Burgazada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:16

Mazlum Çimen

Mazlum Çimen besteci, keman sanatçısı, balet ve oyuncu. Aynı zamanda birçok film ve televizyon dizinin müziklerini yapmıştır. Halk müziği sanatçısı Nesimi Çimen'in oğludur.

İstanbul Devlet Konservatuarı'nda dört yıl keman eğitimi aldıktan sonra aynı okulun bale bölümüne geçti. Bu bölümden 1980-1981'de mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde bale sanatçısı olarak görev aldı ve halen bale sanatçılığına devam etmektedir. Babası Nesimi çimen gibi başarılı olmuştur.

Perşembe, 15 Eylül 2011 09:52

Serkan Bilgin

Salı, 20 Eylül 2011 15:23

Musa Kazım Uzunoğlu

Beşiktaş  takımında görev aldı.  Milli yüzücü Enver Uzunoğlu'nun babası.
Kategori Adalı Sporcular
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Ahmet Fazıl ve Cavidan Erbelger

1913 doğumlu Ahmet Fazıl Erbelger henüz 9 aylıkken ailesiyle birlikte Burgazada'ya geldi. Ahmet Fazıl 5-6 yaşlarındayken Erbelger ailesi, Orhon ailesiyle birlikte Gönüllü Caddesi'nde 2 numaradaki Sinyonosoğlu köşkünü kiraladı. O ailenin de Ahmet Erbelger'le aynı yaşta Cavidan adlı bir kızı vardı. İki çocuk hemen arkadaş oldu. Ahmet ve Cavidan birlikte büyüdüler, birbirlerine âşık oldular ve evlendiler. Aile artık Gönüllü Caddesi 40-42 numaralardaki Erbelger köşkünde oturuyordu. Ahmet Erbelger tıp alanını seçti, başarılı ve ünlü bir göğüs cerrahı oldu. 7 dil bilen Cavidan Erbelger, Türkiye Telefon İdaresi İstanbul'da kurulurken orada çalıştı. Sporla da ilgilendi. İyi bir yüzücü ve biniciydi. Türkiye'nin ilk milli yüzme takımında yer aldı, Rusya'daki yarışmada ülkesini temsil etti ve ikinci oldu. Antrenman yaparken Burgazada'dan Kınalıada'ya yüzerek gidip gelirdi. Çeşitli zamanlarda Maltepe'ye kadar yüzdüğü de oldu. Dr. Ahmet Erbelger, 1940'lı, 1950'li yıllarda Türkiye'yi kasıp kavuran verem hastalığıyla mücadele etmeyi seçti. Heybeliada Sanatoryumu'nun önemli doktorlarından biriydi. Verem tedavisine katkıda bulunacak çalışmalara öncülük etti. Daha sonra Dr. Siyami Ersek'le birlikte Haydarpaşa Göğüs Cerrahisi'ni kurdu. Erbelger ailesi 9 odalı köşklerinde eski İstanbul'un güngörmüş varlıklı ailelerinin yaşam düzenini devam ettiriyordu. Evde çocukların "abla" dedikleri yardımcılar ve aşçılar vardı. Konuk geldiğinde yemek masasının iki ucundaki beş kollu şamdanlarda mumlar yanar, beyaz eldivenli garsonlar servis yapardı.

Kategori Adalılar
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:27

Polis Komiseri Remzi

6-7 Eylül savunmasını düzenleyen Burgazadalılardandır.
Salı, 13 Eylül 2011 23:29

Binnaz Çelik

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:16

Zöhrap Bedikyan

Salı, 20 Eylül 2011 15:48

Panayot Stilyanopulos

Milli yüzücü.
Kategori Adalı Sporcular
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Raffi Arslanyan

Klasik gitar eğitiminin Türkiye'deki duayenlerinden Raffi Aslanyan şimdilerde Büyükada'da otursa da tam 40 yıllık Burgazadalı. Balıkçılıktan anlayan, balık tutmayı seven bir Burgazadalı. 1944 doğumlu Aslanyan, radyoda Alexandre Zamboğlu'nun gitar programlarını dinleyerek ilgi duyduğu gitara 13 yaşında başladı. Türkiye'nin ilk klasik gitar hocalarından İstanbullu Andrea Paleologo'dan ders aldı. Yunan uyruklu hocasının zorunlu olarak Yunanistan'a göç ettiği 1964 yılına kadar öğrenciliğe devam etti. 1966'dan itibaren kendisi gitar dersleri vermeye başladı. 1967-1968 yıllarında henüz klasik gitar bölümü olmayan konservatuarda bu bölümü açması istendi ancak öğrencilerinin çokluğundan konservatuara zaman ayıramadı. Aslanyan, yüzlerce genci klasik gitarla tanıştırdı, virtüözler yarattı. Onun kabul edemediği tekliften yıllar sonra konservatuarda gitar bölümü açıldı. Bu bölümde ders verenler artık Aslanyan'ın öğrencileri ya da öğrencilerinin öğrencisiydi. Raffi Aslanyan gençlik yıllarında zaman zaman sahneye çıksa da, uzun yıllardır konser vermiyor. Bu durumu şöyle açıklıyor: "Son 25 yıl kendim için gitar çalmadım. Bunu dostlarım bilir. Benim en büyük arzum öğrencilerimin en iyi şekilde klasik gitar çalmaları. Benden çok daha iyi çalan o kadar çok öğrencim var ki, benim gitar çalmamın önemi olmadığını görüyorum." Tüm adalılar gibi o da, denizin kirlenmesinden, en çok da ada yakınlarında avlanan gırgır teknelerinin ağlarının balık yuvaları üstünde parçalanıp, balık tuzağına dönüşmesinden şikâyet ediyor.

Kategori Adalılar
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:39

Papa Kosta

Papa Kosta kısa boylu, boyunun tam tersine upuzun bembeyaz sakallı, çok nurani, çok sevimli bir din adamıydı. Ama bu özellikleri Burgazada'daki manastırın bağından üzüm çalmaya kalkışanlara acımasını sağlamazdı. Elleriyle yetiştirdiği birbirinden güzel şaraplık üzümleri gizlice çalmaya kalkanları cezalandırma yöntemi adada nam salmıştı. Av tüfeğinin fişeklerinden saçmaları boşaltır, yerine sıkıştırılmış tuz koyar; üzüm çalana önce bağırıp kaçmasını bekler, ardından tam kalçasından vururdu. Tuz çarpınca dağıldığı için yara açmaz ama can yakardı. Burgazadalı pek çok çocuk ve genç bu acıyı tatmıştı.

Papa Kosta çok güzel şarap yapardı. Kilise için yaptığı şarabı kimselere vermezdi ama yeni bir fıçı açtığında, sevdiği bazı gençlere bir şişe verip tattırır, övgülerini alırdı. Kalpazankaya'ya giderken uğrayan tanıdığı bazı gençleri de kırmaz, gönlünden kopan bir şişe şarabı hediye ederdi.

Kategori Adalılar
Sayfa 1 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada