidas'a verdi. Düğünden sonra Leonidas orayı muhteşem bir bakkal dükkânı haline getirdi.

Adadaki üç-dört Türk bakkalın dışındaki tüm bakkallar Rum'du. Dükkânın üst katını da ev olarak kullanan genç ve yakışıklı Leonidas, mal çeşitliliği ve estetik açıdan adanın en güzel bakkal dükkânını açmıştı.

Kategori Adalılar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:37

Ciğerci Altan

Yalnızca Büyükada'nın değil, tüm adaların yegâne ve ünlü ciğercisi Altan Sönmezler'in babası Raşit Bey, 1942 yılında Arnavutluk'tan, Büyükada'da ciğercilik yapan ağabeyi Sadık'ı ziyarete gelmişti. Büyükada'yı ve işi beğendi, hemen memleketine dönüp eşini de aldı ve bir daha ayrılmamak üzere adaya yerleşti. Bir yıl sonra oğulları Altan dünyaya geldi.

Adalardaki ciğerciler eskiden dükkân satışıyla yetinmez, sakatatları mahalle mahalle dolaşarak satardı. Büyükada nüfusunda Rumlar ağırlıklı olduğu için sakatatların adı Rumca söylenirdi: Ciğer stokaki, yürek kardiyaz, dalak ispilina, kelle kefalakya, beyin miyalo, paça podarakya diye satılırdı. O yıllarda yalnızca Büyükada'da dört ciğerci vardı.

Ciğerci Altan askerden dönünce kendi ciğerci dükkânını açtı.

Altan Sönmezler Büyükada'da ciğerciliği kadar futbolculuğuyla da tanınırdı. Santrhaf olarak tam 25 yıl Adalar takımında top koşturdu.

Bugün adalardaki tüm ciğerciler kapandı ancak Altan hâlâ direniyor. En çok sakatatta yüksek kolesterol olduğunu söyleyenlere kızıyor, "Ben her Allah'ın günü yiyorum ne kolesterol var ne lipit" diyor. Ciğerci Altan, eski İstanbul lezzetlerinden bumbar ve dalak dolmasının, uskumru dolması ve çirozunun, külbastısının unutulduğu gibi sakatat yemeklerinin de unutulacağından yakınıyor.

Kategori Adalılar
Sayfa 1 / 6
Buradasınız: Home Adalar Burgazada Etikete göre gösterilenler Adalılar