Burgazada
Salı, 20 Eylül 2011 13:52

Gogo Surunopulos

1950'li yılların iyi kalecilerindendir. Kaleci Beyoğluspor'da görev aldı.
Kategori Adalı Sporcular
Pazartesi, 19 Eylül 2011 20:58

Madam Marta

Burgazada'nın Sivriada'ya ve batıya bakan, kuzey ve güneye kapalı koyunda mevsimin yaz veya kış olduğuna aldırmaksızın ibadet yaparcasına denize giren, günbatımıyla alev alan suları kulaçlayıp, güneşe ulaşmak ister gibi yüzen bir kadın vardı. Madam Marta. Mısır asıllı bir Hıristiyan'dı Marta. Eşi Ermeni'ydi. 1920 yılında Mersin'de dünyaya gelen Marta, Osmanlı Bankası Müdürü babasının tayini üzerine çocuk yaşta İstanbul'a gelmişti. St. Benoit Lisesi’ni bitirdikten sonra 1921 yılında Sovyet Devrimi'nden kaçarak ilk bale okulunu açan Lydia Krassa Arzumanova’nın öğrencisi oldu. Türkiye'nin ilk balerinlerindendi. Evlenip Burgazada'ya yerleştikten sonra kendisini doğaya ve denize adadı. Evi Aya Nikola meydanındaydı ama o zamanının çoğunu daha sonra kendi adıyla, Marta Koyu olarak anılacak koydaki eski soda üreticilerine ait kulübede ve denizde geçirirdi. Öyle ki, dost ve konuklarını bile kulübenin önündeki incir ağacının altına kurduğu sofrada ağırlardı. Koyun temizlik ve bakımını hiç gocunmadan kendisi yapardı. Doğum sancısı bile koyda yüzerken tuttu ve bir motorla hastaneye yetiştirildi. Su perisi gibiydi Marta. Yaz kış soğuk suyla yıkanır, karda bile çorapsız gezerdi. Yağmur sularını biriktirir her yağmurdan sonra, "Biraz Allah suyuyla yıkanayım" diyerek evine koşardı. Ortada henüz modası bile yokken; uzun saçlarına alından sıkma bandanalar bağlar, tahta bilezikler, kocaman halka küpeler takar, ayak bileğini halhallarla süslerdi. Her akşam rengarenk giysiler ve pareolarla iskeleye inip eşini karşılardı. Adalılarla çok iyi dostluklar geliştiren ve yardımsever kişiliğiyle hâlâ hatırlanan Marta, 1986 yılında vefat etti. Burgazadalılar onun çok sevdiği koyu bugün de Marta Koyu diye anmaya devam ediyor.
Salı, 20 Eylül 2011 15:23

Mustafa Kızıl

Beyoğluspor ve Galatasaray takımlarında oynadı.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 20 Eylül 2011 15:20

Miryam Bahar

Milli yüzücü.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 20 Eylül 2011 12:19

Ananias

Kurtuluşspor'da basketbol oyuncusu.
Kategori Adalı Sporcular
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:29

Nvart Andreasyan

Perşembe, 01 Eylül 2011 23:40

Adnan Kuruyazıcı

İstanbul'da doğdu. 1935'te Güzel Sanatlar Akademisi'nden (bugün MSGSÜ) mezun oldu. 1939'da Yıldız Teknik Okulu (sonra İDMMA, bugün YTÜ) Mimarlık Bölümü hocaları arasına katıldı. 1945- 1950 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı adına, o yıllarda yeni kurulan yapı ve sanat enstitüleri , ticaret liseleri ve kız enstitüleri için Anadolu'da yapılan okul inşaatlarını denetledi. 1950'de tekrar Yıldız Teknik Okulu'na döndü. 1958'de dört meslektaşıyla birlikte Türkiye'deki ilk büyük mimarlık bürolarından olan Birleşmiş Mimarlar Ortaklığı'nı (BMO) kurdu. 1967'de gönüllü olarak Elazığ DMM Akademisi'ni (bugün Fırat  Üniversitesi) kurmaya gitti. 1969'da emekliye ayrıldı. Hocalığı sırasında bir yandan da çeşitli binaların projelerini hazırladı, inşaatlarını gerçekleştirdi; bazı kentlerin imar planlarını yaptı; meslektaşlarıyla katıldığı mimarlık yarışmalarında ödüller kazandı. Kınalıada'da Poyrazlı Villa adıyla da anılan İhap Hulusi Görey Evi'ni inşa etti. İstanbul'da öldü.
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:43

Turgut Egemen

Her şey Adalar Su Sporları Kulübü kurucularından Turgut Egemen'e bir çift aslan yavrusu hediye edilmesiyle başladı. Burgazada'daki evinin bahçesinde baktığı aslanlar büyümeye başlayınca Turgut Egemen ne yapacağını şaşırdı. Adanın ünlü bostancısı Taso'nun ekip biçtiği vakfa ait bir arazi vardı. Taso'nun vefatından sonra arazi boşta kalmıştı. Turgut bey, bugün üzerinde Burgazada Cemevi ve bahçeli lokantalar bulunan araziyi kiralayıp bir hayvanat bahçesi kurdu. Aslanları başka hayvanlar da izledi. Artık ayısı, kurdu, antilopları, develeri, maymunları, kuşları vardı. Bahçeye bir havuz ve kafeterya da yaptırdı. Biri dişi, biri erkek olan aslanlar iyice büyüdükten sonra kafese kapatıldılar. Turgut Egemen her gün evine gitmeden önce bahçeye uğrar, o daha bahçe kapısından girmeden aslanlar özlemle hareketlenip homurdanmaya başlardı. Turgut Egemen hiç çekinmeden kafese girer, onları sever ve oynardı. Bir gün dişi aslan yavruladı. Yavrular biraz palazlanınca Turgut Egemen onları kulübe getirir, masaların arasında dolaşan aslan yavruları herkes tarafından sevilirdi. Arada ufak tefek firar kazaları olurdu ama kimse zarar görmediği için karşı çıkan pek olmazdı. Hayvanat bahçesi 1970'lerin sonlarında dağıtıldı.
Salı, 13 Eylül 2011 23:48

Erkan Erbelger

Sayfa 1 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada